Makine ihracatında tonaj düştü, fiyat rekor kırdı

Makine imalat sa­nayiinde 2025 yılı, miktar kay­bına rağmen değer artışıy­la tamamlandı.

Makine ihracatında tonaj düştü, fiyat rekor kırdı

Konsolide verilere göre serbest böl­geler dâhil toplam maki­ne ihracatı, geçen yılın ay­nı dönemine kıyasla yüzde 1,9 artarak 28,7 milyar do­lara yükseldi. Aynı dönem­de ihracat tonajı yüzde 6,3 gerilerken, kilogram başı­na ortalama ihracat fiyatı 8,1 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Kasım sonu itibarıyla yıl­lıklandırılmış makine itha­latı 45,6 milyar dolar olur­ken, ihracatın ithalatı kar­şılama oranı yüzde 62,6 olarak gerçekleşti. Veriler, makine sanayiinin daha az ama daha pahalı ürün ihraç ederek gelirini koruduğuna işaret etti.

Gelişmiş pazarlarda güçlü artış

2025’te Almanya’ya ya­pılan makine ihracatı yüz­de 6,8 artışla 3,2 milyar do­lara yükseldi. ABD’ye ihra­cat ise yüzde 9’luk artışla 2 milyar dolara yaklaştı. Buna karşılık Rusya ile ti­caretteki kısıtlamalar ih­racata yaklaşık 700 mil­yon dolarlık olumsuz etki yaptı. Irak pazarında yüz­de 9,8’lik daralma yaşanır­ken, bu ülkede 70 milyon dolarlık gelir kaybı kayde­dildi. Öte yandan makine ihracatının yüzde 189 art­tığı Suriye’de ihracat 130,6 milyon dolara ulaştı. Aralık ayında ise ihracat, geçen yı­lın aynı ayına göre yüzde 14 sıçrayarak 2,7 milyar dolar oldu. Bu dönemde Alman­ya, ABD ve İtalya gibi geliş­miş pazarlara aylık bazda yüzde 30’un üzerinde artış­lar görüldü.

“Ucuz ithalat, pahalı ihracatla dengeleniyor”

Makine İhracatçıları Bir­liği Başkanı Kutlu Karave­lioğlu, 2026’ya ilişkin de­ğerlendirmesinde küresel belirsizliklere dikkat çek­ti. Karavelioğlu, dünya ma­kine ihracatının 2025’te yaklaşık yüzde 10 arttığı­nın öngörüldüğünü belirte­rek, fiyat artışlarının küre­sel ölçekte sürdüğünü söy­ledi. Ucuz makinelerin iç pazarda yarattığı baskıya rağmen, mühendislik içeri­ği yüksek ve katma değerli ürünlere yönelerek ihracat gelirlerinin korunduğunu vurgulayan Karavelioğlu, düşük kur ve yüksek faiz yü­künün işletmeler üzerin­deki baskısının sürdüğünü ifade etti. 2026’nın özellikle ilk yarısının kârlılık ve na­kit akışı açısından zorlayıcı olacağını dile getirdi.

Euro Bölgesi imalat PMI verilerinin zayıf seyrine dikkat çeken Karavelioğlu, Avrupa’da genel yatırım iş­tahı düşük olsa da savunma, altyapı ve enerji gibi strate­jik alanlarda makine talebi­nin artabileceğini söyledi. AB’nin Serbest Ticaret An­laşmaları yoluyla yeni tica­ri ittifaklar kurduğunu be­lirten Karavelioğlu, Türki­ye’nin de bu yeni mimarinin dışında kalmaması gerek­tiğini vurguladı. MERCO­SUR anlaşmasının makine sektörü açısından önem­li fırsatlar sunduğunu kay­deden Karavelioğlu, Tür­kiye’nin AB ile entegrasyo­nunu pazar erişimi ve eşit rekabet koşulları temelinde yeniden ele almasının öne­mine işaret etti.

“Makinede hizmet, fiyattan daha belirleyici”

Karavelioğlu, satış son­rası hizmetlerin rekabet­te belirleyici hale geldiği­ni söyledi. Savunma sanayi yatırımlarının makine sek­törüne talep yarattığını ifa­de eden Karavelioğlu, oto­masyon, döküm, ısıl işlem ve test sistemleri gibi alt sektörlerde Türkiye’nin re­kabet avantajı yakalayabi­leceğini dile getirdi. Maki­ne ithalatının Kasım sonu itibarıyla yüzde 12,7 artma­sı ve Çin’den yapılan ithala­tın toplam içindeki payının yüzde 27,8’e yükselmesi, teknolojik bağımlılığın de­rinleştiğine işaret etti.