'Dershane ücreti artar, kurumunu kapatana tazminat hakkı doğar'

AYM, dershanelerin kapatılma kararını iptal etti, sektörde kafalar karıştı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

KEZBAN KARABOĞA

İSTANBUL - Anayasa Mahkemesi'nin, dershanelerin faaliyetlerini devam ettirmesine yönelik karara sektörden farklı tepkiler geldi. Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Yılmaz, AYM'nin kararıyla, kanuna güvenerek kurumlarını kapatanların tazminat talebinde bulunma hakkına sahip olabileceklerini, ortada kanun olmadığından yeni dershane açmanın mümkün olmayacağını ve fiyatların artacağını savundu.Uğur Eğitim Kurumları Genel Müdürü Lokman Durak ise "Karar 4 ay önce ya da 4 ay sonra açıklanmalıydı. Gerekçeli karar da geç açıklanırsa bu yıl dershanecilik yapılamayabilir" dedi.

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM), 1 Eylül'de dershanelerin kapatılmasını öngören yasayı oyçokluğu ile iptal etmesinin yankıları sürüyor. Milli Eğitim Bakanlığı istatistiklerine göre, Türkiye genelinde yaklaşık 4 bin 600 dershane faaliyet gösteriyor. Bunlardan 2 bin 200'ü kapatma kararı alırken, kalan 2 bin 400'ü ise dönüşüme başvurmuştu. Başvuranlardan 1.800'ünün dönüşümü kabul edildi, 788'i ise olur aldı. AYM'nin kararıyla, kurumunu kapatmayan, dönüşüme başvurmayan, başvuru yaptığı halde olur alamayan kurumlar da dershanecilik faaliyetine devam edebilecek. Kararı değerlendiren Hatice Yılmaz, "Ortada bir kanun olmadığından yeni dershane açmak artık mümkün değil. Kurumlarını kapatanlar veya dönüşüm onayı alanlar eski işlerine dönemeyecek. Dönüşüm onayı almış olan kurumlara haksız rekabete neden olmaları nedeniyle özel okulların dava açmaya başlayacakları da unutulmamalı" dedi.

'Temel lise kavramı geçersiz olur'

AYM'nin kararını geç açıkladığı için mağduriyetleri daha da artırdığını savunan Yılmaz, "Dershaneciliğe geri dönüş hakkı verilse de eskiye dönüş çok zor. Bundan sonra dershane ücretleri de yüksek olacaktır. Vergi alamadığı için ekonomik olarak hem Türkiye kaybetti, çocuklarını yüksek ücretle özel okula veren veliler kaybetti, işsiz kalan binlerce çalışan kaybetti" diye konuştu. Kanuna güvenerek kurumlarını kapatanların tazminat talebinde bulunma hakkına sahip olabileceklerini aktaran Yılmaz, "İşverenin iş yapma hakkı, çalışanın işi elinden alındı. Bu zararların tazmin edilmesi gerekiyor" dedi. Temel lise kavramının geçerliliğini yitireceğini aktaran Yılmaz, "Temel liseler özel okul olma isteklerini sürdürürlerse özel okulların açılış iznine tabi olmak zorunda kalırlar. Özel okula kontenjan verilirken 2 metrekare bahçeye bir kontenjan veriliyor. Bu durumda özel okul olmak isteyen dershanelerin de aynı şartlara uymaları gerekir. Aksi halde özel okullarında bu ayrımcılığa dava açmaları beklenir" değerlendirmesinde bulundu.

'Uygun koşullar olursa devam'

Uğur Eğitim Kurumları Genel Müdürü Durak da iptal kararının ardından Milli Eğitim Bakanlığı'nın muhtemelen yeniden düzenleme yapacağını söyledi. Durak, "Çünkü iptal edilmiş bir kanun var. Bu karar ya 4 ay önce, ya da 4 ay sonra açıklanmalıydı. Eğer gerekçeli karar da geç açıklanırsa bu yıl dershanecilik faaliyeti yapılamayabilir. Uğur Okulları, okula dönüşüm kararını dershanelerin kapatılması kararı alınmadan daha önce aldı ve ilk okulunu 2 yıl önce açtı. Kurumumuz gerekçeli kararın açıklanmasından sonra uygun koşulların oluşması halinde dershaneciliği de yapmaya devam edecektir" dedi. Durak, velilerin de gerekçeli karar açıklanmadan ani kararlar vermemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Davutoğlu: Boşluğa müsaade etmeyiz

Başbakan Ahmet Davutoğlu, yasanın iptaliyle ilgili olarak "Gerekçeli karar ulaşınca boşluk oluşmaması için gerekeni yaparız" dedi. Eğitim politikalarını belirleme yetkisinin hükümete ait olduğunu aktaran Davutoğlu, "Son günlerde seçimler sonrasında ortaya çıkan tablo siyasi görüşmeler üzerinden koalisyon çalışmaları yapılırken bazı açıklamaların gündeme gelmesi de açıkçası düşündürücü. Bu konularda da kararlı tutumlarımızda değişiklik olmadığını belirtmek isterim" diye konuştu.

Avcı: İptal kararını beklemiyordum

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Anayasa Mahkemesi'nin dershanelerin kaptılmasına yönelik kararı iptal etmesini beklemediğini söyledi. Avcı, "Kararı beklemiyordum. Yönetmeliklerimizde ne tür değişiklikler yapacağımızı daha önceden planlamıştık. Gerekçeleri görelim gerekeni yaparız" dedi. Bakan Avcı, "İptal gerekçesi eğer mevzuatta geçmişte var olan dershane kavramı yasada olmayacağına göre gri bölge oluşturuluyor demektir. Bu düzenleme de MEB'e düşer" diye konuştu.

Özel okullar da gerekçeyi bekliyor

Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Eş Başkanı Cem Gülan, dershanelerin dönüşümüyle ilgili yasada özel okullar ile ilgili de çok ciddi maddeler bulunduğunu hatırlattı. Gülen, "Herkes dershaneler ve il/ilçe milli eğitim müdürlerinin görevlendirmelerini konuşuyor. Ama aynı kanun içinde eğitim-öğretim desteği var. Öğretmenlerin haftalık çalışma saatleri ve özlük hakları var. Biz bu maddelerin sisteme nasıl değişiklik getireceğini görmek açısından gerekçeli kararı bekliyoruz" dedi.

 

Bu konularda ilginizi çekebilir