22 °C

2008'i yapılanma 2009'u atak yılı ilan eden aracı kurum üç yeni yetki belgesi almak için SPK'ya başvurdu / Eti Menkul, ağırlığı kurumsal ve yabancı yatırımcıya verecek

2008'i yapılanma 2009'u atak yılı ilan eden aracı kurum üç yeni yetki belgesi almak için SPK'ya başvurdu / Eti Menkul, ağırlığı kurumsal ve yabancı yatırımcıya verecek

2008'i yapılanma 2009'u atak yılı ilan eden aracı kurum üç yeni yetki belgesi almak için SPK'ya başvurdu / Eti Menkul, ağırlığı kurumsal ve yabancı yatırımcıya verecek

TMSF'deki duraklama döneminden Karadeniz Holding bünyesine katılan Eti Menkul Genel Müdürü Feyzi Çutur, bu yıl gerekli lisansların alınması sonrasında 2009 yılında atağa geçeceklerini kaydetti. 1998 yılında kurulan ve aynı yıl Medya Sabah Grubu'na satılan Eti Menkul'un söz konusu dönemde 200 personelle 28 bin 500 yatırımcısı ve 150 milyon YTL ile ciddi bir müşteri özvarlığına sahip olduğunu belirten Çutur, daha sonra bankanın TMSF'ye geçmesiyle beraber üç adet lisansının iade edilerek yeni bir süreç içine girildiğini, kurumun küçülerek 8 personele kadar düştüğünü söyledi. Eti Menkul'ün TMSF tarafından 2007 yılı Kasım ayında Karadeniz Holding'e 9 milyon YTL'ye satıldığını hatırlatan Çutur, şu anda söz konusu grup bünyesinde yeniden yapılanma sürecine girildiğini, 2008 yılının bu süreç doğrultusunda atlatılarak, 2009 yılında atağa geçeceklerini söyledi. Bu kapsamda, mevcut olan alım-satım aracılığı, repo-ters repo, kredili işlem ve açığa satış lisanslarına ek olarak yatırım danışmanlığı, portföy yöneticiliği ve halka arz yetki belgeleri için SPK'ya başvuruda bulunuldu. Kurumsal finansman ve halka arzlara ağırlık verilecek Çutur, "Yeni yapılanmamızda seçici davranarak büyük, kurumsal yatırımcılarla iş yapmak istiyoruz. Arkamızda Karadeniz Holding'in gücü var. Kurumsal finansmana ve halka arzlara ağırlık vereceğiz. Şirketlere yeni finansman modelleriyle para aktarıp yeniden hayata katacağız. Yatırım bankacılığına doğru ilerliyoruz. Şu anda 14 olan personel sayımızı 40-50 kişiye çıkartacağız. Yabancılarla iş yapmak için yeni bir departman kuracağız" dedi. Çutur ayrıca, özel sektör tahvilleri ile A ve B tipi yatırım fonlarının çıkartılması, gayrimenkul yatırım ortaklığı ve risk sermayesi yatırım ortaklığı kurulması gibi planlarının bulunduğunu belirterek, 2009'da 'Nerede kalmıştık?' diyerek işe tekrar başlamak istediklerini açıkladı. 2009 yılının daha iyi olmasını bekleyen Çutur, geçiş döneminde piyasalardaki belirsizliğin kendileri için avantaj olduğunu belirtti. VOB, kurumsal yatırımcılar için ideal Genel Müdürü Çutur, önümüzdeki ay Vadeli İşlemler Borsası (VOB) belgesi almak için müracaat edeceklerini ifade ederek, söz konusu piyasanın başlı başına bir sektör olduğunu, 1'e 9-10 gibi büyük kaldıraç oranı nedeniyle, getirisi kadar götürüsünün de yüksek olduğunu kaydetti. Bu piyasaya girerken yatırımcıların pozisyonlarını iyi düşünmeleri gerektiğini anlatan Çutur, "Çünkü buradaki kayıp İMKB ile kıyaslanamaz. Bu yüzden de VOB'u kurumsal yatırımcıya sunmak istiyoruz" dedi. Kısa vadede yabancı çıkamaz Halka arzlarla birkaç lot hisse senedi alarak sisteme sokulan küçük yatırımcıların piyasadan çıktığını, böylece bireysel yatırımcıları kaybettiğimizi dile getiren Çutur, piyasanın 70'ine sahip olan yabancı yatırımcıların piyasadan çıkamayacağını, satacak kimse bulamayacaklarını da sözlerine ekledi. Çutur, yatırımcılara risk profillerine göre portföy oluşturmalarını tavsiye ederken, bu yıl için oluşturulacak portföylerde sabit getirili enstrüman oranının yüksek tutulmasından yana olduğunu belirtti ve bu paralelde yüzde 60 tahvil-bono-repo, yüzde 25 hisse senedi ve yüzde 15 döviz önerisinde bulundu. Piyasalar yıl sonunda toparlanmaya başlar Piyasaların özellikle 2008 yılının sonunda sakinleşeceğini düşünen Çutur, ABD ekonomisindeki sorunların giderilmesine yönelik atılan adımların ancak orta vadede etkisini göstereceğini, bu yüzden de global kredi-likidite koşullarının düzelmeye başlamasıyla piyasalarda bir toparlanma beklenmesi gerektiğini söyledi. Buna ilave olarak, AKP'nin kapatılmasına ilişkin açılan davanın yurtiçine para girişini duraklattığını ve bu belirsizliğin ortadan kalkması ile iç piyasanın toparlanma eğilimine girebileceğini belirten Çutur, mali disiplin, cari açık ve enflasyona dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. 2009 yılının daha iyi olmasını umut ettiğini belirten Çutur ayrıca şunları söyledi: "İç siyasi gelişmeler dövizde hareketliliğe neden olabilir. Dolar 1.15-1.45 YTL arasında kalır. Rezerv para olan doların değerinin düşmesi ile artışını sürdüren petrol fiyatlarında yıl sonuna kadar kalıcı düşüş beklemiyorum fakat doların değer kazanması emtia fiyatların yükselişinde engelleyici etkide bulunur. Ağustos ayına kadar TCMB'nin faizlerde 1 puan kadar artış (yüzde 16.75) yapmasını, hisse senedi piyasasının politik belirsizlikler geçinceye kadar zayıf kalmasını tahmin ediyorum. Bu bağlamda yaz sonuna kadar IMKB-100 endeksi 36.500-44.000 aralığında hareket edebilir." Enerji, gıda, gübre ön plana çıkacak Yatırımcıların hisse senedi alımında seçici olması ve aracı kurumlarının görüşlerini alması gerektiğini belirten Çutur, 2008-2009 yıllarında ön plana çıkacak sektörler olarak enerji, tarım, gıda ve gübreyi gördüklerini söyledi. Her yıl Türkiye büyümesinin üzerinde performans gösteren elektrikte yapılacak özelleştirmeler, nükleer santral ihalesi, enerji açığı sorunu ve elektrik fiyatlarında otomatik fiyatlandırmaya geçilecek oluşunun enerji sektörünü ön plana çıkaracağını düşünen Çutur, yaşanan kuraklık nedeniyle artan tarım fiyatlarının ve uzun vadeli talep artış beklentisi ile bu sektördeki hisselere ilginin artacağını tahmin ediyor. Ayrıca biyodizel yakıt kullanımının artması, Çin ve Hindistan gibi ülkelerdeki yüksek talep, kimyevi gübre hammaddelerindeki yükselişin fiyatları artırması gibi nedenlerle 2010 yılına kadar yüksek seyrini koruyacak gübre fiyatları ile bu sektör hisselerine de yatırım yapılabileceğini ifade ediyor. Karadeniz Holding 1948 yılında kurulan Karadeniz Holding, enerji başta olmak üzere finans, turizm ve gayrimenkul yatırım sektörlerinde faaliyetlerini 356 personeli ile sürdürüyor. Enerji alanında Silopi'deki Karkey ve İdil termik santralları ve İzmir'deki Karege Kojenarasyon santralındaki üretimleri ile toplam 240 MW üretim kapasitesine sahip. Turizm grubunda ise Türk bayraklı 2 mega yelkenli yat ile uluslararası sularda hizmet veriyor. Holding, enerji ve diğer sektörlerin yanı sıra finans sektöründe de önemli bir paya sahip olmayı hedefliyor. Karadeniz Holding Finans Grubu bünyesinde Pamuk Leasing, Pamuk Factoring, Eti Menkul Kıymetler ve Karadeniz Emtia Yönetim şirketlerini bünyesinde bulunduruyor.