'Zeytine kg başına destek verilmeli merdiven altı üretim engellenmeli'

Orhangazi’de yazarımız Rüştü Bozkurt’a (soldan üçüncü) sorunlarını anlatan sektör yetkilileri, zeytinde kontrolsüz fidan dikiminin durdurulmasını, verimli üretime yönelik adımlar atılmasını istediler.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Rüştü BOZKURT

Bu ülkede derinlerden gelen sesi anlamaya çalışıyorum. Daha önce Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası zeytincilikle uğraşan meslek komitesi üyelerini topladı; aynı masanın çevresinde üreticinin, tüccarın, aracının, tüketicinin sorunları konuşuldu. Bu kez aynı masada çok farklı insanlar var: Ergun Efendioğlu’nun ev sahipliğinde Hidamet Asa, Halit Zengin, Özlem Sarı, Emrah Aksarı, Hüseyin Kara, Halil İbrahim Gürel, Ahmet Çevik, Adnan Barış, Hasan Cevizlidere, Ali Çelik, Remzi Bayram, Feryal Siyaher, Fehmi Yıldız, Serhat Ünver, İslam Kurtiş, Murat Öztürk, Cemal Kamacı, Mustafa Gündoğdu, Mithat Nogal, Erol Hatırlı, Atıl Güngör. 

Derinden gelen ses diyor ki, “Bugüne kadar bir araya gelmedik, paylaşmadık, birleşmedik, ayrıştık ve bir sonuca ulaşamadık. Şimdi metot değiştirmeliyiz. Bir araya gelmeliyiz, paylaşmalıyız, birleşmeliyiz, dayanışmalıyız; bütün bunları yaparken kim olduğumuz, hangi siyasi inancı paylaştığımız önemli değil, ne yaptığımız önemli. Zeytin üreticisinin ve zeytin işiyle uğraşanların yararını artıran işler yapmalıyız. Örgütlenerek sorun çözmeye katkı yapmalıyız. Biz de elimizi taşın altına koymalıyız ki, başkalarının da doğru yerde, doğru zamanda ve doğru işler yapması talebimiz haklılık kazansın.” 

Derinden gelen ses, yaklaşan tehlikeyi sezmişliğin haklılığını ve güçlülüğünü yansıtıyor. Toplumumuzu geleceğe hazırlamak için ortaya konan önerinin hemen karşısına çıkmanın, gerekçesiz ve sorgusuz eleştirmenin anlamı yok. Kasaba kültürünün göstergesi olan, “Bende yok, başkasında da olmasın” anlayışına tutsak olmanın bugüne kadar bizi nereye götürebildiğini biliyoruz, bu anlayışı sürdürmek anlamsız, anlamsız olduğu kadar değersiz. Düşünceleri ve önerilenleri “anlamaya” çalışmalıyız. Aramızdaki sosyal mesafeleri iyi ayarlamalı, birbirimizi can kulağıyla dinlemeliyiz. 

Merdiven altının haksız rekabeti

Marmarabirlik Başkanı Hidamet Asa, Zeytin Üreticileri ve Sanayicileri Derneği’nin kuruluş amacını açıklıyor: “Bir araya gelme eksikliğimiz vardı. İlgili örgütlerin yöneticilerinin bir araya gelme gelenekleri yerli yerine oturmuş değildi. Karşı karşıya gelmemiz, birbirimizi yıpratmamız hiç bir işe yaramadı, yaramazdı da. Bu gerçekten yola çıkarak 28 üye ile Zeytin Üreticileri ve Sanayicileri Derneği’ni kurduk” diyordu. Masanın çevresindeki insanlarının gözünün içine baktım. Başkanının söylediklerini büyük çoğunluk onaylıyor. 

Marmarabirlik, zeytincilik konusunda deneyimli kuruluş. Bu kuruluşun başkanı söz söylüyorsa, başkanın kim olduğunu sorgulamadan kurum kimliğine saygımız nedeniyle alıcı ruhla dinlemeliyiz ki gelişmelere katkımız olsun. 

Büyük bir özenle söylenen her sözü defterime not ediyorum. Birlik başkanı konuşmasını sürdürüyor: “Ülkemizde örgütlenmelerin geçmişten bize bıraktıkları mirası hepimiz biliyoruz. O nedenle iyice düşünüp adımlar atmalıyız, mümkün olduğu ölçüde hata yapmamalıyız. Birilerinin bu yeni örgütlenmeyi amacından saptırmasına izin vermemeliyiz. Hepimiz sorunlarımız ortak olduğu, aynı gemide bulunduğumuz bilinciyle adımlarımızı atmalı ve sıklaştırmalıyız.” 

Var olan durumun fotoğrafını da çekiyor başkan. Merdiven altı ve kayıt dışı uygulamaların sektörün ayıbı olduğunu söylüyor. Sektörde arzın arttığını, ama ona uygun tüketim artışı olmadığını belirtiyor. Zeytinle ilgili olan herkesin derneğe üye olması çağrısını yaparken çok önemli bir noktaya değiniyor: “Biz

Marmarabirlik olarak, derneğin arka bahçemiz olmasını asla istemiyoruz. İlk genel kurulumuzu ciddi bir üye, bu işe gönül vermiş insanların yönetimde yer aldığı bir anlayışla yapan dernek olmasını istiyoruz. 

Marmarabirlik dernek yönetiminde temsil edilsin ama dernekte belirleyici ağırlıkta olmasın!”. Başkanın bu önerisine Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ergün Efendioğlu’ndan güçlü bir destek geliyor: “Başkanın görüşlerine aynen katılıyorum” diyor. Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Hasan Cevizlidere açık çağrı yapıyor: “Bu bir ortak akıl toplantısı. Burada sektörümüzün sorunlarını da çözümleri de üretmeliyiz. Bu masada değişik grupların böylesine katılımı bir ilk. Bu güzel ve anlamlı başlangıcı daha ileri taşımalıyız. Zeytin Üreticileri ve Sanayicileri Derneği için çok ciddi ve anlamlı bir başlangıç olduğunu bilerek hareket etmeliyiz.” 

Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Erol Hatırlı, yeni örgütlenmenin kapsayıcı anlayışla ele alınmasının iyi bir başlangıç olduğunu belirtiyor. 

Kontrolsüz zeytin ağacı dikimi 

Zeytin ağacı dikimi desteklendi. Rakamların doğruluğunu teyit etmek mümkün değil ama değişik kaynaklara göre 90 milyon ağaç 200 milyonu aştı. Kilis’ten Bilecik’e kadar geniş bir coğrafyada “Gemlik tipi zeytin ağacı” dikimi yapıldı. Marmarabirlik Başkanı Asa, “Kontrolsüz fidan dikimi sektörde arz fazlası yaratıyor” ve asıl sorunun verimli üretim yapabilmek olduğunun da altını çizerek,” Ağaç başına verimlilik dünyaya göre geri. Üretimle ilgili ciddi bir planlamanın yapıldığını söyleyemeyiz. Rekolte rakamlarına bakarsam 70 bin ton üretim var, bizim tahminlerimize göre 40 bin tonu aşmaz. Arada ciddi bir sapma var. Tarımda il örgütleriyle işbirliği yaparak bu sorunu çözmeliyiz” diyerek “net bilgi” ihtiyacına gönderme yapıyor. 

Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Hasan Cevizlidere “zeytine prim desteği verilmeli” diye öneriyor. Sonra da “zeytin dibe vuruyor” diyerek endişelerini dile getiriyor. Ulusal Zeytin Komitesi’nin kendine gündem yaratarak, sektörün sorunlarını bütün olarak ele almadığına işaret ediyor. Hidamet Asa, prim konusunda taleplerin bir dosya haline getirilerek ilgililere sunulduğunu açıklıyor. Zeytine kilogram başına destek verilmemesinin hiç bir nedeni olmadığını yineliyor. 

Orhangazi TSO Meclis Başkanı Erol Hatırlı, “zeytine destek talebimizi yükseltmeliyiz. Zeytinyağına destek varsa, zeytine de destek verilmeli. Bu konudaki gerekçelerimizi raporlayarak ilgililere iletelim ve sürekli takipçisi olalım. Ayrıca, yeni dernek aracılığıyla konularda bir öncelik belirleyerek tek bir noktaya odaklanalım, sonuç alalım ki çiftçi bir yarar görsün ve derneğe üyelik için motive olsun” diye değerlendirmelere katılıyor. Daha sonra da “Üye hedefimiz var mı? Hedef koyarsak çalışmaları ona göre yoğunlaştırırız” önerisinde bulunuyor. 

OTSO Meslek Komitesi Başkanı Mithat Nogal “Destek sistemi iyi yönetilirse müstahsili kayıt altına alır. Hem piyasa düzelir hem de devletin vergi geliri artar” diyerek, sistemin maliyeti kadar bu dolaylı faydasının da önemli olduğunu vurguluyor. 

Ali Çelik “Destekler üreticiye verilmeli ve yönlendirici olacak kadar etkili olan miktarda olmalı. Bu konularda önerilere, eleştirilere yanlış diyen de yok ama sonuç da yok. Ucuza üretip satmak ve rekabet etmekten başka çaremiz var mı?” sorusunu ortaya atıyor. 

Cemal Kamacı “Destek sisteminin işe yarayacağını sanmam” diyor. Bu aykırı duran saptama değerlendirmelere başka bir boyut kazandırıyor. 

Atıl Güngör, “Zeytin kesinlikle desteklenmeli” diyor. Gözlemlerini özetliyor: “Ülkemizde ham zeytin maliyetleri, işleme maliyetleri ve ambalajlama maliyetleri yüksek. Daha önce altı çizildiği gibi kayıt dışı merdiven altı üreticilerin haksız rekabeti piyasayı alabildiğine bozuyor. Akdeniz Havzası ülkelerinin hepsi AB fonlarından ciddi destek alıyor. Çiftçinin ürünlerini ucuza mal etmesi, sistemin bütün olarak rekabet edebilmesinin ilk aşamasıdır. Fiyat istikrarsızlığı sektöre ciddi yatırım yapılmasının önünü kesiyor.” 

Hidamet Asa “üretici örgütlenmeli, kümeler oluşturulmalı ve rekabet edebilir üretim ölçekleri mutlaka oluşturularak tarımda makine- donanım israfı önlenmeli” diye önerilerini paylaşıyor. Bu öneri destekleniyor: İşletme ölçeklerini büyütmenin önemi üzerinde duruyor. 

Zeytin işletmecilerinin sorunları 

Atıl Güngör, ülkenin her yerinden zeytin alımı yaptıklarını, zeytin işlemecileri açısından sorunun üç boyutu olduğunu belirtiyor: Üreticiden ham ürün toplanması, işlenerek yarı mamul haline getirilmesi ve ambalajlanarak tüketiciye sunulması. Eli taşın altında olan piyasanın bütün sorunlarını yaşayan Güngör, “İlkel depolama nedeniyle üreticiden alınan zeytinde bozulmalar var. Depolama sorununda çiftçinin eğitilmesi önemli” diyor. Orhan İpek, “Marmarabirlik’te deneyim kazanılan lisanslı depoculuk konusundaki birikimin yaygınlaştırılması” öneresini yapıyor. 

Bandırma Borsası Başkanı Halit Sezgin “Lisanslı ve lisansız depoculuk konusunda 76 yıllık birikimimiz var. Borsamız kalite ve fiyat belirlemede önemli işler yapıyor. Haksız rekabeti önleme konusunda da etkili. Ürün miktarı ve fiyatı konusunda istikrara da katkı yapıyor. Depoculukta alınması gereken daha uzun yol var. Mısır bile bu konuda bizden ileride. Üretici, tüccar, sanayici hep birlikte istikrarlı bir üretim ve ticaret için çaba göstermeliyiz” saptamasını yapıyor.

Üretici bilinci ve verim artırılması

Haktat Zeytincilik’den Cemal Kamacı, üretici bilincini geliştirerek müstahsil maliyetini azaltmanın önemine vurgu yapıyor ve ekliyor: Sektöre güçlü girişler yok. Müstahsil de kendini yenilemiyor. Fındıkta, çayda diğer ürünlerde desteklerin ne yararı oldu ki zeytine yarar sağlasın diye genel eğilime aykırı görüşünü açıklıyor. Yan yana iki tarlada, biri 25 ton verim alırken, diğerinin 40 ton alması tamamen bilinçli bakıma bağlı ama üreticide iştah kaçtığı için komşudan öğrenmenin de olmadığını anımsatıyor. 

Üretici bilincinin artırılması konusuna değinen Gemlik Ziraat Odası’ndan Ali Çelik, “Toprağı nasıl kullanacağımızla ilgili planımız yok. Akhisar ve yöresindeki ovalara zeytin dikiyor; pamuk ithal ediyoruz. Gemlik zeytinini ‘yağlık’ diye satılmasına kimsenin sesi çıkmıyor” diyor. Üç saat süren değerlendirme toplantısında merkez düşünce “çiftçinin eğilmesine” odaklanıyor. Daha da önemlisi zeytincilikte rekabet edebilmemiz için “toprak analizinden”, “ağaçların gençleştirilmesine”, “sulama yönetiminden, ilaçlama tekniklerine”, “hasat işçiliğinden, depolama disiplinine”, “tüketim alışkanlığının artırılmasından, zeytin işleme tesislerinin gelişmesine” ve “fiyat istikrarı yaratan mekanizmalara” kadar zeytinciliğin bütün sorunları ele alınarak, kuruluşu yaygınlaştıracak olan Zeytin Üreticileri ve Sanayicileri Derneği’nin uzun vadeli gündemi belirlendi.

Zeytin üreticisi mevcut arazilerde verimlilikleri artırmak istiyor

Zeytin Üreticileri ve Sanayicileri Derneği tanıtım broşüründe sektörün sorunlarını sekiz başlıkta toparladı: 

1. Ağaç başına verimliliği rakip ülkeler düzeyine çıkarılmalıdır. 

2. Kontrolsüz ve amaca uygun olmayan fidan dikiminin önlenmelidir. 

3. Bilinçli zira bakım ve mücadelenin önlenmesi için sektördeki bütün kesimler bilinçlendirilmelidir. 

4. Hijyenik olmayan, kayıplara yol açan depolama koşulları düzeltilmelidir. 

5. Tarladan sofraya sektördeki veri eksikliği ivedilikle giderilmelidir. 

6. Üretim planlaması olmamasının önüne geçilmeli, planlama yapılmalıdır. 

7. Kayıt dışı uygulama, haksız rekabet önlenmeli, sektör istikrarlı hale getirilmeli. 

8. Üreticinin bilgilendirilmesindeki yetersizlikler aşılarak yanlış bilgilendirmenin önüne geçilmelidir.

Bu konularda ilginizi çekebilir