Euro 27 yaşında: 357 milyon kişi bu para birimini kullanıyor
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde kullanılan euro 1 Ocak 2026 itibarıyla 27 yaşına girdi. Euroyu kullanacak son ülke ise Bulgaristan oldu. Bulgaristan'la birlikte Avrupa'da euroyu kullananların sayısı 357 milyonun üzerine çıktı.
AB üyesi 27 ülkenin 21'inin resmi para birimi olarak kullanılan euro, 1 Ocak 1999'da kaydi olarak yürürlüğe girmişti. Bu tarihte euro, dünya finans piyasalarına tanıtılarak resmen işleme konulmuştu. Böylece, euro bugün itibarıyla hesap birimi olarak kullanımında 27 yaşına ulaştı.
Euro, 1999 yılının ardından 3 yıllık bir geçiş sürecinin sonunda günlük yaşamda kullanıma başlanmıştı. 1 Ocak 2002 tarihinde euro banknot ve bozuk para şeklinde tedavüle girerek üye ülkelerdeki eski para birimlerinin yerini aldı.
Euroyu, Almanya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İspanya, İtalya, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Portekiz, Slovakya, Slovenya, Yunanistan ve Hırvatistan olmak üzere 21 AB üyesi kullanıyor.
Bulgaristan bugün euroya geçti
Geçen yıl AB Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve AB ülkelerinin maliye bakanları Bulgaristan'ın euroya geçmeye hazır olduğuna karar verdi.
Söz konusu kararlar çerçevesinde 2007 yılından beri AB üyesi olan Bulgaristan, 1 Ocak 2026 itibarıyla Euro Bölgesi'ne dahil olarak resmen euroya geçti. Euro para birimini kullanan AB üyesi ülkelere Euro Bölgesi adı veriliyor. Bu ülkelerin para politikası, ECB ve üye ülkelerin merkez bankalarından oluşan Euro Sistemi tarafından idare ediliyor.
Frankfurt merkezli ECB'nin görevi, para birimi olarak euroyu kullanan AB üyesi ülkelerden oluşan Euro Bölgesi'nde fiyat istikrarını sağlamak olarak tanımlanıyor. ECB'nin orta vadeli enflasyon hedefi yüzde 2. Euro Bölgesi para politikasını ve faiz oranlarını belirleyen ECB’nin sorumlulukları arasında bankaları denetlemek, mali sistemi gözlemek, euro banknotları basmak, kartla veya çevrim içi euro ile güvenli ödeme yapılmasını sağlamak ve kripto varlıklarını araştırmak da bulunuyor.
357 milyondan fazla kullanıcı
Avrupa'da 357 milyonun üzerinde kişinin kullandığı euro, çeşitli renk ve boyuta sahip 5, 10, 20, 50, 100, 200 ve 500 olmak üzere 7 farklı banknot, 1, 2, 5, 10, 20, 50 sent ile 1 ve 2 euro madeni para olarak tedavülde bulunuyor. En yüksek değere sahip 500 euroluk banknotların basımı, terörün finansmanına ve kara para aklamaya karşı mücadele nedeniyle 2019 yılında durduruldu.
500 euroluk banknot artık günlük yaşam ve alışverişte kullanılamıyor. Bu banknotlar sadece banka hesaplarına yatırılabiliyor. Danimarka dışındaki bütün AB ülkelerinin, gerekli kriterleri yerine getirmesi halinde euro para birimine geçmesi zorunluluğu bulunuyor. Referandumla euroya geçmeyi kabul etmeyen Danimarka, AB anlaşmaları gereği bütün ekonomik ve uyum kriterlerini karşılamasına rağmen buna mesafeli duruyor.
Danimarka dışında İsveç ile birlikte Polonya, Macaristan, Çekya ve Romanya da henüz euroya geçiş yapmayan AB ülkeleri olarak sıralanıyor. Euroya katılmayan AB ülkeleri kendi para birimlerini kullanarak para politikaları üzerinde kontrol sahibi olmayı sürdürüyor.
Euro değeri dalgalı gidiyor
Euro, 1999 yılında piyasaya sürüldüğünde 1 euro 1,17 dolar seviyesindeydi. Bu tarihten sonra euro, dolar karşısında hızla değer kaybetti. Ekim 2000'de euro 0,83 dolara kadar geriledi. Euro, 2002 yılından 2008'e kadarki süreçte dolara karşı değer kazandı. 2008 yılında 1,60 dolara kadar çıkarak rekor kıran euro zamanla geriledi.
2025 başında 1,03 seviyesinde olan euro dolar paritesi yıl sonu itibarıyla 1,18 seviyelerinde seyretti. Böylece, euro para birimi dolara karşı bu yıl yaklaşık yüzde 15 değer kazandı.
Küresel rezervlerde yüzde 20 payı var
Doların ardından dünyanın en fazla kullanılan ikinci rezerv para birimi konumundaki euronun uluslararası piyasalarda kullanımı yaygın biçimde devam ediyor. Toplam uluslararası rezervlerde ABD doları yüzde 58, euro ise yüzde 20 paya sahip.
Yüksek kamu borcu var
Euro Bölgesi ülkelerinde kamu borcu oranının aşırı yüksek seviyelere çıkması dikkati çekiyor. Verilere göre, euro Bölgesi'nde toplam kamu borcu 13 trilyon 677 milyar euroya ulaşmış durumda. Toplam kamu borcunda artış son 1 yılda 578 milyar euroyu buldu. Euro Bölgesi’nde kamu borcunun GSYH'ye oranı da yüzde 88,2'ye kadar yükseldi. Bu oran bir yıl öncesinde yüzde 87,7 seviyesinde seyrediyordu.
AB üyesi ülkeler arasında kamu borcunun GSYH'ye oranının en fazla olduğu ülke yüzde 151,2 ile Yunanistan. Onu en yakın yüzde 138,3 ile İtalya, yüzde 115,8 ile Fransa, yüzde 106,2 ile Belçika, yüzde 103,4 ile İspanya, yüzde 96,8 ile Portekiz ve yüzde 88,4 ile Finlandiya izliyor.
AB kurallarına göre, normal şartlarda üye ülkelerin kamu borçlarının, GSYH'lerinin yüzde 60'ını geçmemesi gerekiyor. Bu sınır aşıldığında uygulanacak tedbirlerin AB Komisyonu'na bildirilmesi ve etkin mücadelenin yapılması gerekiyor. Ancak AB ülkeleri, uzun yıllardır kamu borçlarını düşürecek adımları ve kemer sıkma politikalarını uygulayamıyor. Bu yüksek kamu borcu bölge ekonomisini olumsuz etkiliyor.