Bavul ticaretinde yeni rota Afrika

Osmanbey ve Laleli'de Rusların bavul ticaretindeki payı azalırken Afrikalı alıcıların payı belirgin biçimde artmaya başladı. Rusya ile bavul ticaretinin azalması ve Afrika pazarındaki potansiyel birleşince, bavul ticaretindeki rota Afrika'ya döndü.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Gamze ŞENER 

 

 
İSTANBUL - Osmanbey sokaklarında artık neredeyse Rusça'dan çok Afrika dilleri konuşuluyor. Osmanbey ve Laleli'de Rusların bavul ticaretindeki payı azalırken Afrikalı alıcıların payı belirgin biçimde artmaya başladı. Rusya'nın DTÖ'ye girmesi ve ticari anlaşmaların etkisi ile bavul ticaretinin azalması, resmi fatura sistemli ithalatın artması ve Afrika pazarındaki potansiyel birleşince, bavul ticaretindeki rota Afrika'ya döndü. 
 
Avrupa'daki ekonomik kriz ve Ortadoğu'daki Arap Baharı süreci rotayı yeni pazar olan Afrika'ya çevirmişti. Osmanbey Tekstilci İşadamları Derneği (OTİAD) Genel Sekreteri Sami Kurt'a göre ise Afrikalı alıcılar çoktan Rusları geride bıraktı. Rusya ile bavul ticaretinin yavaş yavaş bitmek üzere olduğunu öne süren Kurt, "Osmanbey piyasasına artık Afrikalılar akın ediyor. Nijerya, Somali, Sudan'dan çok sayıda alıcı geliyor. Rusya ile bavul ticareti her geçen gün azalıyor. Bu sadece bizim için değil, diğer piyasalar için de böyle olacak. Ruslar artık gelmeyecek,  kendi ülkelerinde de aynı şeyler var. Artık yeni gelişen ülkeler revaçta" açıklamasını yaptı. 
 
İhracat dengesi değişti, ağırlık Afrika'da
Osmanbey piyasasını terk eden ülkelerin yerini başka ülkelerin alacağını vurgulayan Kurt, "Osmanbey, 2-3 bin işletmenin olduğu, herkesin kendi markası ile üretim yaptığı bir pazar. O yüzden kolay kolay zorlanmaz ve yeni pazarlar bulur" dedi. 
Sektörel olarak ise AB'deki krizlerin yanı sıra Arap Baharı'ndan daha çok etkilendiklerini kaydeden Kurt'a göre en kaygı verici pazar İran. Bölgedeki gelişmelerin ticarete etkilerini değerlendiren Kurt, "5-6 yıl önce yüzde 60 kuzey ülkeleri, yüzde 40 Ortadoğu ve Afrika ülkelerine ihracat yaparken şimdi olay tersine döndü" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Suriye pazarının kapanması bizi etkiledi. Libya ile ticaret bir dönem durmuştu ama artık düzeldi diyebiliriz. Hatta Libya'da, Meridyen Fuarcılık eylül ayında bir moda fuarı düzenlemek istiyor. Libya diğer Afrika ülkelerine geçiş noktasında olduğu için bizim için büyük önem taşıyor. Suriye  kısa sürede düzelecek gibi görünmüyor. Hatta gelişmeler İran'a yansıyacak gibi görünüyor. Gelişmeler İran'a taşarsa bizim için kötü sonuçlar doğurabilir."
 
Merter Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Gülgün Korkusuz ise Afrika'daki bavul ticaretinin gözle görülür bir şekilde arttığını ifade ederek, "Afrika müşterileri yoğun bir biçimde pazarlarımızda. 2011'de yüzde 20'ye varan bir artış gösterdi. Bavul ticaretini azaltmak mümkün değil. Ancak Rusya'nın DTÖ'ye girmesi, Türkiye ile gümrük anlaşmaları yapılması özel faturaları azalttı ve resmi faturaya geçişi hızlandırdı. Bavul ticaretinde artık rüzgar Afrika'dan yana esmeye başladı. 2012 yılından da bu anlamda umutluyuz" değerlendirmesini yaptı. 
 
Afrikalılar pek çok ticari bölgede alım yapıyor
Afrikalı ülkelerin alım payının her gün biraz daha arttığını söyleyen LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gıyasettin Eyyüpkoca da "Ancak şu an için Rusya'nın yerini alıyor diyemeyiz. Özellikle Nijerya'dan alımlar çok fazla. Türkiye'nin hem siyasi hem ticari anlaşmaları, ikili görüşmelerinin bunda büyük etkileri var. Afrika'da ticaretimiz her yıl yüzde 15-20 oranında artıyor. Afrikalılar sadece Laleli'de değil, Türkiye'deki pek çok ticari bölgede varlar. Rusya bavul ticaretinde ise 2011, 2010 yılına göre daha iyi bir yıldı. 2012'den beklentimiz ise en kötü 2011 gibi geçmesi" dedi. Özellikle Kuzey Irak'la ilişkilerin çok iyi olduğunu ifade eden Eyyüpkoca, "Suriye'deki olaylardan sonra ticaretimiz yüzde 90 oranında azaldı. İran'daki devalüasyondan sonra alımlarda ciddi düşüşler oldu, yüzde 70'e varan düşüşlerden bahsedebiliriz" bilgisini verdi.
 
Türkler ellerinde çanta, Afrika'da dolaşıyor
Türk-Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Tamer Taşkın ise Afrikalılar'ın Türk yatırımcı ve işadamlarına olan ilgisini, "Hayal bile edemezsiniz" diye tanımlayarak, "Afrika'nın önemi her koşulda artacak. Maden ve devlet ihaleleri konusunda birçok Türk firması çanta elinde Afrika'da dolaşıyor. Onların da Türkiye'ye büyük ilgisi var. Şansımız çok fazla ama Hindistan, Çin gibi rakiplerimiz de var. Somali'ye yapılan yardım atağı Türkiye'ye büyük bir kredibilite sağladı. Afrika ve Türkiye arasında 2002 yılında 4 milyar dolarlık iş hacmi, bugün 20 milyar dolar oldu. Bundan sonra daha hızlı artar Afrika'nın ticari hacmi 1 trilyon dolar. Yani 20 milyar dolar hiçbir şey" değerlendirmesini yaptı. 
 
Afrikalı pazarlıksız alış-veriş yapmıyor
-Afrikalılar Arap dünyası gibi yerleşik aracı firmalar aracılığıyla ticaret yapıyorlar
-Az da olsa kendileri gelip, nakliyelerini sağlayan aracı firmalara malların teslim edilmesini kontrol ediyorlar. 
-Afrika ve Türkiye arasında ticareti sağlayan 15 büyük aracı firma bulunuyor
-Afrikalılar pazarlığı çok seviyor. Birim fiyattan indirim istemekle kalmayıp, toplam değerin üzerinden de tekrar indirim talep ediyorlar
-Bu bölgeden gelenler eşantiyona değer veriyor. Bir bloknot, kalem bile alıyor olmak onları mutlu ediyor
 
 

 

Bu konularda ilginizi çekebilir