Japonya savunmayı yeni büyüme motoru ilan etti

Japonya, savunma harcamalarını yalnızca güvenlik ihtiyacı olarak değil; teknoloji, girişimler ve sanayi için yeni bir büyüme alanı olarak tanımladı. Ancak füze ve drone yatırımlarının faturası, yüksek kamu borcu nedeniyle tartışma yaratıyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Japonya savunmayı yeni büyüme motoru ilan etti

Japonya’nın yeni savunma belgesi, ülkenin savaş sonrası ekonomi anlayışında dikkat çekici bir kırılmaya işaret ediyor. Tokyo yönetimi askeri üretimi artık güvenlik bütçesinin ötesinde, teknoloji ve refah politikalarının parçası olarak konumlandırıyor.

Savunma yatırımı artık refah vaadiyle anlatılıyor

Japonya hükümeti, hızlanan askeri yapılanmanın yalnızca ülkeyi bölgesel tehditlere karşı korumayacağını, aynı zamanda ekonomik büyümeyi ve teknolojik gelişmeyi destekleyeceğini savunuyor.

Yeni savunma belgesinde silah üretimine yapılacak yatırımların sanayiye yeni siparişler kazandırabileceği, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini hızlandırabileceği ve sivil yaşamda da kullanılabilecek teknolojilerin gelişmesini sağlayabileceği belirtiliyor.

Tokyo yönetiminin yeni yaklaşımında savunma harcamaları, klasik bir kamu gideri olarak değil; üretim kapasitesi, teknoloji birikimi ve istihdam oluşturabilecek stratejik yatırım alanlarından biri olarak görülüyor.

Bu söylem, Başbakan Sanae Takaichi hükümetinin devlet destekli yatırımlarla Japon ekonomisinin düşük büyüme hızını aşma planıyla da örtüşüyor.

Belgenin kapağında asker değil aile var

Savunma belgesinin kamuoyuna sunuluş biçimi de Japonya’nın vermek istediği yeni mesajı yansıtıyor.

Önceki savunma belgelerinde askerler, savaş uçakları, gemiler ve askeri armalar öne çıkarken yeni belgenin anime tarzındaki kapağında gülümseyen bir aile ile teknolojik bir kent görüntüsü kullanıldı.

Japonya Savunma Bakanlığı, bu tercihin ülkenin geleceğine ilişkin ileri teknoloji odaklı ve olumlu bir görüntü oluşturmayı amaçladığını bildirdi.

Böylece savunma yatırımı yalnızca silahlanma ve bölgesel tehditler üzerinden değil, günlük yaşamı ve gelecekteki ekonomik refahı destekleyebilecek bir dönüşüm olarak anlatılmaya başlandı.

Ancak bu yaklaşım, İkinci Dünya Savaşı sonrasında askeri faaliyetlerini uzun yıllar sınırlayan Japonya açısından önemli bir zihniyet değişimini de temsil ediyor.

Startuplara askeri üretim kapısı açılıyor

Japonya savunmayı yeni büyüme motoru ilan etti - Resim : 1

Yeni planın en dikkat çekici bölümlerinden birini savunma sanayisine girişimlerin ve sivil teknoloji şirketlerinin dahil edilmesi oluşturuyor.

Japonya, ticari amaçlarla geliştirilen yazılım, yapay zekâ, sensör, batarya, motor ve otonom sistemlerin askeri ekipmanlarda daha fazla kullanılmasını hedefliyor.

Savunma Bakanlığı, 2026 mali yılından itibaren yeni girişimlerin araştırma ve geliştirme programlarına katılımını kolaylaştıracak destek mekanizmalarını devreye alıyor.

Bu kapsamda girişimlerin ilk aşamadaki teknoloji çalışmalarına yaklaşık 7 milyar yen kaynak ayrılması, başarılı projelerin daha büyük ölçekli savunma programlarına taşınması planlanıyor.

Japonya’da büyük ve köklü şirketlerin önemli bir bölümü geçmişte ölümcül silahlarla ilişkilendirilmekten kaçınıyordu. Yeni dönemde ise çift kullanımlı teknoloji geliştiren daha küçük girişimlerin savunma alanına ilgisinin arttığı görülüyor.

Tokyo yönetimi bu şirketleri destekleyerek hem savunma sanayisinin tedarikçi tabanını genişletmeyi hem de yeni teknolojilerin daha hızlı biçimde askeri kullanıma aktarılmasını amaçlıyor.

Füze ve drone yatırımları öne çıkıyor

Japonya savunmayı yeni büyüme motoru ilan etti - Resim : 2

Japonya’nın son yıllardaki savunma harcamalarının önemli bölümü uzun menzilli füze sistemlerine ayrıldı.

Ülke, bin kilometreden daha uzaktaki hedeflere ulaşabilecek füzelere yatırım yaparak saldırıya uğramadan önce tehditleri etkisiz hale getirebilecek karşı saldırı kapasitesi oluşturmaya çalışıyor.

Yeni dönemin ikinci büyük yatırım alanını ise insansız sistemler oluşturuyor. Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşlarda düşük maliyetli dronların daha pahalı askeri sistemler üzerinde etkili olması, Japonya’nın savunma planlarını da değiştirdi.

Japonya Savunma Teçhizat ve Teknoloji Ajansı, hızlandırılmış geliştirme programı kapsamında başvuran 38 şirket arasından dört drone üreticisini seçti. Bu sistemlerin deniz kuvvetleri tarafından test edilmesi ve başarılı ürünlerin daha geniş programlara dahil edilmesi planlanıyor.

İnsansız araçların Japonya açısından bir başka önemi de azalan nüfus ve daralan asker sayısı. Tokyo yönetimi, insan gücüyle yürütülen bazı görevleri otonom sistemlere aktararak ordudaki personel açığını sınırlamayı hedefliyor.

Çin en büyük stratejik sınama olarak gösterildi

Savunma belgesinde Çin’in askeri faaliyetleri Japonya’nın karşı karşıya bulunduğu en büyük stratejik sınama olarak tanımlandı.

Tokyo yönetimi özellikle Çin donanmasının Pasifik Okyanusu’ndaki faaliyetlerinin artmasını, Tayvan çevresindeki askeri hareketliliği ve Çin ile Rusya’nın Japonya yakınlarında gerçekleştirdiği ortak operasyonları yakından izliyor.

Tayvan çevresinde çıkabilecek uzun süreli bir çatışmanın Japonya’yı da içine çekebileceği düşüncesi, Tokyo’nun füze, hava savunma ve deniz gücü yatırımlarını hızlandırmasına neden oluyor.

Kuzey Kore’nin balistik ve hipersonik füze kapasitesindeki gelişmeler de Japonya açısından giderek daha acil bir tehdit olarak değerlendiriliyor.

Bu güvenlik tablosu, hükümetin savunma bütçesini milli gelirin yüzde 2’si seviyesine çıkarmasına ve İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en büyük askeri genişleme programını başlatmasına zemin hazırladı.

Silah ihracatı ekonomik hesabın yeni ayağı

Japonya savunmayı yeni büyüme motoru ilan etti - Resim : 3

Japonya, savunma sanayisini büyütmek amacıyla silah ve askeri ekipman ihracatına yönelik uzun süredir uyguladığı sınırlamaları da gevşetiyor.

Hükümet, ortak geliştirme ve üretim projelerinin Japon şirketlerine daha büyük siparişler sağlayacağını ve ülkedeki savunma üretim kapasitesinin korunmasına katkıda bulunacağını düşünüyor.

Japonya, Avustralya ile geliştirilmiş Mogami sınıfı fırkateynlerin transferini kapsayan büyük bir anlaşmaya yönelirken Yeni Zelanda ile benzer bir proje üzerinde görüşmeler yürütüyor. Filipinler’e emekliye ayrılan bazı destroyerlerin satılması da gündemde bulunuyor.

Savunma ihracatının büyümesi, Japon üreticilerin yalnızca iç siparişlere bağımlı kalmasını önleyebilir. Ancak askeri satışların genişletilmesi, ülkenin savaş sonrası barışçı dış politika çizgisinin geleceğine ilişkin tartışmaları da artırıyor.

Büyüme hesabının önünde kamu borcu var

Japonya savunmayı yeni büyüme motoru ilan etti - Resim : 4

Savunma yatırımlarının büyüme motoruna dönüştürülmesi hedeflenirken programın nasıl finanse edileceği en büyük soru olarak öne çıkıyor.

Japonya, savunma harcamalarını milli gelirin yüzde 2’sine çıkarmak için vergi artışları, bütçe düzenlemeleri ve tek seferlik gelirlerden oluşan karma bir finansman modeli kullanıyor.

Takaichi hükümeti, Mart 2027’de sona erecek mali yıl için 122,3 trilyon yenlik rekor büyüklükte bütçe hazırladı. Enerji maliyetlerinin hane halkı ve şirketler üzerindeki etkisini azaltmak için buna 3,1 trilyon yenlik ek paket de eklendi.

Savunma, sosyal güvenlik, enerji desteği ve yaşlanan nüfusun giderleri aynı bütçe üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturuyor.

Japonya’nın kamu borcunun büyüklüğü dikkate alındığında savunma harcamalarında yeni artışların vergi, borçlanma veya diğer kamu hizmetlerinde kesinti gerektirmesi mümkün görülüyor.

Bu nedenle Japonya’nın yeni savunma modeli yalnızca askeri kapasite açısından değil, silah üretiminin gerçekten büyüme ve refah sağlayıp sağlamayacağı bakımından da sınanacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ
japonya