EBSO Başkanı Ender Yorgancılar: Enflasyon yükünü sanayici taşımaya devam ediyor
EBSO 2025 yılı “100 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırması, İzmir sanayisinin zorlu ekonomik koşullar altında faaliyetlerini sürdürdüğünü ortaya koydu. Üretimden satışlar cari olarak artış gösterirken reel bazda gerileme yaşandı. EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, üretici ve ihracatçının yüksek faiz, kur baskısı ve finansman nedeniyle enflasyonla mücadelenin yükünü taşımaya devam ettiğini söyledi.
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından açıklanan 2025 yılı “Üretimden Satışlara Göre 100 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırması, sanayinin karşı karşıya bulunduğu ekonomik tabloyu ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre EBSO 100 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun üretimden satışları geçen yıl cari fiyatlarla yüzde 24,3 artış gösterirken, enflasyondan arındırılmış reel verilerde yüzde 1 oranında gerileme yaşandı. Net satışlar ise yüzde 24,5 artmasına rağmen reel bazda yüzde 0,9 düştü. EBSO 100 listesinde ilk sırada Star Rafineri Aliağa Şubesi yer alırken, onu Tüpraş İzmir Rafinerisi ve Petkim Petrokimya Holding izledi.
Araştırmayı değerlendiren EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, küresel ekonomideki yavaşlama, yüksek finansman maliyetleri, iç ve dış talepteki zayıflama ile uygulanan dezenflasyon politikalarının sanayi üzerindeki etkilerinin 2025 yılında da hissedildiğini belirtti. Üretimden satışlar ve net satışlarda artış yaşanmasına rağmen enflasyonun üzerinde bir büyüme sağlanamadığını ifade eden Yorgancılar, sanayi kuruluşlarının zorlu bir yılı geride bıraktığını söyledi.
2025 sanayici için kayıp yılın devamı oldu
Yorgancılar, son üç yıldır üretim maliyetlerinin kur ve enflasyonun üzerinde arttığını, buna karşın sanayicinin hem iç hem de dış pazarlarda yoğun rekabet baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Üretimden satışların nominal olarak yükseldiğini ancak reel anlamda büyümenin gerçekleşmediğini ifade eden Yorgancılar, üretici ve ihracatçının enflasyonla mücadele sürecinin yükünü taşımaya devam ettiğini dile getirdi.
Satışlar arttı ancak reel büyüme sağlanamadı
Araştırmaya göre EBSO 100 kapsamındaki kuruluşların üretimden satışları cari bazda yüzde 24,3 artarken reel olarak yüzde 1 geriledi. Net satışlarda ise yüzde 24,5 artışa karşın reel bazda yüzde 0,9 düşüş yaşandı.
Yorgancılar, rakamların firmaların satışlarını artırdığını gösterdiğini ancak enflasyon etkisi dikkate alındığında gerçek anlamda büyümenin gerçekleşmediğini ortaya koyduğunu belirtti. Firmaların pazar kaybetmemek adına düşük kârlılıkla faaliyet göstermeye devam ettiğini kaydeden Yorgancılar, özellikle ihracatçı şirketlerin maliyet baskısını yoğun şekilde hissettiğini söyledi.
İhracatçı rekabet gücünü kaybediyor
EBSO 100 Büyük Sanayi Kuruluşu’nun ihracatı 2025 yılında yüzde 4,4 gerilerken, üretimden satışlar içinde ihracatın payı yüzde 35’ten yüzde 32’ye düştü. Kur artışlarının enflasyonun gerisinde kalmasının ihracatçıların rekabet gücünü zayıflattığını belirten Yorgancılar, Türk üreticisinin Çin, Hindistan, Mısır ve Tayvan gibi ülkelerle aynı pazarlarda mücadele ettiğini söyledi. Artan maliyetlerin ihracat fiyatlarına aynı oranda yansıtılamadığını ifade eden Yorgancılar, birçok firmanın müşterisini kaybetmemek adına çok düşük kâr marjlarıyla çalıştığını dile getirdi.
Türk sanayisinin en önemli avantajlarından birinin Avrupa pazarına yakınlığı olduğunu belirten Yorgancılar, hızlı teslimat kabiliyetinin önemli bir rekabet üstünlüğü sağladığını söyledi. Ancak Rusya-Ukrayna savaşının bölgedeki ticari dengeleri bozduğunu ifade eden Yorgancılar, savaş öncesinde önemli bir ihracat pazarı olan Ukrayna'da istikrarın ortadan kalkmasının dış ticareti olumsuz etkilediğini kaydetti.

Finansman yükü ağırlaştı, borçluluk arttı
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri finansman göstergelerinde ortaya çıktı. EBSO 100 kapsamındaki firmaların toplam borcu 839,4 milyar TL’ye ulaşırken, özkaynakları 742,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Borç/ özkaynak oranı yüzde 113’e yükseldi. Yorgancılar, finansmana erişimin hem zor hem de maliyetli hale geldiğini belirterek ticari kredi faizlerinin yüzde 55-57 seviyelerine kadar çıktığını söyleyerek kısa vadeli borçların toplam borçlar içindeki payının yüzde 77 seviyesine yükselmesinin de şirketlerin nakit akışı üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. Sanayicinin en önemli sorunlarından birinin finansman olduğunu belirten Yorgancılar, TOBB öncülüğünde yeniden devreye alınan Nefes Kredisi uygulamasını olumlu bulduklarını ancak reel sektörün daha kapsamlı desteklere ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Araştırmaya göre finansman giderleri yüzde 37 artarken faaliyet kârı yüzde 18 geriledi. Finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 73,3’e yükseldi. Yorgancılar, üretimden elde edilen kaynakların önemli bölümünün finansman maliyetlerine yöneldiğini belirterek yüksek faiz ortamının yatırım iştahını zayıflattığını söyledi. Devreden KDV alacaklarının da sanayici açısından önemli bir sorun haline geldiğini ifade eden Yorgancılar, işletmelerin bir yandan yüksek faizle kredi kullanırken diğer yandan devletten olan alacaklarını tahsil etmekte zorlandığını kaydetti. KDV iadelerinin hızlandırılmasının işletme sermayesini güçlendireceğini vurgulayan Yorgancılar, sanayicinin finansman yükünün hafifletilmesi gerektiğini söyledi.
Sanayicinin beklentisi öngörülebilirlik
Araştırmada şirketlerin ortalama kârlılık oranının yüzde 1 seviyesine kadar gerilediği, istihdamın ise yüzde 6,7 düştüğü görüldü. Buna rağmen sanayinin üretim ve ihracat kapasitesini korumaya çalıştığını belirten Yorgancılar, Türkiye'nin üretim gücünü artıracak yapısal adımlara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Kimya, plastik, petrol ve türevleri sanayisinin yüzde 51,7 payla ilk sıradaki yerini koruduğunu belirten Yorgancılar, Türkiye'nin ithal ara malına bağımlılığını azaltacak yatırımlara öncelik verilmesi gerektiğini ifade etti. Petrokimya sektöründe yeni Petkim ölçeğinde yatırımlara ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Yorgancılar, yüksek katma değerli üretimin artırılmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.
“İstikrar, öngörülebilirlik ve güven eksikliği ekonomide tek ayağı kırık bir masa gibi”
EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, sanayicinin yalnızca yüksek faiz ve maliyet baskısıyla değil, küresel gelişmelerin yarattığı belirsizliklerle de mücadele ettiğini söyledi. Rusya- Ukrayna savaşının önemli ihracat pazarlarında dengeleri bozduğunu belirten Yorgancılar, “Ukrayna bizim için önemli bir pazardı. Savaş nedeniyle bölgede istikrar kalmadı” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomi politikalarının da dünya ticaretinde öngörülebilirliği azalttığını ifade eden Yorgancılar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya- Ukrayna savaşından bu yana yürüttüğü diplomatik sürecin Türkiye açısından önemli bir avantaj sağladığını kaydetti. Yorgancılar, sanayicinin en büyük beklentisinin ise güven ve öngörülebilirlik olduğunu vurguladı.
Raporda ayrıca, enflasyona yönelik programa da atıfta bulunulurken şu ifadelere yer verildi: “Kağıt üzerinde program tam olsa dahi ekonomide istikrar, öngörülebilirlik ve güven eksikliği tek ayağı kırık bir masa gibidir.”