Gübre fiyatları uçuşa geçti: Tarımsal üretimde 2027 riski
Orta Doğu'daki savaş ve Hürmüz Boğazı'nda aksayan sevkiyatlar küresel gübre piyasasında arz baskısını artırdı. Mısır ve soya fasulyesi üretiminde kritik öneme sahip diamonyum fosfatın ton fiyatı yılın ilk 9 ayında yüzde 28,4 artarak 802,5 dolara çıkarken yüksek gübre maliyetlerinin 2027'de tarımsal üretimi zorlayacağı değerlendiriliyor.
Orta Doğu'daki savaşın Hürmüz Boğazı üzerinden küresel ticarete yansıyan etkileri tarımsal üretimin en önemli girdilerinden gübre fiyatlarını yukarı çekti.
Mısır ve soya fasulyesi gibi temel tarım ürünlerinin verimliliğinde kritik rol oynayan diamonyum fosfat (DAP) gübresinin ton fiyatı yılın ilk 9 ayında yüzde 28,4 artarak 802,5 dolara ulaştı. DAP, 2025 yılını ton başına 625 dolardan tamamlamıştı.
Aynı dönemde mısır fiyatları yüzde 13,3, soya fasulyesi ise yüzde 22,6 yükseldi.
Hürmüz gübre arzını vurdu
Orta Doğu'daki çatışmaların Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatları aksatması, gübre piyasasındaki arz endişelerini artırdı. Küresel gübre ticaretinin yaklaşık üçte birinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesi, bölgedeki gelişmeleri tarımsal üretim açısından da kritik hale getiriyor.
Yüksek petrol ve doğal gaz fiyatları da gübre üretim maliyetlerini artırıyor. Enerji yoğun bir üretim sürecine sahip gübre sektöründe özellikle doğal gaz ve amonyak fiyatlarındaki yükseliş maliyet baskısını güçlendiriyor.
2027 için verimlilik riski
Analistlere göre DAP üretiminde kritik öneme sahip kükürt ve amonyak tedarikinin önemli bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmesi, fosfatlı gübre fiyatlarında yukarı yönlü baskının kalıcı olmasına neden olabilir.
Alternatif tedarikçilerin devreye girmesi küresel arz açığını önemli ölçüde azaltırken, tedarik zincirlerinin daha uzun mesafelere ve farklı üreticilere yönelmesi maliyetleri artırıyor.
Yüksek gübre fiyatlarının uzun süre devam etmesi halinde çiftçilerin gübre kullanımını azaltabileceği, ekim alanlarını değiştirebileceği veya daha az gübre gerektiren ürünlere yönelebileceği değerlendiriliyor.
Analistler, bu gelişmelerin kısa vadede üreticilerin maliyetlerini sınırlamasına karşın ilerleyen dönemde hektar başına verim üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Yüksek gübre ve enerji maliyetlerinin ekim alanları ve tarımsal verim üzerindeki etkilerinin özellikle 2027'de daha belirgin hale gelebileceği öngörülüyor.