Küresel şirket alım ve birleşmelerinde sert düşüş
Küresel şirket birleşme ve satın almalarının hacmi üçüncü çeyrekte 986 milyar dolara geriledi. Önceki çeyrekte 1,7 trilyon dolara yaklaşan piyasa üç ayda yaklaşık 700 milyar dolar kaybederken yüksek faizler şirketleri frene bastırdı.
Küresel şirket satın alma piyasasında yılın ilk yarısındaki hızlı yükseliş üçüncü çeyrekte tersine döndü. Şirket birleşme ve satın almalarının toplam değeri temmuz-eylül döneminde 986 milyar dolara inerek yeniden 1 trilyon dolar sınırının altına geriledi.
LSEG verilerine göre işlem hacmi ikinci çeyrekte yaklaşık 1,7 trilyon dolarla rekor seviyelere yaklaşmıştı. Böylece yalnızca üç ay içinde şirket satın almalarında yaklaşık 700 milyar dolarlık hacim kaybı yaşandı.
Üç ayda yaklaşık 700 milyar dolar eridi

Küresel birleşme ve satın alma faaliyetlerinin değeri üçüncü çeyrekte 986 milyar dolar olarak hesaplandı. Bir önceki üç aylık dönemde işlem hacmi yaklaşık 1,7 trilyon dolara ulaşmıştı. Bu rakamlar satın alma piyasasında çeyreklik bazda yaklaşık 700 milyar dolarlık sert bir geri çekilmeye işaret ediyor.
Yıllık karşılaştırmada ise düşüş daha sınırlı kaldı. Üçüncü çeyrekteki işlem hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azaldı.
1 trilyon dolar eşiği kırıldı

Üçüncü çeyrek aynı zamanda küresel satın alma piyasası açısından önemli bir eşiğin aşağı geçilmesi anlamına geldi. Birleşme ve satın alma hacmi, ABD Başkanı Donald Trump'ın ticaret savaşını başlatmasından bu yana ilk kez bir çeyrekte 1 trilyon doların altında kaldı.
Yılın ilk yarısında şirketlerin tarife belirsizliklerini ve Orta Doğu'daki jeopolitik riskleri geride bırakmaya başlaması satın alma iştahını artırmıştı. Ancak üçüncü çeyrek itibarıyla yüksek finansman maliyetleri yeniden belirleyici hale geldi.
Rekor yıl ihtimali zayıfladı

2026'nın ilk yarısındaki hızlı yükseliş küresel birleşme ve satın almalarda rekor yıl beklentisini güçlendirmişti. Ancak üçüncü çeyrekteki sert düşüş bu beklentiyi önemli ölçüde zayıflattı.
Yılın ilk dokuz ayında açıklanan toplam birleşme ve satın alma işlemlerinin değeri yaklaşık 3,9 trilyon dolara ulaştı. Bu rakam güçlü görünmesine rağmen 2021'in aynı döneminde kaydedilen yaklaşık 4,2 trilyon doların altında kaldı.
Dolayısıyla 2026'nın yeni bir rekor yılına dönüşebilmesi için son çeyrekte işlem iştahının yeniden hızlanması gerekiyor.
Yüksek faiz satın almaları pahalılaştırdı

Piyasadaki yavaşlamanın en önemli nedenlerinden biri yüksek faiz ortamı. Şirket satın almalarında büyük işlemler çoğu zaman borç finansmanıyla destekleniyor. Tahvil getirileri ve kredi maliyetleri yükseldiğinde satın almaların finansmanı da daha pahalı hale geliyor.
Bu durum özellikle yüksek borç kullanılarak yapılan özel sermaye işlemlerini ve orta büyüklükteki şirket satın almalarını baskılıyor. Büyük ve nakit gücü yüksek şirketler stratejik işlemleri sürdürebilirken finansmana daha bağımlı alıcıların beklemeyi tercih ettiği görülüyor.
Yapay zekâ şirketlerin planlarını değiştirdi

Satın alma piyasasında yeni belirsizlik kaynaklarından biri de yapay zekâ dönüşümü. Şirketler bir yandan yapay zekâ, veri merkezi, yazılım ve otomasyon yatırımlarına milyarlarca dolar ayırırken diğer yandan bugün satın alınacak işletmelerin birkaç yıl sonraki değerini hesaplamakta zorlanıyor.
Teknolojik dönüşüm bazı şirketlerde satın alma baskısını artırırken bazı yönetim kurullarında tam tersine bekleme eğilimi oluşturuyor.
Özellikle yazılım ve teknoloji şirketlerinde yapay zekânın mevcut iş modellerini ne ölçüde değiştireceği konusundaki belirsizlik, değerleme konusunda alıcılarla satıcılar arasındaki farkı büyütebiliyor.
Daha az işlem, daha büyük satın almalar

Piyasadaki diğer dikkat çekici eğilim ise toplam işlem sayısındaki zayıflığa rağmen büyük satın almaların devam etmesi. Şirketler artık çok sayıda küçük işlem yerine stratejik önem taşıyan daha büyük anlaşmalara odaklanıyor.
Bu nedenle toplam hacim güçlü kalabilse bile satın alma faaliyetleri giderek daha az sayıda büyük işleme bağımlı hale geliyor. Yılın ilk yarısındaki yüksek toplam hacmin arkasında da çok büyük şirket birleşmeleri ve satın almaları bulunuyordu.
Gözler son çeyreğe çevrildi

Küresel satın alma piyasasının yönünü yılın son üç ayında faizler, şirket finansman maliyetleri ve ABD'deki siyasi görünüm belirleyecek.
Faizlerin yüksek kalmaya devam etmesi özellikle borçla finanse edilen işlemler üzerinde baskıyı sürdürebilir.
Buna karşılık şirketlerin rekabet avantajı kazanmak, teknoloji kapasitesini artırmak veya yeni pazarlara girmek için büyük stratejik satın almalara devam etmesi bekleniyor.
Üçüncü çeyrekteki 986 milyar dolarlık sonuç ise yılın ilk yarısındaki güçlü satın alma dalgasının aynı hızla devam etmediğini açık biçimde ortaya koydu.