Mutlu iş yeri hayali için kadınlar daha büyük bir tutkuyla çalışıyor

Happy Place to Work, kadınların yüzde 70’inin iş yerlerinde mutlu olduklarını ifade ederken, bu oranın erkeklerde yüzde 73’e eriştiğini ve alt kırılımlara inildiğinde bu farkın büyük ölçüde kariyer olanaklarından kaynaklandığını belirtiyor. Diğer yandan kadınların yaptıkları işten duydukları tatminin erkeklere göre daha yüksek olduğunu ve daha büyük bir tutkuyla çalıştıklarını ifade ediyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Necmi ÇELİK

ABD merkezli Happy Workplaces Şirketi MENA Bölge Müdürü Prof. Dr. Türker Baş Türkiye’de mutlu işyeri araştırmalarını yürütüyor. Her yıl Happy Place to Work araştırmasına katılan şirket sayısı da artıyor. Türker Baş “Happy Place to Work Süreci iki aşamadan oluşuyor. İlk aşamada şirket çalışanlarına onların işyerindeki psikolojik deneyimini ölçen bir anket gönderiyoruz. İkinci aşamada şirketlerin çalışan mutluluğu için neler yaptıklarını sorguluyoruz” diye özetliyor süreci. Prof. Türker Baş, ABD merkezli Happy Workplaces Inc. tarafından satın alınmanın ardından 2024 yılında Türkiye’de dâhil olmak üzere 22 ülkede En Mutlu İşyerleri listesi yayınlayacaklarını belirtiyor.

Mutlu iş yeri için ne gibi bir tanımınız var? Üzerin[1]de fikir birliği olan kriterler ne olabilir?

 Mutlu iş yerini çalışanın kendini iyi hissettiği yer olarak tanımlıyoruz. Dolayısıyla çalışanın “iyi olma halinin” üzerinde fikir birliği olan temel kriter olduğunu söyleyebiliriz. İyi olma halini ise, büyük ölçüde çalışanın işi, yöneticileri ve çalışma arka[1]daşlarıyla gün içinde olan etkileşimi belirliyor. Biz de bu nedenle bu çalışan mutluluğunu ölçerken bu 3 faktöre, yani çalışanın iş yerindeki psikolojik deneyimine odaklanıyoruz. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse çalışan, yaptığı işi anlamlı buluyor mu?  İşini yaparken tüm potansiyelini kullanıyor mu? Yaptığı işin sonuçları ve çalıştığı iş yeri ile gurur duyuyor mu? Çalışma arkadaşlarıyla iş birliğine dayanan ilişkiler içerisinde mi? Yöneticisi tarafından destekleniyor mu? Bal arıları takdir ediliyor mu? Bu gibi soruların cevaplarını arıyoruz. Burada hemen akla, “Peki ücret ve yan haklar mutluluğun neresinde?” sorusu gelebilir. Ücret ve yan haklar mutluluğun hijyen faktörleri, bir diğer ifadeyle olmazsa olmazları. Eğer bir iş yerinde çalışanlara piyasa koşullarında ücret ödenmiyorsa, yan haklar verilmiyorsa o iş yerinde mutluluktan bahsedemeyiz. Diğer yandan kuşkusuz sadece yüksek ücret ve geniş yan haklar vererek de çalışan mutluluğu sağlanamaz.

 Erkeklerin yüzde 73’ü iş yerlerinde mutlu 

Yapılan görüşmelerde ve anketlerde mutluluk ve memnuniyet bildirimlerinde yaş veya cinsiyet farklılıkları nasıl bir tablo çiziyor?

 Bizim araştırmamıza katılan şirketlerin verilerini incelediğimizde kadın ve erkekler arasında yüzde 3’lük bir fark var. Kadınların yüzde 70’i iş yerinde mutlu olduklarını ifade ederken, bu oran erkeklerde yüzde 73. Alt kırılımlara indiğimizde bu farkın büyük ölçüde yükselme ve kariyer olanaklarından kaynaklandığını görüyoruz. Diğer yandan kadınların yaptıkları işten duydukları tatmin erkeklere göre daha yüksek. Erkeklere oranla daha yüksek bir tutkuyla çalışıyorlar. Bunun dışında Happy Place to Work listesindeki 75 işyerinin 9’u, yani yüzde 12’si kadın genel müdür ya da CEO’lar tarafından yönetiliyor. Türkiye’de kadın GM/CEO oranının yüz[1]de 1’in altında olduğunu düşündüğümüzde, mutlu işyerlerindeki bu yoğunlaşmayı, kadın yöneticilerin mutlu işyeri yaratma konusunda erkek yöneticilere göre daha başarılı olduğunun bir göstergesi olarak kabul edebiliriz.

Happy Place to Work şirketlerindeki mutluluğun yaşa bağlı değişimi

25 yaş altındaki çalışanların yüzde 76’sının mutlu olduğunu görüyoruz. Daha sonra bu oran 26 -34 yaş gurubunda yüzde 69’a düşüyor. Ardından yükselişe geçerek 35-44 yaş gurubunda yüzde 73 ve 45-54 yaş gurubunda yüzde 80’e ve 55 yaş üzerinde de yüzde 83’e ulaşıyor. Özetle insanlar iş yaşantısına büyük umutlarla adım atıyorlar. Ancak ilk 10 yıl oldukça zorlu geçiyor. 35 yaş sonrası bir toparlanma başlıyor. Asıl mutluluk 40’lı yaşlarla birlikte geliyor.

“Her şeyi mutluluk için yapıyoruz” 

Benzeri mutlu şirket araştırmaları ile sizin farklılaşma noktalarınızı özetleyebilir misiniz? Dünyada bu araştırmalar yaygınlaşıyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Aristo “mutluluğu” nihai amaç olarak tanımlıyor. Aslında yaptığımız her şeyi mutlu olmak için yapıyoruz. Daha açık ifade etmek gerekirse, mutluluk dışındaki tüm arzularımız, tüm eylemlerimiz bir başka amaca hizmet ediyor. Örneğin, çocuklarımızın niçin iyi bir eğitim almalarını istiyoruz? İyi bir iş yerinde çalışmaları için. Niçin iyi bir iş yerinde çalışmalarını istiyoruz? Mutlu olmaları için. Niçin mutlu olmalarını istiyoruz? Cevabı yok. Çünkü mutluluk nihai amacımız. Biz güveni, bağlılığı ve çeşitliliği ölçmek ve ödüllendirmek yerine, nihai amaca, yani mutluluğa odaklandık. Çalışanlarının en az yüzde 70’ini mutlu etmeyi başaran iş yerlerini sertifikalandırıyoruz. Şirketler bu şekilde işveren markalarını, çalışanlar için en önemli kavram olan mutlulukla özdeşleştirme imkânı buluyorlar. Yetenekleri bulmanın ve elde tutmanın her geçen gün güçleştiği bir dönemde yaşıyoruz. Nitelikli çalışanlar oldukça bilinçli ve seçiciler. Ayrıca pek çok şirket içerideki zenginliği, yani çalışanlar için yaptıkları çalışmaları dışarıya aktarmakta güçlük çekiyor. Hatta içeridekiler yani mevcut çalışanlar dahi pek çok durumda sahip olduklarının kıymetini bilmiyorlar. Tıpkı Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesinin giriş kısmında ifade ettiği gibi “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlaya[1]bilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu.” Dolayısıyla ödül ve sertifikalar, potansiyel çalışanlara “Burada çalışırsan mutlu olursun” mesajını verirken, mevcut çalışanların sahip olduklarının kıymetini daha iyi anlamasını sağlıyor. Hal böyle olunca şirketler kendilerini daha iyi ifade etmek ve farklılaşabilmek için bu ödül programlarına katılıyorlar. Bu kapsamda her yıl ABD’de 36, İngiltere’de 20, Kanada’da 19, Almanya’da 18, Fransa’da 14 liste yayınlanıyor. 

2024 için nasıl değişiklikler planlıyorsunuz?

2023 yılı içerisinde Happy Place to Work, ABD merkezli Happy Workplaces şirketi tarafından satın alındı. Happy Workplaces 2024 yılında Türkiye’de dahil olmak üzere 22 ülkede En Mutlu İşyerleri listesi yayınlayacak. Biz de 2024 yılından itibaren Happy Workplaces ismiyle devam edeceğiz. Ayrıca bu güne kadar her sektörden sadece bir şirkete ödül veriyorduk. 2024’te şirketleri sektör bazında değerlendirmeye devam edeceğiz. Ancak aynı sektörden birden fazla şirketi ödüllendirebileceğiz. Bundan sonra şirketler ödül almak için sektör kotasına takılmayacaklar. Bunun yanında Happy Workplaces her yıl Küresel İşyerinde Mutluluk Raporu yayınlayacak. Ödül alan şirketlerimiz bu raporda yer alma imkânını yakalayacaklar. Son olarak 2024 yılında, Avrupa Kıtasının En Mutlu İşyerlerinin üst düzey İK Yöneticilerinin konuşmacı olarak katılacakları European Happiness Summit düzenleyeceğiz. Burada İK profesyonelleri farklı ülkelerdeki İK yöneticileri ile bir araya gelme, tecrübe paylaşımı ve networking fırsatını bulabilecekler. 

 Türkiye’de şirketler dünyasında ve sektör bazında sizin araştırmaya katılım kompozisyonunu ve ayrıca araştırmanın ekonomik yapıları temsil yeteneğini nasıl ve ne oranda görüyorsunuz?

Araştırmamıza insan ve değer odaklı, sürdürülebilirlik hedefleri olan, vizyoner patron ve yöneticilerin liderlik ettiği şirketler katılıyor. Dolayısıyla Happy Place to Work şirketlerinin Türkiye’deki iş dünyasını temsil ettiğini söylemek oldukça iyimser bir yaklaşım olur. Bırakın Türkiye genelini, BIST30 şirketleri dahi insan yönetimi uygulamaları açısından liste şirketlerimizin oldukça gerisinde kalıyorlar. Buna bağlı olarak hemen her sektörden katılımcı şirketimiz var. Ancak ağırlıklı olarak teknoloji ve perakende şirketleriyle çalışıyoruz. Son dönemde finans sektörünün de ilgisinin arttığını söyleyebilirim. Katılımcı şirketler bu araştırmalardan elde edilen çıktıları ne ölçüde politikalarına ve insan kaynakları yönetim anlayışlarına yansıtıyorlar? Happy Place to Work Süreci iki aşamadan oluşuyor. İlk aşamada şirket çalışanlarına onların işyerindeki psikolojik deneyimini ölçen bir anket gönderiyoruz. İkinci aşamada şirketlerin çalışan mutluluğu için neler yaptıklarını sorguluyoruz. Bunun için şirketlere 13 başlık altında 143 maddelik bir form gönderiyoruz. Onlardan, Profesyonel Gelişim Olanakları, Ofis Ortamı, Çalışma Şartları, Ücret, Yan Haklar ve Emeklilik, Tatil ve İzin gibi konularda neler yaptıklarını sorguluyoruz. Şirketler anket verilerini çalışan deneyimini iyileştirmek için kullanıyorlar. Birimler arasındaki farklılıkları görüyorlar. Önleyici, iyileştirici tedbirler alıyor, yöneticiler için gelişim programları oluşturuyorlar. HR Check verileri ise, çalışan mutluluğunu sağlama konusunda güçlü ve iyileştirmeye açık alanlarını görmelerini sağlıyor. Kendilerini insan odaklı diğer şirketlerle kıyaslama birbirlerinden öğrenme fırsatı buluyorlar.

 

“Mutlu şirketlerin borsa performansı da yüksek”

 

Happy Place to Work listesine giren şirketler ile BIST ilk 30 performansı kıyaslandığında görünen resim güncel olarak nedir?

 Happy Place to Work Listesinde yer alan ve BIST’te işlem gören şirketlerin finansal performansını izlemek için bir HPW portföyü oluşturduk. Bu portföyde 2023 listemizde Adel, Alarko Carrier, Alarko Holding, Anadolu Hayat Emeklilik, Anadolu Sigorta, Çimsa, Doğanlar Mobilya Grubu, Enerjisa, Migros, Nuh Çimento, Özerden, Ülker, Türk Tuborg, Turkcell ve Türk Hava Yolları yer alıyor. Bu 15 şirketi, BIST 30’da yer alan şirketlerle karşılaştırdığımızda üç kattan daha yüksek performans gösterdiklerini görüyoruz. Buna göre altı ay önce yani 26 Haziran 2023 tarihinde 100 TL’sini BIST 30 şirketlerine eşit olarak paylaştıran bir yatırımcı bugün 22,8 TL kazanırken, aynı tarihte 100 TL’sini HPW portföyündeki 15 şirkete eşit olarak yatıran bir yatırımcı 72.9 TL kazandı. Dolayısıyla mutlu çalışan demek mutlu patron, mutlu hissedar demek. Fakat kısa vadeli kazançlara odaklandığımız için maalesef bu denklemi göremiyoruz. Bunu görebilenler ise, tüm paydaşları için değer yaratarak sürdürülebilir performansı yakalıyorlar. Son olarak bu istatistikleri bir yatırım tavsiyesi olarak değil, insana yapılan yatırımın geri dönüşünü göstermek için paylaştığımı belirtmek isterim. “