10 yılda Türk ekonomisine 55 milyar dolarlık katkı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi ile Ümit Burnu üzerinden Avrupa’ya 45 gün süren yolculuğun 20 gün kısalacağını belirterek, “Sadece ülkemiz açısından projenin 10 yıllık periyotta ekonomimize yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlamasını hedefleniyoruz” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından Ankara Ofisi'nde düzenlenen "Değişen Küresel Ulaştırma Jeopolitiği ve Kalkınma Yolu Projesi Konferansı"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi gelişmelerin, kırılganlıklar yarattığını, bu kırılganlık karşısında ülkelerin daha güvenli, kısa, öngörülebilir ve sürdürülebilir güzergahlar aramaya başladığını anlattı.
“Türkiye’siz koridor olmaz”
Uraloğlu, bu noktada Türkiye'nin coğrafi ve jeostratejik üstünlüğünün devreye girdiğine dikkati çekerek, "Orta Koridor'un kalbinde yer alan, Türk Boğazları'nı yöneten ve Kalkınma Yolu'nu inşa eden bir Türkiye olarak masada da sahada da şunu net biçimde kanıtlıyoruz. Türkiye'siz koridor olmaz. Dünya artık, Trans-Hazar üzerinden işleyen Orta Koridor'u, Basra'dan Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu'nu, Orta Koridor'un yeni bağlantısı TRIPP Koridoru'nu ve Modern Hicaz Demir Yolu Hattı'nı konuşuyor. Doğu-batı ve kuzey-güney hatlarını ülkemizde buluşturup, Avrupa'ya taşıyan tamamlayıcı omurgalardır. Dolayısıyla Kalkınma Yolu'nu, mevcut ticaret ağlarına can suyu veren tamamlayıcı bir güç olarak konumlandırıyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bir kavşak noktasında olduğunu ve 4 saatlik uçuş mesafesinde yaklaşık 1,6 milyar insanın yaşadığını, yaklaşık 50 trilyon dolarlık gayri safi milli hasılaya sahip 67 ülkenin merkezinde yer aldığını aktaran Uraloğlu, "Türkiye'de Orta Koridor'a bağlantı sağlayan hatların uzunluğu mevcut, devam eden ve planlanan hatlarla birlikte toplam 2 bin 156 kilometreye ulaşmaktadır. Yapılacak yatırımların toplamı 47,1 milyar doları bulurken, 10 yıllık projeksiyonda üretim kapasitesinin 114 milyar doları, yıllık ortalama istihdam etkisinin ise 144 bin kişiyi bulmasını hedefliyoruz" dedi.

“Her yıl 70 bin kişiye iş imkanı”
Temeli atılan Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu'nun Orta Koridor'a stratejik bir güzergah kazandıracağına işaret eden Uraloğlu, şöyle devam etti:
"Doğu-batı eksenindeki bu gücü, kuzey-güney yönünde tamamlayacak ana omurga ise Kalkınma Yolu'dur. Basra Körfezi'ni Irak'taki Fav Limanı'ndan başlayarak, Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturuyoruz. Bu projeyi bitirmiş olsaydık, dünya Hürmüz Boğazı'nı daha az konuşacaktı. Fav Limanı'ndan çıkıp, ülkemiz üzerinden Avrupa'ya uzanan güzergah sayesinde, 45 gün süren Ümit Burnu güzergahına göre 20 gün, 35 gün süren Güney Koridoru'na göre ise 10 gün kısalarak, yaklaşık 25 güne düşecektir. Proje bölgesel güç dengelerini ve ekonomik ilişkileri yeniden şekillendirebilecek stratejik bir kaldıraç niteliğindedir. " Kalkınma Yolu Projesi’nin aynı zamanda Türkiye ile Irak arasında bir tür "ticari kader ortaklığı" oluşturarak, ikili ekonomik ilişkileri de derinleştireceğine işaret eden Uraloğlu, "Sadece ülkemiz açısından projenin 10 yıllık periyotta ekonomimize yaklaşık 55 milyar dolarlık katkı sağlamasını ve üretim ile lojistik merkezlerinin konumlandırılmasıyla her yıl ortalama 70 bin vatandaşımıza istihdam imkanı oluşturmasını öngörüyoruz. Kısa süre önce Suudi Arabistan ile imzaladığımız Hicaz Demir Yolu İşbirliği Mutabakat Zaptı da bu vizyonu güçlendirmektedir. Tarihi Hicaz Demir Yolu'nu modern bir yaklaşımla canlandırarak, Körfez'den Türkiye'ye ve oradan Avrupa'ya uzanan yeni bağlantılar kuruyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
“Orta Doğu’yu yeniden bütünleştirecek”
Bakan Uraloğlu, Türkiye'de Kapıkule-İstanbul-Eskişehir-İslahiye güzergahındaki 1681 kilometrelik hatla birlikte Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan kesimlerini de içeren toplam 2 bin 511 kilometrelik bir bağlantıdan söz edildiğini aktardı. Uraloğlu, şunları kaydetti:
"Kalkınma Yolu Projesi, Orta Doğu'nun parçalanmış jeoekonomik yapısını yeniden bütünleştirme, Irak'ı bölgesel ticaretin kavşak noktalarından birine dönüştürme ve Türkiye'nin küresel bağlantısallık ağlarındaki konumunu güçlendirme potansiyeline sahiptir. Bölgesel sahiplenmenin güçlendirilmesi, güvenlik risklerinin yönetilmesi, finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve mevcut bağlantısallık girişimleriyle tamamlayıcılığın sağlanması, Kalkınma Yolu'nun bir ulaştırma koridorunun ötesine geçerek, bölgesel düzenin yeniden şekillenmesinde rol oynayan kalıcı bir stratejik girişime dönüşmesini mümkün kılacaktır. "