Petrol yöneticilerinden dizel uyarısı: Yüksek fiyat baskısı bir yılı aşabilir
ABD'li petrol ve doğalgaz yöneticileri ham petrol fiyatlarında yıl sonuna kadar geri çekilme beklerken, dizelde yüksek fiyat baskısının kalıcı olabileceğine işaret etti. Dallas Fed anketinde yöneticilerin yüzde 48'i, dizel ile ham petrol arasındaki fiyat farkının 2025 seviyelerine dönmesinin bir yıldan uzun süreceğini öngördü.
ABD enerji sektöründe ham petrol fiyatlarının yıl sonuna doğru gerileyeceği beklentisi öne çıkarken, dizel piyasasında normalleşmenin çok daha uzun sürebileceğine ilişkin sinyaller güçlendi.
Dallas Fed'in 16-24 Eylül'de 125 enerji şirketiyle gerçekleştirdiği üçüncü çeyrek enerji anketine göre, yöneticilerin yüzde 48'i dizel ile ham petrol arasındaki fiyat farkının 2025 seviyelerine dönmesinin dört çeyrekten uzun süreceğini tahmin etti. Benzinde aynı beklentiyi paylaşanların oranı yüzde 36 oldu.
Petrolde 88 dolar beklentisi
Enerji yöneticilerinin 2026 sonu için WTI tipi ham petrol fiyatı tahmini ortalama 88,38 dolar oldu. Anketin gerçekleştirildiği dönemde WTI spot fiyatı ortalama 98,70 dolar seviyesindeydi. Tahminlerin 70 ile 126 dolar arasında değişmesi ise fiyat görünümündeki belirsizliğin sürdüğüne işaret etti.
Basra Körfezi'nden petrol arzında hızlı bir normalleşme de beklenmiyor. Katılımcıların yüzde 28'i bölgeden ham petrol ihracatının 2027'nin ikinci çeyreğine kadar normale dönmesini beklerken, yüzde 21'i normalleşmenin 2028 veya sonrasına kalacağını öngördü.
Enerji sektöründe büyüme hız kesti
Dallas Fed'in sektördeki koşulları ölçen iş aktivitesi endeksi ise ikinci çeyrekteki 46,1 seviyesinden üçüncü çeyrekte 38,8'e geriledi. Endeksin pozitif bölgede kalması faaliyetlerin büyümeye devam ettiğini ancak hızın yavaşladığını gösterdi.
Petrol üretim endeksi 15'ten 20,7'ye, doğalgaz üretim endeksi 3,7'den 14,8'e yükselirken, sermaye harcamaları endeksi 40,9'dan 32,8'e geriledi.
Anket sonuçları, sektör yöneticilerinin ham petrol fiyatlarında mevcut seviyelerden gevşeme beklemesine karşın, rafine yakıt piyasalarında ve Basra Körfezi kaynaklı arz risklerinde hızlı bir normalleşme öngörmediğini ortaya koydu.