Bu veri başka, akıllı!

"Hangi işi yaptığınız veya hangi sektörde çalıştığınız fark etmez, Büyük Veri onu değiştirecek." diyor Marr ve ekliyor: "Büyük Veri terimini hiçbir zaman sevmedim, çünkü verinin çeşitliliğinden ve onunla ne yaptığımızdan ziyade, boyutunu çok fazla öne çıkarıyor."

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

DOĞAN SELÇUK

Büyük Veri kavramı, birkaç yıl önce mümkün olmayan şekillerde veri toplayabildiğimiz ve analiz edebildiğimiz gerçeğini ifade ediyor. Büyük Veri hareketine ivme kazandıran iki temel unsur var: Her şey hakkında artık daha fazla veriye sahibiz ve herhangi bir veriyi depolama ve analiz etme becerimiz gelişti. Geçtiğimiz iki yıl içinde, insanoğlunun tüm tarihi boyunca ürettiğinden daha fazla veri ürettik.

Vereceğimiz iki rakam konunun boyutunu daha iyi özetleyecektir: 2020 itibarıyla gezegendeki her insan için her saniye yaklaşık 1,7 megabayt yeni verinin üretileceği tahmin ediliyor. Ayrıca aynı sene 50 milyardan fazla cihazın internete bağlı olacağı öngörülüyor.

Ancak içgörüye dönüştürülmeyen Büyük Veri'nin çok da fazla değeri yok. Bunu yapmak için veriyi yakalamak ve analiz etmek gerekiyor. Geçmişte veritabanlarında depolanabilecek veri miktarı sınırlıydı ve veri ne kadar fazlaysa sistem o kadar yavaşlıyordu. Bu sorun, dağıtılmış lokasyonlarda, farklı veritabanlarında ve ağlarla bağlanmış şekilde veri depolamamıza ve analiz etmemize olanak sağlayan yeni tekniklerle aşılabiliyor artık.

Bu temel bilgilerden sonra, Bernard Marr'ın kaleme aldığı "Büyük Veri İş Başında" ile ilgili kısaca fikir verelim: Yazar kitabında Büyük Veri alanındaki son gelişmelerle ilgili bilgi veriyor ve farklı sektörlerdeki şirketlerin ve kurumların Büyük Veri'yi nasıl kullandıkları ile ilgili genel değerlendirmelerde bulunuyor. Kitapta perakende, otomotiv, enerji, sağlık, bankacılık, yazılım, medya, inşaat, konaklama, yeme-içme, moda, eğlence, ulaştırma vd. sektörlerdeki 45 şirket ve kuruma yer verilmiş, e-ticaret ve sosyal medya şirketlerinin Büyük Veri'yi nasıl kullandıkları da unutulmamış.

Bir şirket veya kuruma ayrılan her bir bölümde ön bilgi verildikten sonra, Büyük Veri'nin hangi sorunun çözülmesine yardımcı olduğu, uygulamada nasıl kullanıldığı, ne tür sonuçlar elde edildiği, hangi verilerin kullanıldığı, teknik ayrıntıların neler olduğu, ne tür zorluklarla karşılaşıldığı ve nasıl çözüldüğü gibi konulara yer veriliyor, ayrıca ilgilileri için her bölümün sonunda referanslar ve ek okuma kaynakları sunuluyor.

"Hangi işi yaptığınız veya hangi sektörde çalıştığınız fark etmez, Büyük Veri onu değiştirecek." diyor Marr ve ekliyor: "Büyük Veri terimini hiçbir zaman sevmedim, çünkü verinin çeşitliliğinden ve onunla ne yaptığımızdan ziyade, boyutunu çok fazla öne çıkarıyor. Önceki kitabımda anlattığım gibi Akıllı Veri'den bahsetmeyi tercih ederim."

BÜYÜK VERİ İŞ BAŞINDA, Bernard Marr, Türkçesi: Başak Gündüz, Mediacat Kitapları, 296 s.

imecenin "çağdaş" hali

"Birlikten kuvvet doğar" atasözümüzün bir finansman yöntemi olarak ete kemiğe bürünmüş hali olan kitlesel fonlama (yaygın bilinen İngilizce adıyla crowdfunding), bir proje veya girişimin bir grup insan tarafından internet aracılığıyla finanse edilmesine dayanan bir sistem. Diğer bir deyişle, kültürümüzde imece olarak adlandırdığımız yardımlaşma yönteminin 21. yüzyılda internet ortamına uyarlanmış hali.

Bu sistemin uygulandığı internet sitelerine platform veya portal ismi veriliyor. Bugün dünya genelinde yaklaşık iki bin civarında kitlesel fonlama platformu (portalı) mevcut. Türkiye'de ise şu anda sadece 5 platform faaliyette. Bu sayının az olmasının en önemli sebeplerinden biri gerekli mevzuatın henüz çıkarılmamış olması.

"Kitlesel Fonlama" kitabının yazarı Savaş Ünsal, bu alanın Türkiye'deki öncülerinden. Ayrıca kitlesel fonlama platformlarının yaygınlaşması ve sağlıklı işleyişini desteklemek, mevzuat çalışmalarına katkıda bulunmak, sistemle ilgili farkındalığı arttırmak gibi amaçlarla kurulan Kitlesel Fonlama Derneği'nin de başkanı.

Kitlesel fonlamanın esas getirisinin, geleneksel girişim sermayesi yatırım alanlarının dışına çıkmak ve bu yatırımlara oranla çok daha geniş bir yatırımcı yelpazesine ulaşmak olduğunu ifade eden Ünsal, kitabında sistemin diğer avantajlarını da ayrıntılarıyla ele alıyor.

Yazar, sistemle ilgili mevzuatın oluşmasıyla gerek ödül gerek sermaye bazlı platformların hızla artacağını ve öncelikle bankalar olmak üzere gayrimenkul yatırım ortaklıkları, melek yatırım ağları, teknoparklar, kuluçka merkezleri, üniversiteler, holdingler ve yatırım fonlarının da bu yeni sektöre gireceğini öngörüyor. Ülkemizdeki tüm mevcut platformların ödül bazlı olduğunun altını çizen yazar, çıkması beklenen mevzuat ile geçmişteki bazı kötü tecrübeler nedeniyle (derneklerin vermiş olduğu zararlar) bağış bazlı platformların desteklenmesinin beklenmediğini vurguluyor.

Kitlesel fonlamanın dünya genelindeki istatistiklerine yer verilen kitapta ayrıca başarılı platformlar da tanıtılıyor. Türkiye özeline inildiğinde ise ülkemizdeki platformlardan biri olan CrowdFON'un çalışma esasları anlatılıyor ve bu platforma ilgi duyanların merak ettiği konularda sıkça sorulan sorulara cevaplar veriliyor. Platform üzerinden bir projenin nasıl başlatılacağı, projenin nasıl yönetileceği ve destekçilere ne tür ödüller verilebileceği soruları karşılık buluyor.

Kitlesel fonlama yasa tasarısının detaylarına ve sektörün görüş ve önerilerini belirlemek amacıyla yapılan bir çalıştayın sonuçlarına da yer verilen kitabın kitlesel fonlama ile ilgili farkındalığa katkıda bulunacağını düşünüyoruz. D. S.

KİTLESEL FONLAMA, Savaş Ünsal, Ceres Yayınları, 176 s.