Ayla Kutlu için...

Her usta yazar, aslında bir "ruh ressamı"- dır… Peki, ya o yazarın dünyası? Onun ruhunu yalnızca kitaplarındaki satır aralarından mı anlamaya çalışacağız? Onu en içten hallerini yakalamanın, bunu anlamaya çalışmanın bir başkayoluyokmu? Var!

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

FARUK ŞÜYÜN

"Nafile başını sallama! Benden belki nefret bile ediyorsun. Sana demin vücudumun güzel taraflarını gösterirken beni seviyordun. Fakat ne vakit ki hayatımın çirkin taraflarını göstermeye başladım, benden tiksindin. Gençken ve güzelken vücudu soymak iyidir. Fakat hiçbir yaşta ruhu soymaya gelmez. Ve herkes önünde, hatta kendi önümüzde bile, daima giyimli durmalıdır." der "Kiralık Konak"ın Seniha'sı.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, yukarıdaki cümlelerden de anlaşılacağı gibi yapıtlarında ruhları sergiler. Ona "ruhun ressamı" diyen Hamdullah Suphi Tanrıöver yanılmamıştır…

Her usta yazar, aslında bir "ruh ressamı"- dır… Peki, ya o yazarın dünyası? Onun ruhunu yalnızca kitaplarındaki satır aralarından mı anlamaya çalışacağız? Onu en içten hallerini yakalamanın, bunu anlamaya çalışmanın bir başka yolu yok mu? Var!

Yazarların otobiyografilerini okumak…

Ve daha da harikası, müthişi, (çok az kişiye nasip olan) o edebiyatçıyla günler geçirerek onun dünyasını, hayatını anlatan bir kitap kaleme almak…

Tabiiki herşeyi apaçık anlatmayacaktır, anlatamayacaktır. Zaten böyle bir şey beklemek mânâsızdır. Ama o hatırlamalar, o yazarın ruhunu algılayacak ipuçları taşıyacaktır mutlaka… Zaten edebiyatçı, her zaman gerçekleri söyleyen biri olsaydı, onu tarihçi olarak adlandırmak daha doğru olmaz mıydı?!

Ayla Kutlu çay hazırlarken, Ayla Kutlu yemek pişirirken, Ayla Kutlu gözleri dolu doluyken, Ayla Kutlu alışveriş yaparken, Ayla Kutlu kedileri severken, Ayla Kutlu koleksiyonundaki oyaları büyük bir şefkatle okşarken… Ayla Kutlu'yla dünyanın birçok halinde birlikte oldum "İnsanlığın Öbür Yarısının Yazarı Ayla Kutlu" kitabını hazırlarken…

Edebiyatçı Ayla Kutlu'yu zaten biliyordum, kitaplarını çok seviyordum, ama evindeki, sokaktaki Ayla Kutlu'yu bu kadar çok seveceğimi, kendime yakın hissedeceğimi, özleyeceğimi doğrusu düşünmemiştim…

Tabii ki konumuz, edebiyatçı Ayla Kutlu'ydu… Daha çok onu konuştuk, ama bu kitabın satır aralarında, küçük değinmelerimde başka yönlerinden de biraz ipuçları verebilmişsem, duygularını ve duygularımı yansıtabilmişsem, kendimin mutlu hissedeceğim…

Ayla Hanım, ilk kitabı yayınlandığında 41 yaşındaydı:

"Yıllar önce Orhan Kemal'in bir sözünü okumuş, biraz da şaşmıştım: ‘İnsan kırk yaşından önce iyi bir roman yazamaz' diyordu. O yaşlarda ne vardı? Kendisini tanımış, insanları tanımayı öğrenmiş bir gözlemcinin bakışları… Bir de, anlatmak istediğini iyi biçimde anlatabilecek dil ustalığı… Kromozomlar gibi birbirine sarılarak yükselen bu iki yetkinlik, yazma uğraşındaki bir insanı başarılı kılabilecek en önemli kazanımdır." diyordu…

40 senedir bu kazanımlarla birlikteydi. Anlatması gereken daha çok, çok şeyi vardı. "Sanat, bir pınar gibi" kaynıyor, kaynıyordu içinde… Anlatacakları, yazacağı nice kitap vardı… Edebiyatın içinde geride kalan kırk yılın ben, küçücük bir kısmına tanık oldum, sizlere anlatmaya çalıştım… Ancak, okuduğum kitaplarıyla birkaç kuşak öncesinden bugüne Ayla Kutlu'nun ailesinin bir ferdi gibi hissetmeye başladım kendimi…

Ne şanslıyım, ki o da bu duygumu öksüz bırakmadı…

Ama, emin olun ki hiç şımarmadım! Ortaya çıkacak kitabın sorumluluğunun bilincindeydim… Hep öyle çalıştım… Karşımda "fiziksel gücü azalsa bile, yüreği ve kafası insanlığın saygın ereklerine ulaşmak için daha çok çaba gösterme sorumluluğu taşıyan" bir aydın vardı. İlk tanıştığımız günü ikimizde hatırlıyoruz. Çok seneler önce bir Ankara yolculuğu öncesi Haydarpaşa Garı'nın lokantasındaydı… Sohbet, trenin yemekli vagonunda da sürmüştü… O günden sonra yalnızca kitap fuarlarından kitap fuarlarına görüşmüştük… Bazen yazışmıştık yeni çıkan kitapları sonrasında…

Artık daha sık Ankara'ya gideceğim… Ayla Kutlu'nun evinde özel harmanlanmış, harika formüllü çaylar içeceğim… Bir küçük kirpi biblosu aldım koleksiyonu için, Fuar'da onu vereceğim… O da bana kendi eliyle bir saksıya dikip verdiği çiçekleri soracak, yerlerini sevdiler," zıpzıp" büyüyorlar…

Ayla Kutlu'nun anlatılması gerektiğini düşündüğü çok şey var… Bu kazanımları bizlerle paylaşacağı kitapları dört gözle bekleyen okurlarıyla İNSANLIĞIN ÖBÜR YARISININ YAZARI AYLA KUTLU'yu buluşturduğum için çok mutluyum…