24 °C

Trump’ın sağ kolu Leninist mi?

Donald Trump’ın kabinesi her geçen gün şekilleniyor. ABD siyasi kulisleri Trump’ın sağ kolu olarak bilinen ve adı Beyaz Saray ekibinin başı olarak geçen Steve Bannon’ın Leninist olduğu iddialarıyla çalkalanıyor.

Trump’ın sağ kolu Leninist mi?

Aydın ŞAHİNALP

DIŞ HABERLER - Donald Trump’ın geçiş ekibi günden güne daha netleşiyor. Hafta başında Hazine Bakanlığı için Goldman Sachs eski yöneticisi Steve Mnuchin tavsiye edildi. Trump’ın muhtemel dışişleri bakanı adayları arasında ise New York Belediyesi eski Başkanı Rudy Giuliani’nin adı öne çıkıyor. Şüphesiz bu isimler arasında Beyaz Saray Genel Sekreteri olarak adı geçen Steve Bannon en çok dikkat çeken kişilik. Zira liberal çizgisiyle tanınan haber sitesi ‘The Daily Beast’ editörü Ronald Radosh, Bannon’ın 2013’te kendisine “Ben Leninistim” dediğini iddia etti.

“Lenin devleti yıkmak istedi. Ve bu benim de hedefim. Her şeyi çökertmek, günümüz kurumlarını yok etmek istiyorum” Bannon bu sözleri ‘The Daily Beast’ yazarı Ronald Radosh’a söylediğinde Breitbart News adlı aşırı sağcı haber sitesinin yönetim kurulu başkanıydı. Geçtiğimiz ağustos ayında Donald Trump’ın seçim kampanyasının sorumlu CEO’su olduğunda Radosh’a aralarında geçen bu kouşmayı hatırlamadığını söyledi. ABD’nin 45’inci Başkanı seçilen Trump ise pazar günü Bannon’ı Baş Stratejist yapacağını duyurdu. Bu Bannon’un Trump liderliğindeki Beyaz Saray’da en güçlü kişi olacağı anlamına geliyor.

Steve Bannon kimdir?

Trump’ın selefi Barack Obama seçildiği günün hemen ardından 6 Kasım 2008’de Beyaz Saray Genel Sekreteri olarak Rahm Emanuel’i atadığını açıklamıştı. Obama ekibindeki siyasi danışman David Axelrod da dahil her isim Emanuel’e karşı sorumluydu. George W. Bush’un Beyaz Saray’ında da Karl Rove gibi güçlü siyasi danışmanlar başta olmak üzere tüm ekip Genel Sekreter Andy Card’a rapor sunuyordu. Trump, liderliğindeki Beyaz Saray’da Bannon’ın tüm isimlerden önce geleceğinin altını çiziyor.

62 yaşındaki Bannon, görece kısa siyasi kariyerini, 2008 mali krizinin ardından hayata kafa tutan milliyetçiliğini inkar ederek geçirdi. Obama’nın iktidara geçmesiyle gücünü topladı. Virginia’da büyüyen Bannon, deniz kuvvetlerinde katıldı. Harvard Business School’dan mezun olduktan sonra uzun yılar Goldman Sachs’ta şirket birleşme ve devralmaları bölümünde çalıştı. 2008’de Cumhuriyetçi Başkan Yardımcısı adayı olan Sarah Palin ve hayranlarını büyüledi. Bundan sonraki sekiz yıl boyunca Palin ve diğer sağ kanat siyasi figürler hakkında hagiografik filmler hazırladı. ‘Tea Party’ hareketinin mimarları arasında yer aldı. Kurucusunun 2012’de ölümü üzerine devraldığı Breitbart sitesini direnen popülist hareketi bir merkez haline getirdi. Bannon, Breitbart ve sonunda Trump etrafında birleşecek olan hareketin dönüm noktası, 2013 yılındaki göçmenlik reformu tartışmaları oldu. Breitbart, göçmenlik reformu çabalarına karşı direniş merkezi haline geldi. Bannon yönetiminde, siyasi yelpazede Cumhuriyetçiler tarafından okunan Breitbart, sözde ‘alt-right’ hareketin ana muhafazakâr gündeme girmesini sağladı. Cumhuriyetçi Parti’nin ön seçimleri döneminde Breitbart Jeb Bush ve Marco Rubio’nun safdışı edilmesinde etkin olurken 2015’in sonlarına doğru Trump’ın propaganda makinesi haline geldi. Trump’ın seçim kampanyasını yürüten Paul Manafort’un Ukrayna’da Rusya yanlısı bir parti ile finansal bağlarının ortaya çıkması üzerine görevine son verilmesi üzerine Bannon resmi olarak ağustosta Trump kampanyasının CEO’su oldu. Kampanya boyunca Clinton’ın Obama’ya göre Hispanik, Afrika-Amerikalı seçmenler tarafından daha zayıf desteğe sahip olduğunu düşünen Bannon, Trump’ın çalışan sınıfına yönelmesiyle Demokratların kalesi olan Wisconsin ve Michigan’ı rahat kazanacağını düşünüyordu. Ve bu öngörüsünde yanılmayarak Trump’ı Beyaz Saray’a taşıyan stratejinin mimarı oldu.

Bannon'a siyasetlerden ilk tepkiler

Trump’ın Stratejisti Steve Bannon, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’daki aşırı sağcı partileri müttefiki olarak görüyor. Başkan seçildikten sonra Trump’ın ilk olarak görüştüğü yabancı siyasi liderler arasında Bannon’ın yakın arkadaşı olan Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi Başkanı Nigel Farage vardı. Farage Trump’ın kampanyasında da görev aldı. Demokrat liderlerden Harry Reid, “ Başkan Donald Trump’ın Steve Bannon’ı üst düzey yardımcısı olarak seçmesi ‘Beyaz Üstünlüğü’nün Beyaz Saray’da en üst düzeyde temsil edileceğini işaret ediyor” dedi. Cumhuriyetçi danışman John Weaver ise, “ABD’nin yeni başkanı ırkçı, Yahudi karşıtı bir ismi Beyaz Saray Genel Sekreteri olarak seçti. Çok uyanık ol Amerika” diye konuştu.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.