Açık büfede gıda atığı sorununa bilimsel çözüm
Milyonlarca insanın gıdaya erişmekte zorlandığı dünyada her yıl yine milyonlarca ton gıda atığa dönüşüyor. Bilim insanları ‘gıda atık üretim merkezi’ açık büfe kahvaltılarını inceledi.
AYDİL DURGUN
aydil.durgun@dunya.com
Kahvaltı günün en önemli öğünü ancak muhtemelen en çok yemek israf edilen öğünü de aynı zamanda. Kültürümüzde israfa yer olmamakla birlikte bunun tüketici davranışlarına ne kadar yansıdığı tartışılır.
Dünya genelinde de durum farklı değil. Her yıl milyonlarca ton gıda atığının çıktığı bir dünyadan söz ediyoruz. Aynı dünyada yine milyonlarca insan günlük olarak gıdaya erişmekte zorlanıyor ya da hiç erişemiyor. Gıdanın üretiminden tüketimine zincirin her halkasında israf yaşanıyor. Pek çok araştırma bu zincirde en önemli halkanın tüketici olduğuna işaret ediyor.
Otel kahvaltısında aklınızda olsun
Yaz geldi, havalar mis; serpme kahvaltı servis eden mekanlar onlarca çeşit sunarak müşteri çekmeye çalışacak, açık büfe kahvaltı servis eden otellerin masalarından yarısı dolu tabaklar kaldırılacak. Bu tablo tatillerden alışık olduğumuz bir durum. Veriler de menüden sipariş vermeye kıyasla açık büfe kahvaltılarda iki kat daha fazla gıda atığı oluştuğunu gösteriyor.
Gıda atıklarının kaynakların sınırlı olduğu gezegenimizde çevresel etkileriyse çok sayıda araştırmanın ortaya koyduğu üzere tartışmasız bir gerçek.
Peki ne yapmalı? Yine imdadımıza bilim yetişiyor. Norveç ve İtalya’dan araştırmacıların imzasını taşıyan çalışma tüketicilerin nasıl kendini frenleyebileceği üzerine kurulu. Söz konusu araştırma için Bologna Üniversitesi ve bağımsız araştırma kurumu NORCE güçlerini birleştirdi. Avrupa Birliği’nin desteğiyle hayata geçen CHORIZO (Sıfır Gıda İsrafına Yönelik Açık, Sorumlu ve Sosyal Yenilik Yoluyla Değişen Uygulamalar ve Alışkanlıklar) projesinin bir ayağı olarak gerçekleştirilen araştırma için ajan tabanlı modelleme metodu kullanıldı. Daha basit ifade etmek gerekirse sanal bir kahvaltı açık büfesi yaratıldı ve bireylerin davranışlarını simüle eden ajanların hareketleri gözlemlendi. Amaç müşterilerin en az gıda atığı üreteceği stratejiler bulmaktı.
Mesele açlık değil
Açık büfe müşterilerinin çeşit çeşit yemek karşısında gözlerinin dönmesinin pek çok nedeni var ancak gerçekten aç olmaları bu listenin sonlarında yer alıyor. Aslında elinde tabakla açık büfe stantları arasında kim bilir kaçıncı turuna çıkmış müşterinin karar mekanizmasında en çok kültürel ve çevresel etkiler rol oynuyor. Örneğin en çok Rusların en az Avusturyalı müşterilerin yemekleri çöpe gidiyor. Müşterinin yaşı da oluşan gıda atığı miktarında etkili. Görünen o ki çocukların minik midesi doysa da gözleri doymuyor. İsrafı azaltmaya yönelik uyarıların ise tonu önemli. Pasif agresif uyarılar amacının tam tersi bir etki yaratıyor.
Araştırmacılar sorunu basitleştirmek için sanal açık büfe modelindeki müşterilere dört ana motivasyon belirlemiş: Hafif bir açlık hissi, sürdürülebilir hayat tarzı, sosyal baskı ve otokontrol. Ardından modellemeye açık büfenin servis süresi, tabakların boyutu, yemek çeşitliliği gibi dış etkenler dahil ediliyor.
Aynı zamanda müşteri davranışları sergilemek üzere oluşturulan ajanlara farklı kimlikler atanıyor; örneğin bazıları iş seyahatindeki zamanı kısıtlı müşterilerken bazıları tatil amaçlı otelde olan müşteriler. Araştırmacılar modellerindeki müşteri profillerinin gerçek hayatla uyumlu olması için Norveç’teki sekiz otelin 2023 sezonundan verileri kullanılıyor.
Hangi motivasyon ve dış etken kombinasyonunun gıda atığı miktarını azaltmada en etkili olduğunu belirlemek için sanal açık büfede yüzlerce kahvaltı simülasyonu yapılıyor. Sonuçta en önemli etkenin sürdürülebilirlik yaşam tarzı motivasyonu olduğu ortaya çıkıyor. Diğer bir önemli etken de sosyal olarak uyumluluk gösterme motivasyonu. Başka bir deyişle diğer müşterilerin tabakları tepeleme doldurduğunu görenlerin daha rahat aynı davranışı sergilemeye meyilli olduğu...
Tabak boyutu da gıda artığı miktarında etkili. Hem küçük hem büyük tabakların kullanıldığı senaryolarda müşteriler birden fazla kez tabaklarını doldurmaya gitse de küçük tabak kullananların aldıklarını bitirmeye daha fazla yatkın olduğu görülüyor.
Müşterilerin açık büfede ne kadar zaman geçirdiği ve yemek çeşitliliğinin ise etkileri görece sınırlı. Şimdi araştırmacılar çalışmalarını bir adım öteye taşıyarak modellemelerini gerçek dünyada test ediyor. Kim bilir belki siz de bir sonraki tatilinizde açık büfede turlarken bilimsel bir araştırmanın parçası olabilirsiniz.
Bir yılda dünya genelinde 1 milyar tondan fazla gıda atığı
Eurostat 2025 verilerine göre Avrupa’da yıllık 58 milyon tonun üzerinde gıda atığı oluşuyor. Bu miktarın piyasa değerinin 132 milyar euro olduğu hesaplanıyor. Aynı zamanda 42 milyon insan her iki günde bir nitelikli yemek alacak para bulamıyor.
Dünya çapındaki verilere bakıldığında Gıda ve Tarım Örgütü’nün 2019’da bildirdiğine göre insan tüketimi için üretilen gıdanın yaklaşık üçte biri tüketilemeden atığa dönüşüyor.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın yayınladığı 2024 Gıda Atık Endeksi’ne göre dünya genelinde 1 milyar tondan fazla gıda atığı oluştu.