Küresel belirsizlik ortamına rağmen Türkiye’nin ihracatı rekora imza attı

Küresel ticarette korumacılığın yükseldiği, jeopolitik risklerin arttığı 2025 yılında Türkiye, 273.4 milyar dolarlık mal ihracatıyla Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Hizmetler ihracatının da 123 milyar doları aşacağı öngörüsüyle toplam ihracatın 396.5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bununla birlikte ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74.8’e yükseldi.

Küresel belirsizlik ortamına rağmen Türkiye’nin ihracatı rekora imza attı

Hüseyin VATANSEVER

Küresel ticaret açısından bakıldığında geride ka­lan 2025 yılı belirsizlik­lerin derinleştiği, rekabetin kı­zıştığı ve korumacılık duvarla­rının daha da yükseldiği bir yıl olarak hatırlanacak.

Enerji fi­yatlarındaki dengesizlik, navlun maliyetlerindeki dalgalanma ve başta ABD ile Avrupa Birliği (AB) olmak üzere büyük pazar­larda uygulanan korumacı po­litikalar, ihracatçılar üzerinde baskı oluşturmaya devam etti. Zayıf dış talep, yakın coğrafya­daki savaşlar, iç karışıklıklar ve jeopolitik gerilimler, tarife artış­larının yarattığı ek yüklerle bir­leşti. Bütün bu olumsuzlukla­ra ve rekabetçilikte yaşanan so­runlara rağmen Türkiye, ihracat performansını korumaya çalıştı.

Aralık 2025 itibarıyla tarihi eşik aşıldı

Küresel boyutta yaşanan ge­lişmelerin giderek kararttı­ğı olumsuz havaya karşın Aralık 2025 ihracatının yüzde 12.8 ar­tış göstererek 26.4 milyar dola­ra ulaşmasıyla aylık bazda tüm zamanların en yüksek seviyesi­ne ulaşıldı. Böylece Türkiye eko­nomisinde aylık bazda gerçekle­şen ihracatta 26 milyar dolar eşiği ilk kez aşılmış oldu.

Bununla bir­likte aylık bazda geçen yıla göre 3 milyar dolarlık net artış sağlandı. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Aralık 2025 döneminde ihraca­tın ithalatı karşılama oranı 1 puan artarak yüzde 73.7 olarak gerçek­leşti. Aynı dönemde enerji verile­ri hariç tutulduğunda, ihracatın ithalatı karşılama oranı 1.6 puan azalarak yüzde 85.2 olarak ger­çekleşti. Bununla birlikte enerji ve altın verileri hariç tutulduğun­da ise ihracatın ithalatı karşıla­ma oranı 2.6 puan azalarak yüzde 90.1 olarak gerçekleşti.

Yıllık mal ihracatı ise Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tara­fından açıklanan 2025 yılı veri­lerine göre yüzde 4.5 yükselerek 273.4 milyar dolara çıktı ve Cum­huriyet tarihinin en yüksek sevi­yesine ulaşıldı. Böylece yıllık ih­racat, 2021 yılından bu yana 5’in­ci yılda da kesintisiz olarak artış trendini sürdürmüş oldu.

Hizmet­ler ihracatı açısında da güçlü se­yir devam ettiği görülürken, hiz­met gelirlerinin 2025 yılında net 6 milyar dolarlık artışla 123.1 mil­yar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Bu durumda mal ve hizmet ihra­catının toplamı 396.5 milyar do­lara ulaşacağı öngörülüyor. Genel olarak 2025 yılının ihracatçılar açısından zor geçen bir yıl olduğu değerlendirilirken; özellikle emek yoğun sektörlerin rekabetçiliğini kaybetmesi nedeniyle ihracatı ta­bana yaymakta zorluk yaşanıyor.

Otomotiv, kimyevi maddeler ve elektrik elektronik başı çekti

Sektörlere göre bakıldığın­da 2025 yılı ihracatında en bü­yük katkıyı yine otomotiv sek­törü verdi. Otomotiv sektörü, gerçekleştirdiği 41.5 milyar do­lar tutarında ihracat ile ilk sırayı alırken, kimyevi maddeler sek­törü de 31.9 milyar dolarla ikin­ciliği elde etti. Elektrik elektro­nik sektörü de gerçekleştirdiği 17.7 milyar dolarlık ihracat ile üçüncü sırada yer aldı.

Geride kalan 2025 yılında Tür­kiye’nin ihracatı önceki yıla göre 11.6 milyar dolar artış gösterir­ken, söz konusu artışın yaklaşık 10 milyar dolarlık kısmının oto­motiv, savunma sanayii, kimya ve elektrik-elektronik sektörle­rinden geldiği belirtiliyor. Özel­likle bu sektörlerdeki birkaç fir­manın gösterdiği performansın ihracatçıları artıya taşıdığı kay­dediliyor. Diğer yandan ihracat başarısında 5.4 milyar dolarlık parite katkısının da etkisi olduğu belirtiliyor. Diğer yandan 2025 yılında bir önceki yıla göre 26 alt sektörden 18’i ihracatını artırır­ken 8’inde gerileme yaşandı.

33 il 1 milyar doları aştı

Türkiye’nin 2025 yılı ihracat panoramasına bakıldığında ih­racatın ülke geneline yayılmayı sürdürdüğü görülüyor. 2025 yı­lı verilerine bakıldığında 33 ilin 1 milyar doların üzerinde ihra­cat yaptığı görülürken, 46 ilin de ihracat artışı kaydettiği verile­re yansıdı. Buna göre en fazla ih­racat gerçekleştiren iller sırala­masında İstanbul gerçekleştirdi­ği 57.8 milyar dolar ihracat ile ilk sırayı aldı. İkinciliğe 35.1 milyar dolar ihracat ile Kocaeli yerleşir­ken, onu 23.6 milyar dolar ihra­cat ile İzmir takip etti. Buna ilave olarak 20 milyar dolar ihracat ile Bursa ve 13.2 milyar dolar ihracat ile Tekirdağ illeri ilk 5’te yer aldı.

İhracatını 2025 yılında en çok artıran il Kocaeli oldu

Türkiye’nin 2025 yılı ihracatın­da Kocaeli, 3.1 milyar dolarlık ar­tışla İhracatta en fazla artış göste­ren birinci il oldu. Ankara, 1.9 mil­yar dolarlık artışla ikinciliği elde ederkin, 1.8 milyon dolarlık artış­la Çorum üçüncü sıraya yerleşti. Bursa, 1.7 milyar dolarlık artışla dördüncü il olurken, onu 805 mil­yon dolarlık artışla İstanbul izledi.

Almanya zirvedeki yerini korudu

Ülke bazında ihracat artışın­da Almanya 1.7 milyar dolarla ilk sırayı alırken, Birleşik Krallık 1.4 milyar dolar, Suriye ise 1.3 milyar dolarlık artışla dikkat çekti. Suri­ye’de 8 Aralık sonrası oluşan yeni dönemin, ticari ilişkilere de olum­lu yansıması bekleniyor.

Diğer taraftan bakındığında Türkiye, AB’nin en büyük 5’in­ci ticaret ortağı haline geldi ve Türkiye ile AB arasındaki tica­ret hacmi 2025 yılında 232,7 mil­yar dolar seviyesine çıktı. Birlik ülkelerine Türkiye’nin ihracatı yüzde 78 artış göstererek 117 mil­yar doları buldu. Bununla birlik­te Türkiye-AB arasındaki ticari ilişkilerin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi yolunda Gümrük Birliği’nin yeniden ele alınma­sı ve Gümrük Birliği’nin moder­nizasyonu artık kaçınılmaz bir hal aldı. Türkiye’nin beklentisi, AB’nin gerekli adımları hızlandı­rarak sürecin hızla başlatılması noktasında yoğunlaşıyor.

Teknolojide dönüşüm ihracata da yansıdı

İhracatın yapısındaki teknolo­jik dönüşüm dikkat çekiyor. Yük­sek teknolojili ürün ihracatı yüz­de 12.7 artışla 9.9 milyar dolara ulaşırken, orta-yüksek teknolo­jili ürün ihracatı ise yüzde 10.6 artışla 102.1 milyar dolara çık­tı. Söz konusu ürünlerin toplam ihracattaki payı ise 2025 yılın­da yüzde 43.5’e yükseldi. Sektö­rel bazda motorlu kara taşıtları ihracatı 4.3 milyar dolar artışla 36.7 milyar dolara, elektrikli ma­kine ve cihazlar 1.3 milyar dolar artışla 17.8 milyar dolara ulaştı. Savunma sanayii ihracatı ise 9.8 milyar dolara çıkarak, dikkate değer büyüme gösterdi.

Dış ticaret hacmi 640 milyar dolara yaklaştı

Söz konusu dönemde Türki­ye’nin ithalatı ise yüzde 6.3 ora­nında artarak 365.5 milyar dolar olarak kaydedildi. Bununla bir­likte dış ticaret hacmi ise yüzde 5.5 oranında artarak 638.9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekono­mideki canlanma, altın fiyatla­rı ve ithalat değerindeki artış bu tabloda etkili oldu. Buna rağmen ihracatın ithalatı karşılama ora­nı yüzde 74.8’e yükseldi.

“Küresel enflasyonun gerilemesi yeni fırsatlar yaratabilir”

 Küresel talepteki yavaşlama ve finansman koşullarındaki sıkılığa rağmen Türk ihracatçısının üretim ve pazarlama gücünü koruduğunu ifade eden DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar, 2026 yılı için temkinli ancak gerçekçi bir iyimserlikten söz etmenin mümkün olduğunu belirtti. Küresel enflasyonun kademeli olarak gerilemesi, Avrupa’da talep tarafında toparlanma beklentileri ve Asya pazarlarında süregelen dinamizmin, Türkiye açısından yeni ihracat fırsatları yaratabileceğine değinen Hakan Çınar, “2026'da ihracatçılarımızı bekleyen en önemli başlıklar arasında yeşil dönüşüm, karbon düzenlemeleri ve dijitalleşme yer alıyor” dedi.

“İhracatımızı her yıl çift haneli artırmak durumundayız”

Rekabetçiliğin sertleştiği, korumacılık duvarlarının her gün biraz daha yükseldiği bir dönemde beklemeyi değil mücadele etmeyi seçtiklerinin altını çizen TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “65 ülkeye ihracatımızda en yüksek yıllk değerlerimize ulaştık” dedi. Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Mustafa Gültepe, “Bu hedef için hızımıza hız katmak, ihracatımızı her yıl çift haneli artırmak durumundayız.

Yani yatırımı, üretimi, istihdamı ve ihracatı yeniden ekonominin lokomotifi haline getirmeliyiz” ifadesini kullandı. İhracatçılara verilen her desteğin büyük önem taşıdığına dikkat çeken TİM Başkanı Gültepe, “Rekabetçilikte zorlanan sektörlerimiz için istihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin de 2 bin 500 liraya çıkarılmasını, döviz dönüşüm desteğinin daha etkin ve verimli şekilde uygulanması için gözden geçirilmesini, ihracatçımızın uzun vadeli ve düşük faizli krediye erişimini sağlayacak finansman paketlerinin devreye alınmasını bekliyoruz” dedi.