ABD tahvil faizlerinde 19 yılın zirvesi
Fed'in faizi sabit bırakmasının ardından yatırımcılar enflasyonla mücadelede yeterince kararlı adımlar atılmayabileceği endişesiyle ABD tahvillerinden çıkış yaptı. Satış baskısıyla 30 yıllık tahvil faizi 19 yılın en yüksek seviyesini test ederken, uzmanlar bunun küresel piyasalarda borçlanma maliyetlerini ve doların gücünü artırabileceği uyarısında bulundu.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) politika faizini beklentiler doğrultusunda sabit bırakması, piyasalardaki belirsizliği sona erdirmek yerine yeni endişeleri beraberinde getirdi. Yatırımcılar, Fed'in enflasyonla mücadelede gerektiği kadar sert davranmayabileceğini fiyatlamaya başlarken, ABD tahvil piyasasında satışlar hızlandı.
Fed faizi değiştirmedi, soru işaretleri arttı
Fed, politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Karar, üç üyenin 25 baz puanlık faiz artışı yönündeki oyuna rağmen çoğunlukla alındı. Fed Başkanı Kevin Warsh, enflasyonu yüzde 2 hedefine indirme konusunda kararlı olduklarını vurgulasa da, gelecek döneme ilişkin net yönlendirme yapmaktan kaçındı.
Bu yaklaşım, piyasalarda Fed'in enflasyona karşı yeterince agresif davranmayabileceği yönündeki endişeleri güçlendirirken uzun vadeli tahvil faizleri de satış baskısıyla son yılların en yüksek seviyelerine yükseldi.
Tahvil faizleri 19 yılın zirvesinde
Dün 8 baz puan artışla yüzde 4,69'a çıkan ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, bugün de yükseliş eğilimini sürdürerek yüzde 4,70'de seyrediyor.
ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi de yüzde 5,2369'la son 19 yılın en yüksek en yüksek seviyesini test etti. ABD'nin 30 yıllık tahvil faizi 2007'nin temmuz ayında yüzde 5,2387 seviyesindeydi.
Bu gelişmelere ek olarak, ABD'nin 2 yıllık ve 30 yıllık tahvil faizleri arasındaki getiri farkı, uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin etkisiyle genişledi. Bu durum Fed'in kısa vadede çok agresif hareket etmeyebileceği beklentilerini öne çıkarırken piyasanın uzun vadede daha yüksek faizler fiyatladığını gösterdi.
Petrol fiyatları da baskıyı artırıyor
KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin yalnızca Fed kararından kaynaklanmadığını belirtti.
Waterer'a göre, ABD-İran geriliminin ardından yükselen petrol fiyatları, enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği endişesini artırıyor. Bu nedenle tahvil piyasası, Fed'in ilerleyen dönemde daha sıkı bir para politikası uygulamak zorunda kalacağını fiyatlıyor.
Küresel piyasalar için ne anlama geliyor?
ABD'de uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselmesi Amerikan piyasaları kadar küresel ölçekte borçlanma maliyetlerini de artırıyor. Ayrıca doları destekliyor ve büyüme hisseleri ile gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde de baskı oluşturuyor.
Analistler, 30 yıllık tahvil faizindeki yükselişin sürmesi halinde küresel hisse senedi piyasalarında satış baskısının artabileceği ve döviz piyasalarında oynaklığın daha da yükselebileceği uyarısında bulunuyor.