Jeotermalden 2040’a kadar YEKDEM desteği talebi

Jeotermal Enerji Derneği, YEKDEM kapsamındaki santrallerin işletmeye giriş süresinin 2030’dan 2040’a uzatılmasını ve sektörün izin süreçlerini tek merkezden koordine edecek yeni bir yapı kurulmasını istedi. Sektör, 2035’te 4.500 MW kurulu güce ulaşmak için bütüncül bir Jeotermal Kanunu talep ediyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Jeotermalden 2040’a kadar YEKDEM desteği talebi

Jeotermal Enerji Derneği (JED), Türkiye Büyük Mil­let Meclisi’nin (TBMM) yeni yasama yılında jeotermal ya­tırımların önünü açacak düzen­lemelerin gündeme alınmasını istedi. Dernek; YEKDEM kapsa­mındaki santrallerin işletmeye giriş süresinin 2030’dan 2040’a uzatılması, izin ve ruhsat süreç­lerinin tek merkezden koordine edilmesi ve arama-sondaj yatı­rımlarına yönelik desteklerin ge­liştirilmesini talep etti.

JED Yönetim Kurulu Başka­nı Ali Kındap, sektörün öncelik­li gündem maddelerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile paylaştıklarını belirterek, jeoter­mal yatırımlarında uzun vadeli öngörülebilirliğin artırılması ge­rektiğini söyledi.

Öncelikli talep 2040 takvimi

Kındap, sektörün ilk talebinin YEKDEM kapsamındaki sant­rallerin işletmeye giriş tarihinin 31 Aralık 2030’dan 2040’a uza­tılması olduğunu belirtti. Jeoter­mal santrallerin ruhsatlandırma, izin, denetim, imar ve taşınmaz temini süreçlerinin tek merkez­den yürütülmesini istediklerini kaydeden Kındap, arama ve son­daj yatırımlarında risk paylaşımı ve sigorta modelleri dahil teşvik­lerin geliştirilmesini talep ettik­lerini ifade etti. Dernek ayrıca güneş enerjisiyle hibrit jeotermal santral­lerin geliştirilmesi, jeo­termalin entegre kulla­nımının teşvik edilme­si, stratejik mineraller ve Geliştirilmiş Jeoter­mal Sistemler konusun­da yeni düzenlemeler yapılması­nı önerdi.

Hedef 4.500 MW

Türkiye’nin 2035 Ulusal Ener­ji Hedefi’nde jeotermal kurulu gücünün mevcut yaklaşık 1.800 MW seviyesinden 4.500 MW’a çıkarılmasının öngörüldüğünü hatırlatan Kındap, sektörün bu yatırım hedefini ger­çekleştirecek finansal kapasite ve insan kay­nağına sahip olduğunu belirtti. Mevcut yapı­da jeotermal yatırımla­rının merkezi ve yerel yönetimlerde farklı uy­gulamalarla karşılaştı­ğını ifade eden Kındap, farklı izin ve denetim süreçlerinin yatırım sürelerini uzattığını ve maliyet­leri artırdığını söyledi. Kındap, yeni yasama yılında bütüncül bir Jeotermal Kanunu’nun Meclis gündemine alınmasını bekledik­lerini belirterek, tüm süreçlerin ortak standartlarla yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Türk jeotermal sektörünün TBMM'den 6 talebi

* Tek merkezden koordinasyon: Ruhsat, izin, denetim, veri yönetimi ve taşınmaz temini süreçlerini koordine edecek uzmanlaşmış güçlü bir yapı kurulmalı.

* Bütüncül Jeotermal Kanunu: Elektrik üretiminin yanı sıra ısıtma, seracılık, kurutma, termal turizm ve stratejik madenciliği kapsayan yeni bir yasal çerçeve oluşturulmalı.

* Arama ve sondaja destek: Jeotermal arama ve sondaj yatırımlarına vergi teşvikleri, risk paylaşımı ve sigorta mekanizmaları sağlanmalı.

* Süper İzin” kapsamına alınmalı: Rüzgâr ve güneş yatırımlarında uygulanan izin kolaylıkları jeotermal yatırımlara da uygulanarak yatırım süreçleri hızlandırılmalı.

* Yeni teknolojiler desteklenmeli: Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (EGS), kızgın kuru kayaç teknolojileri ve jeotermal akışkandan lityum, bor gibi elementlerin geri kazanımına yönelik mevzuat ve teşvik altyapısı oluşturulmalı.