Bakan Şimşek'ten enflasyon açıklaması: İlave adımlar atacağız

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde konuştu. Piyasaların dikkatle takip ettiği hitabında Bakan Şimşek, daha çok maliye politikası ve yapısal reformlar alanında dezenflasyonu destekleyecek ek adımlar atılacağını söyledi. Şimşek, büyümenin geçici olarak yavaşlayabileceğini belirtirken, "Dezenflasyon yüksek sürdürülebilir büyümeyi sağlamanın ön koşulu" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Piyasaların gözü Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'teydi... Bakan Şimşek, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

Şimşek dezenflasyon sürecinin 2024'ün ikinci yarısında başlayacağını belirtirken, enflasyonla mücadelede ilave adımlar atacaklarını söyledi.

Bakan Şimşek'in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

* Dezenflasyon bu yılın ikinci yarısında başlayacak. Dezenflasyona geçiş için para politikasında bir normalleşme süreci gerekiyordu, bunu şu anda Merkez Bankamızın ifadesiyle başarmış durumdayız.

* Dezenflasyonu destekleyecek ilave adımlar atacağız. Daha çok maliye politikası ve yapısal reformlar alanında olacak. Yapısal reformlarla verimliliği artırdığınız sürece dezenflasyona da destek sağlamış oluyorsunuz. 

'Depremi gözardı edemeyiz'

* Enflasyonu düşürmek bütün dünyada bir süreç işidir. Zaman alıyor. Geçen sene bir çalışma yayınlandı. 56 ülkede, 100 dezenflasyon programı incelendi. Orada diyor ki sonuç olarak 'Enflasyonun şok öncesi döneme dönmesi ortalama 3,4 yıl alıyor.' Bizim programımız da o perspektifle hazırlanmış bir program. Para politikasının gecikmeli etkide bulunduğunu hatırlamak lazım.

* Maliye politikasında deprem etkisini gözardı edemeyiz. Geçen yıl deprem hariç bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 1,6 aldı. Dolayısıyla bu hususu da göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Enflasyonla mücadele nasıl ilerleyecek?

* Peki enflasyonu nasıl indireceğiz? Sıkı para politikası, sıkı maliye poliktası, hedeflerle uyumlu gelirler politikası, yapısal dönüşüm ve verimlilik artışı. Epey mesafe kat ettik. Sonuçları yılın ikinci yarısında da almaya başlaacğız.

* Merkez Bankası para politikasında önemli adımlar attı. Faizin durduğu yere oranla para politkası daha sıkı bir durumda. Onun da altını çizmek istiyorum. 

* Bütçe açığı milli gelire oranla yüzde 3’ü geçmeyecek. Borcun milli gelire oranı deprem etkisi dahil yüzde 35’i geçmeyecek. Bunlar bizim basit hedeflerimiz, kurallarımız.

* Orta vadede yapısal reformlar için mali alanlar oluşturacağız.

Kamuda tasarruf için 2024'ün ikinci yarısı işaret etti

* Bu sene harcama ayağına odaklanacağız. Harcamaların gözden geçirilmesi bir süreç işi, tasarruf konusunda çalışmalarımızı nihai bir noktaya getirdik, yakında bazı hususları paylaşacağız ve gereken adımları atacağız. Kamuda tasarruf 2024'ün ikinci yarısında güçlü bir şekilde devreye girmiş olacak.

* Vergi muaafiyeti ve istisnaları da gözden geçireceğiz. Bu da süreç için. Ne zaman, hangi sıralamayla ve hangi dozda yapacağımıza programın ihtiyaçlarına göre karar veriyoruz.

Büyüme geçici olarak yavaşlayabilir

* Büyüme sorunumuz yok. Ama büyümenin kompozisyonunu değiştirmek zorundayız. Kısa vadede büyüme yavaşlayabilir. Ama dezenflasyon yüksek sürdürülebilir büyümeyi sağlamanın ön koşulu. Biz bunu geçici bir dönem olarak öngörüyoruz.

* Program tam planladığımız çerçevede çalışıyor. Bazı alanlarda öngörümüzden çok daha iyi çalışıyor. Bu programın bir döngüsü var. Rasyonel politikalar ve yapısal reformlar yatırımcı tercihini etkileyecek. Gelecek yıl sene bu vakitlerde çok daha farklı konuları konuşuyor olacağız.

Program rağbet görüyor

* Türkiye’nin risk primi gelişmekte olan ülkelere göre çok daha hızlı düşüyor. Bu da programın rağbet gördüğünü ve çalıştığını gösteriyor. Kur oynaklığı azaldı. Ekonomide dengelenme konuştuğumuz bir konu. Bu senenin ilk çeyreğinden et ihracatın katkısı büyük ihtimalle pozitife dönecek. İç talep ilk dönemde güçlü devam etti. O nedenle ilave sıkılaşma adımları adıldı.

* Bu yılın ikinci yarısında itibaren iç talep yumuşarken dış talepteki toparlanmayla birlikte net ihracat pozitife dönecek, büyümede yumuşak bir geçiş yaşayacağız. Büyüme makul düzeyde kalacak ve dezenflasyon süreci başlamış olacak.

* Türkiye'ye kaynak girişi bol. Hazine'nin de yok. Reel sektör de bankalar da aynı şekilde. Uzun bir aradan sonra ilk defa bankalarımız sermaye benzeri uzun vadeli kaynağı küresel piyasalardan devşirmeye başladılar. Son üç ayda bankalarımız toplamda 3.5 milyar dolarlık sermaye benzeri kaynak buldular dışarıdan. Demek ki dünyada Türkiye ekonomisine dünyada çok güçlü bir inanç var.

Rezervlerde arzuladığımız yerde değiliz, ama...

* Merkez Bankası'nın brüt reervi 98.5 milyar dolardan 126 milyar dolara çıkmış durumda. Arzuladığımız yerde değiliz. Bu bir süreç işi. KKM'de düşüşle birlikte değerlendirirseniz rezervlerdeki artışın çok daha dramatik olduğunu göreceksiniz. KKM'deki düşüş 65-70 milyar dolar civarında.

* Bankacılık sektörü güçlü bir bünyeye sahip. Bütün göstergeler itibarıyla çok güçlü bir bankacılık sektörüne sahibiz. Büyümenin önünde bankacılık sektörü kaynaklı bir sorun görmüyoruz.

* Bütün kredi derecelendirme kuruluşları pozitife görünüme geçti. Yetmedi bir tane kuruluş notumuzu hem artırdı hem de görünümü pozitife çevirdi. Pazartesi günü bütün bu reyting kuruluşlarının üst düzey yöneticileriyle kapsamlı ayrı ayrı toplantılar yapacağım. Önümüzdeki aylarda, inanıyorum ki, programın güçlü uygulanmasıyla birlikte not artışları gelecek.

Yabancı yatırımcı gelecek mi?

* Dışarıdaki yatırımcıların ilgisi artacak. Özellikle enflasyon engel teşkil ediyordu. Enflasyonist ortamda dışarıdan yatırım çekmek kolay değil. Enflasyonun düşmesiyle birlikte kalıcı kaynak girişi çok güçlü bir şekilde artacak. Türkiye'deki yatırımcılar da dışarıda yatırım yapmak yerine burada yatırım yapacak. Çünkü biz o zemini güçlendiriyoruz.