‘Yaşar’, Tarım-Teknoloji Fakültesi kuracak, tüm kampüsü yenileyecek

Yaşar Üniversitesi, Hollanda’nın en önemli tarım-teknoloji üniversitelerinden Wageningen Üniversitesi işbirliği ile ‘Tarım-Teknoloji Fakültesi’ kurmaya hazırlanıyor. Fakültenin yeri belli, YÖK’e başvuru yapılacak. İki yıl içinde hayata geçirilecek.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yaşar Üniversitesi, duayen sanayici Selçuk Yaşar’ın üniversite kurma hayaliyle eğitim yaşamına başladı. Bugün 17 yaşında. Bünyesinde dokuz fakülte, dört yüksekokul, iki enstitü var. Tam 9 bin 258 öğrencisi, Temmuz 2017 itibariyle de kadrolu 422 akademik personeli var. Erasmus, Global Exchange ve ISEP programlarında 500’den fazla üniversiteyle de anlaşması. Yakın zamanda dört yeni bölüm açtı. ‘Yönetim Bilişim Sistemleri’, ‘Gastronomi ve Mutfak Sanatları Programı’, ‘Mimari Restorasyon’, ‘Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü’. Bunlar güzel, fakat asıl haber şu: Yaşar Üniversitesi, Hollanda’nın en önemli Tarım-Teknoloji Üniversitelerinden Wageningen Üniversitesi işbirliği ile ‘Tarım-Teknoloji Fakültesi’ kurmaya hazırlanıyor. Fakültenin yeri belli, Yüksek Öğretim Kurulu’na (YÖK) başvuru yapılacak. İki yıl içinde hayata geçirilecek. Bu yeni yatırımı ve Türkiye eğitim sisteminde yaşanan değişimleri Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemali Dinçer ile görüştük. Prof. Dinçer yeni fakülte yatırımı ile ilgili, “Standart Ziraat Fakültesi olmayacak. Yeni bitki teknolojileri, su ürünleri teknolojilerini içeren bir fakülte olacak. Dünyanın bu konudaki bir numaralı üniversitesi, Hollanda’daki Waganingen Üniversitesi ile işbirliği yapıyoruz. Biz gittik, onlar geldi. Yeniden gideceğiz. YÖK’e yeni bir ‘Tarım-Teknoloji Fakültesi’ kurmak için başvuruda bulunacağız” dedi.

Waganingen Üniversitesi modelinin küçük bir versiyonunu İzmir’de kurmak istediklerini anlatan Prof. Dinçer, “Waganingen Üniversitesi’nin tek fakültesi var: Tarım. Bir fakülte ve bir üniversite. Yer olarak Yaşar Holding’in Yelki’ye yakın çok büyük bir çiftliği var, o çiftliğe yakın bir yerde olacak” diye konuştu. Yaşar Holding’in en önemli faaliyet alanlarının tarım ve gıda olduğunun altını çizen Prof. Dinçer, “Bu fakültenin mezunları tek tek kapılacaktır. Bu kişiler, mezunlar Tarım-Teknoloji Mühendisi olacaklar. Yaşar Üniversitesi Tarım-Teknoloji Fakültesi’nin bölgeye, Türkiye tarım sektörüne ciddi katkısı olacaktır” ifadesini kullandı.

İki yıl içinde bütün kampüsü yenilemek istediklerini belirten Prof. Dinçer, “Şu anda toplam 55 bin metrekare kapalı alanımız var. Bunu 80 bin metrekareye çıkartacağız. Fakültelerden gelen talep üzerine laboratuvarlar, derslikler yapağız. Yenilenmeyi 1 lira dış kaynak kullanmadan, öz sermaye ile yapacağız. Mimarlığa modern stüdyolar, mühendisliğe laboratuvarlar gelecek. Planı yaptık, hazır. Mimari projeye dönüştürüyoruz. 2020-2021 akademik yılını yeni kampüsle başlayacağız” diye konuştu.

Üniversitelerde derinlik var, genişlik yok

Üniversitenin kişiye vizyon kazandırması gerektiğini belirten Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemali Dinçer, “İnsanın ufk unun gelişmesi çok önemli, üniversitelerin en önemli amaçlarından biri bu olmalı. Sadece eğitim– öğretim değil. ABD’de lisans programlarının özünde depth (derinlik) ve breadth (genişlik) var. Bizde derinlik fazla, genişlik az. Üniversiteli sadece teknik beceriler kazandığı lisans programının gerektirdiği becerilerle yüklü olmayacak, genişlik kazanacak, kütüphaneye gidecek, laboratuvarlarda çalışacak. Üniversiteler dünyaya geniş çerçeveden bakan bireyler yetiştirmeli” dedi.

Yılda 1.5 milyon lira kaynağı bilimsel projelere ayırıyoruz

Yaşar Üniversitesi’nde toplam gelirlerinin yüzde ikisinin bilimsel projelere yönlendirdiklerini anlatan Prof. Dinçer, “Bu çerçevede 45-50 projeyi destekliyoruz. Bunun sayısının 100 projeye çıkarmayı hedefl iyoruz. 30’un üzerinde TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projesi var. Bir yıl önce ‘Minerva Kuluçka Merkezi kurduk. Minerva Bereket, Ticaret ve Girişimcilik tanrıçası. Buraya doktoralı, profesyonel, tam zamanlı çalışanlar aldık. 12 kuluçka şirketine mekân sağladık. Projeleri, Bilimsel Araştırma Destek Fonu’ndan destekledik. Toplam gelirimizin yüzde 2’sini bilimsel projelere ayırıyoruz. Yaklaşık 1. 1.5 milyon lira bu fona aktarılıyor. Bu fon kümülatif bir fon, kullanılmayan fon sıfırlanmıyor bir sonraki yıla aktarılıyor” diye konuştu.

Yükseköğretim talebi doyum noktasına geliyor

Yükseköğretimde talebin giderek doyum noktasına ulaştığını anlatan Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemali Dinçer, “Vakıf üniversitelerinin sayısı çok arttı. Zirve yaptığı dönemler 1960-1990’lar arasındaydı, şimdi doyuma geliyor. Konveksten konkava döndü. Konkav, eşit değere gelir, durur ve düşer. Bazı alanlarda bu noktadayız. Öğrenciler tercih yaparken buna dikkat etmeliler. Eğer bir yerde talep, arzdan çok az ise o alan kariyer planı açısından olarak iki kere düşünülmeli o alan. Çünkü çok mezun var, az iş var” dedi.

Bu konularda ilginizi çekebilir