BAE'nin kararı sonrası yeni petrol düzeni başlıyor: OPEC'teki kopuş Türkiye'yi nasıl etkileyecek?
Körfez'de savaşın yankıları sürerken dünyanın en büyük üçüncü petrol üreticisi Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) küresel petrol piyasasını sarsacak bir karar geldi. Yaklaşık 60 yıldır OPEC çatısı altında yer alan BAE örgütten ayrılma kararı alarak üretimi artırma sinyali verirken, emtia analistlerine göre bu adım hem fiyat dengelerini hem de Körfez'deki enerji rekabetini kökten değiştirecek. Türkiye'de ise bu kararın etkisi kısa vadede olumsuz uzun vadede olumlu etki yaratabilir.
Orta Doğu'daki savaş Körfez'i derinden etkilerken, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de yaklaşık 60 yıldır parçası olduğu OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) grubundan ayrılma kararı aldı.
Dünyanın en büyük üçüncü petrol üreticisi, OPEC'in ise en büyük üçüncü ihracatçısı konumunda bulunan BAE'nin OPEC’ten ayrılma kararı küresel enerji dengelerinde kartların yeniden dağıtılması olarak yorumlanıyor.
BAE'nin, üretimi yüzde 50 oranında artırabilecek kapasiteye sahip olduğu belirtilirken ülke, son yıllarda çok düşük bulduğu OPEC üretim kotalarına karşı çıkıyordu. OPEC petrol üretiminde ortak belirlenen bu kotalarla arz/talep dengesi kurarak fiyatları kontrol ederken üyelerin dünyaya istediği kadar petrol satmasını da engelliyordu.
Petrol piyasasında zorlu dönem başlıyor
Karar, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası petrol fiyatlarının yükseldiği ve Körfez ekonomilerinin baskı altında olduğu bir dönemde gelirken BAE’nin üretimi artırma planı, OPEC'in etkinliğinin azalacağına ve küresel petrol piyasasında daha rekabetçi bir dönemin başlayacağına işaret ediyor.
Capital Economics'ten emtia uzmanı David Oxley de BAE'nin bloktan çıkmasının uzun vadede petrol fiyatlarını düşürebileceğini ancak önümüzdeki yıllarda piyasadaki oynaklığı da artırabileceğini belirtiyor.
OPEC üyeleri için ateşleyici olabilir
1960 yılında İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezuela gibi petrol ülkelerinin öncülüğünde kurulan OPEC, 66 yıldır küresel petrol fiyatlarında istikrar için üyelerinin üretim miktarlarını koordine ediyordu. Örgütün küresel pazar payı ABD, Kanada ve Brezilya gibi örgüt dışı üreticilerin yükselişi ile yüzde 52,5 seviyesinden yüzde 36,7'ye kadar gerilerken BAE'nin kopuşu kalan üyeleri ortak politika etrafında tutmayı da zorlaştırıyor.
Geçmişte farklı ülkelerin de OPEC'ten ayrıldığına dikkat çeken analistler, BAE'in ayrılışının kota kısıtlamalarından rahatsız olan diğer üyeler için de ateşleyici olabileceğini belirtiyor.
BAE’nin OPEC’ten ayrılması Türkiye'yi etkiler mi?
Uzmanlara göre petrol piyasasında uzun vadeli dönüşümün habercisi olan bu kararın Türkiye'ye etkisi ise zaman içinde hissedilecek. Daha yüksek arz ve artan rekabetin orta ve uzun vadede enerji fiyatlarını aşağı yönlü destekleyebileceği, ancak piyasadaki oynaklığın artacağı öngörülürken bu durumun enerji yönetiminde daha esnek stratejiler gerektireceği değerlendiriliyor. Bu noktada analtisler Türkiye'nin enerji ticaret merkezi olma hedefi açısından yeni dönemin önemli fırsatlar barındırdığına dikkat çekiliyor.
"20 dolarlık artışın cari açığa etkisi 8 milyar dolar"
Usta iktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez'e göre ise BAE'nin OPEC kararının Türkiye'ye etkisi kısa vadede olumsuz olacak. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon, cari denge ve bütçeye etkilerine işaret eden Eğilmez, "Kısa vadede bu fiyatlar bize darbe" ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanma ve petrol fiyatlarındaki yükselişe dikkat çeken Eğilmez, yılın geri kalanında 60-65 dolarlık ortalamanın yalanamayacağını belirtetek, petrol fiyatlarında 80-85 dolarlık tahminin güçlendiğini ifade etti. Bu yılın ortalamasının Türkiye için çok önemli olduğunu söyleyen Mahfi Eğilmez, 20 dolarlık bir yükselişin cari açığa etkisinin aşağı yukarı 8 milyar dolar olduğunu belirtti.
Küresel enerji pazarında ortaya çıkan stratejik riskler
Öte yandan BAE'nin ayrılışı, diğer büyük üreticilerin pazar payını korumak için üretime yüklenmesi halinde fiyat savaşına yol açma riskini taşıyor. Suudi Arabistan ve Rusya benzer adımlar atarsa, fiyatlarda sert düşüşler yaşanabilir.
Ekonometrik analizler de petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık düşüşün cari açığı yıllık bazda yaklaşık 4 ila 5 milyar dolar azalttığını gösteriyor. Enerji faturası dış ticaret açığının en büyük bileşeni olmaya devam ederken fiyatlardaki düşüşün döviz talebini azaltması öngörülüyor.
Enflasyon ve sanayi üretiminde düşen maliyet avantajı
Petrol fiyatlarındaki gerileme, ulaştırma ve lojistik maliyetleri kanalıyla tüm mal ve hizmet grubuna yansıyor. Enerji maliyetlerindeki düşüş, Üretici Fiyat Endeksi üzerindeki baskıyı hafifleterek tüketici fiyatlarındaki katılığı kırıyor.
Elde edilen maliyet avantajı, ihracatçı firmaların küresel piyasalardaki rekabet gücünü artırıyor. Aynı zamanda hanehalkının harcanabilir gelirini artırarak iç talebi ve gayrisafi yurt içi hasıla büyümesini destekliyor.
Sonuç olarak, küresel enerji arzındaki bu yeni denklem, aylık ve yıllık bazda enerji fiyatlarını baskılayarak Türkiye'nin enflasyon ve cari açık hedeflerine ulaşmasında belirleyici bir makroekonomik trend de yaratabilir.