Sahada savaş, masada kriz devam ediyor: Trump ‘yalvarıyorlar’ dedi İran kapıyı kapattı
İran-İsrail-ABD hattında savaş 28’inci gününe girerken sahada çatışmalar sürdü, masada ise çelişkili mesajlar dikkat çekti. Trump ‘yalvarıyorlar’ ifadesiyle anlaşmaya işaret ederken, Tahran ise 'müzakere planlanmıyor' dedi ve ABD'yi yalanladı. İran’lı siyasi yetkililer ise şartlarının kabul edilmesi halinde savaşı bitireceklerini söyledi.
İran ve İsrail-ABD arasındaki savaş 28’inci gününde de sürüyor. Karşılıklı bombalamalarla birlikte tüm Orta Doğu’yu ateş hattına dönüştüren sıcak çatışmada, tansiyon bir an olsun düşmüyor. Öte yandan birkaç gündür ABD Başkanı Donald Trump, İran ile anlaşmaya yakın olduklarını tekrarlıyor. Buna karşın İran, ‘bir anlaşma yok’ dese de dün Trump, “Bize yalvarıyorlar, kamuoyuna da ‘teklifimizi değerlendirdiklerini’ söylüyorlar” dedi.
İran’nın savaşı sona erdirmek için bir kez daha ‘yalvardıklarının’ altını çizen Trump, “Tahran çok geç olmadan ciddiyete geçmeli” uyarısını yaptı. İran ise devlet televizyonu Press TV üzerinden bir üst düzey siyasi ve güvenlik yetkilisiyle açıklama yaptı. Paylaşımda İran’ın mevcut savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ABD teklifini reddettiğini bildirdi.
İran: ABD mesaj göndermek istiyor ama müzakere yok
İran tarafından gelen haber akışı da aynı Donald Trump’ta olduğu gibi kafa karışıklığı yarattı. Hafta başında Pakistan aracılığıyla Tahran’a sunulan 15 maddelik ateşkes planına ilişkin, İran devlet medyası kamuoyuna Tahran’ın teklifi reddettiğini bildirdi. Bölgedeki bazı basın organları da İranlı yetkililerin en azından teklifi incelediğini iddia etti. Daha önce İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, devlet medyasına, hükümetinin savaşı sona erdirmek için görüşmelere girişmediğini ve herhangi bir müzakere planlamadığını söyledi. ABD’nin diğer ülkeler aracılığıyla İran’a mesaj göndermeye çalıştığını kabul eden Araghchi, bunun bir konuşma ya da müzakere olmadığını da söyledi.
Trump: Çok geç olmadan ciddiyete geçin
Truth Social uygulamasından paylaşım yapan Donald Trump, “İranlı müzakereciler çok farklı ve garip. Askeri olarak tamamen yok edildikleri ve geri dönüş şansları sıfır olduğu için bir anlaşma yapmamız için yalvarıyorlar, oysa kamuoyuna sadece teklifimizi değerlendirdiklerini söylüyorlar. Yanlış! Çok geç olmadan ciddiyete geçseler iyi olur, çünkü bir kere geç kalındığında geri dönüş olmayacak ve hiç de hoş olmayacak” açıklamasında bulundu.
“NATO harap olmuş hiçbir şey yapmadılar”
Ayrıca Trump paylaşımın devamında şunları da yazdı: “NATO ülkeleri, askeri olarak harap olmuş, akıl almaz İran devletine yardım etmek için kesinlikle hiçbir şey yapmadı. ABD’nin NATO’dan hiçbir şeye ihtiyacı yok, ancak bu çok önemli noktayı asla unutmayalım.”
Saldırılar sürüyor
Öte yandan İran müzakere yapılmadığı konusunda ısrar ederken, bölge genelinde saldırılara da devam ediliyor. Dün sabahın erken saatlerinde İsfahan şehrine ve birkaç başka bölgeye yönelik geniş çaplı bir hava saldırısı başlatıldığı duyuruldu. ABD Merkez Komutanlığı da önceki gece yaptığı açıklamada, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin İran içindeki askeri hedeflere yönelik operasyonlarına devam ettiğini bildirdi. Lübnan’da, devlet haber ajansı Ulusal Haber Ajansı (NNA), çarşamba günü geç saatlerde, İsrail’in güney Lübnan’daki Harouf kentine düzenlediği saldırılarda iki kişinin öldüğünü ve sekiz kişinin yaralandığını bildirdi.
Devrim Muhafızları: 24 saatte 230 başarılı operasyon yaptık
Press TV’de yer alan habere göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu (İDGK), ABD-İsrail koalisyonuna karşı çeşitli füze ve insansız hava araçları kullanarak 82’nci misilleme operasyonları dalgasını başlattığını duyurdu. İran Devrim Muhafızları Perşembe günü yaptığı açıklamada, bu hava dalgasının İran genelindeki kritik altyapı ve sivil tesislere yönelik önceki hava saldırılarına misilleme olarak geldiğini belirtti. Açıklamada, dalganın perşembe günü erken saatlerde başladığı ve gün boyunca devam edeceği belirtildi.
Açıklamaya göre, Suudi Arabistan’ın Arifjan ve al- Kharj bölgelerindeki ABD’ye ait belirlenmiş hedefler, ABD Savunma Lojistik Merkezi (kGL), Bahreyn’in Şeyh İsa bölgesindeki Patriot radar sistemleri, ABD ordusuna ait yakıt depoları, P8 gözetleme uçakları için bir hangar, MQ- 9 Reaper savaş dronları için bir hangar ve Ali al-Salem hava üssünde konuşlandırılmış dronlar için yapılacağı paylaşıldı. İran Devrim Muhafızları, Direniş Ekseni savaşçılarının son 24 saatte 230 başarılı operasyon gerçekleştirdiğini ve bu operasyonların ABD çıkarlarına ve İsrail mevzilerine karşı en kapsamlı operasyonlar olduğunu belirtti.
Savaşın bitmesi için İran’dan 5 şart
Press TV’ye İranlı yetkilinin verdiği demeçte, “İran, savaşı ancak kendi karar verdiğinde ve kendi şartları yerine getirildiğinde sona erdirecektir” dediği de aktarıldı. Aynı zamanda savaşın sona ermesi için de 5 şart sunuldu. İranlı yetkililer, savaşın sadece ateşkesle sınırlı kalmaması, tamamen sona ermesi gerektiğini de vurguladı. Canlı yayınla 5 şart şöyle sıralandı:
Düşmanın saldırı ve suikast eylemlerine tamamen son verilmesi
İslam Cumhuriyeti’ne savaşın yeniden dayatılmamasını sağlayacak somut mekanizmaların kurulması
Savaş tazminatları-nın ve hasarların ödenmesinin garanti altına alınması ve açıkça tanımlanması
Bölge genelindeki tüm cephelerde ve tüm direniş grupları için savaşın sona ermesi.
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik hakkının uluslararası alanda tanınması ve güvence altına alınması
“ABD’nin bir planı var ama net değil, Putin’in gizli eli İran’da”
İngiltere Savunma Bakanı John Healey de BBC’de Radio 4 Today programına konuştu. Hürmüz Boğazı konusunda, İngiltere’nin ulusları bir araya getirmeye ve askeriyenin ötesinde seçenekler yaratmaya yardımcı olduğunu söyledi. ABD’nin savaşı sona erdirmek için ne planladığını bilip bilmediği sorulduğunda, “Planlar geliştiriliyor. Şu anda ayrıntılı bilgi yok” dedi. Gazetecilerle konuşan Healey, Rusya ve İran arasında bir saldırganlık ekseni olduğunu da ifade etti. Savunma istihbaratının son verilerine göre, Orta Doğu’daki çatışmadan önce Rusya’nın İran’la istihbarat paylaşımı yaptığı ve eğitim verdiğini de ekleyen Healey, Putin’in ‘gizli elinin’ İran’da olduğunu anlattı.
Hürmüz’den paralı geçiş yasası İran meclisinde
Savaşın başladığı ilk günlerden beri en büyük krizlerin başında Hürmüz Boğazı geliyor. İran basınında yer alan haberlere göre, İran meclisi Hürmüz Boğazı’ndan geçiş için ücret alınmasını öngören bir yasayı onaylamaya çalışıyor. Parlamentonun komite başkanı, bir taslak hazırlandığını ancak henüz tam bir yasa tasarısı aşamasına gelmediğini amacın geçen gemiler için güvenlik sağlamak olduğunu paylaştı. Olası geçiş ücretlerinin ne kadar olacağı henüz belirtilmedi. Ayrıca, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi devlet televizyonunda verdiği bir röportajda, Hürmüz’ün düşmanlara kapalı olduğunu İran’ın şu ana kadar Çin, Rusya, Pakistan, Irak ve Hindistan gibi ülkelerden geçen gemilerin taleplerini kabul ettiğini söyledi.
İran Deniz Kuvvetleri Komutanı Tangsiri öldürüldü iddiası
İsrail, İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) Deniz Kuvvetleri Komutanı Alireza Tangsiri’yi öldürdüğünü açıkladı. Savunma Bakanı Israel Katz, Tangsiri’nin Hürmüz Boğazı’nı bombalama ve abluka altına alma terör eyleminden doğrudan sorumlu olduğunu ve imha edildiğini söyledi. Ayrıca, çok sayıda başka üst düzey donanma yetkilisinin de öldürüldüğü de aktarıldı.
Savaşın Körfez ülkelerine faturası 25 milyar dolar
ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı ile başlayan savaş, İran'ın karşılıklı misillemeleri ile Körfez'e kadar uzanırken taraflar en kritik enerji tesislerini hedef aldı. Norveç merkezli bağımsız enerji araştırma kuruluşu Rystad Energy'nin raporuna göre de savaş en çok doğal gaz tesislerini, petrol rafinerilerini, yakıt terminallerini ve kritik GTL (gazdan sıvıya) tesislerini etkiledi.
Etkilenen tesislerin ve enerji altyapısının onarımının ise ilk değerlendirmeye göre en az 25 milyar dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor. Tesislerin onarım maliyetinin yanı sıra, üretim kesintinlerinden doğan zararın da milyar dolarları bulacağı öngörülüyor. Tesisin tam kapasitesine dönmesinin 5 yılı bulabileceği aktarıldı. Rystad Energy Tedarik Zinciri Araştırmaları Başkanı Audun Martinsen, Körfez bölgesinin toparlanmasının finansal sermayeden ziyade yapısal kısıtlarla belirleneceğini belirtti.