Paris'e 20 Çinli marka geliyor: Avrupa otomotivinde rekabet büyüyor

Paris Otomobil Fuarı'na katılacak Çinli marka sayısı iki yılda iki katına çıkarak 20'ye ulaştı. Avrupa'da elektrikli ve hibrit araç satışlarında paylarını artıran Çinli üreticiler, yüksek gümrük vergilerini şarj edilebilir hibrit modellerle aşmaya çalışıyor. Rekabet sertleşiyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Paris'e 20 Çinli marka geliyor: Avrupa otomotivinde rekabet büyüyor

Avrupa otomotiv sektöründe Çinli üreticilerin yükselişi, gelecek hafta başlayacak Paris Otomobil Fuarı'na da yansıdı. 12 Ekim'de kapılarını basına açacak organizasyona 20 Çinli otomobil markasının katılması bekleniyor. Böylece Çinli markaların fuardaki varlığı, 2024 yılında düzenlenen bir önceki organizasyona göre iki katına çıkacak.

BYD ve Chery gibi Avrupa pazarında satış ağlarını genişleten üreticilere Aito ve Avatr gibi yeni markalar da katılacak. Çinli şirketlerin artan katılımı, Avrupa'nın köklü otomobil üreticilerinin hem kendi pazarlarında hem de küresel ölçekte karşılaştığı rekabetin boyutunu ortaya koyuyor.

Üstelik Çinli markaların büyümesi, Avrupa Birliği'nin Çin'de üretilen elektrikli otomobillere uyguladığı ek gümrük vergilerine rağmen sürüyor. Üreticiler, şarj edilebilir hibrit araçlara yönelerek hem tüketicilerin farklı ihtiyaçlarına yanıt veriyor hem de mevcut vergi düzenlemelerinin kapsamı dışında kalan modellerden yararlanıyor.

Çinli markaların sayısı iki katına çıktı

Paris'e 20 Çinli marka geliyor: Avrupa otomotivinde rekabet büyüyor - Resim : 1

Paris Otomobil Fuarı, 12-18 Ekim tarihleri arasında Fransa'nın başkentinde düzenlenecek. Basın etkinliklerinin ardından fuar 13 Ekim'de ziyaretçileri ağırlamaya başlayacak.

Organizasyonda yer alması beklenen 20 Çinli marka arasında BYD, Chery, Geely, Changan, GAC, Xpeng, Zeekr, Li Auto ve Leapmotor bulunuyor.

Aito, Avatr ve diğer yeni katılımcılar da Avrupa'da tanınırlıklarını artırmak için fuarı kullanmayı hedefliyor.

Katılımcı sayısındaki yükseliş dikkat çekici. 2024 yılındaki Paris Otomobil Fuarı'nda yaklaşık 10 Çinli marka bulunurken bu yıl sayı 20'ye ulaşacak.

Çinli üreticilerin Avrupa pazarına ilgisinin artmasında iki önemli etken bulunuyor.

Bunlardan ilki, Çin iç pazarında rekabetin sertleşmesi ve satış büyümesinin yavaşlaması. Çok sayıda yerli markanın aynı pazarda mücadele etmesi, şirketleri yeni satış alanları aramaya yöneltiyor.

İkinci etken ise ABD pazarına girişte karşılaşılan yüksek ticaret ve düzenleme engelleri. Bu nedenle Avrupa, Çinli otomobil üreticilerinin uluslararası büyüme stratejilerinde daha önemli bir yer tutuyor.

Paris'teki yoğun katılım, Çinli şirketlerin Avrupa pazarına yalnızca ihracat yoluyla değil, marka bilinirliği, dağıtım ağları ve yerel ortaklıklarla da yerleşmeye çalıştığını gösteriyor.

Şarj edilebilir hibritlerde pay yüzde 26'yı aştı

Paris'e 20 Çinli marka geliyor: Avrupa otomotivinde rekabet büyüyor - Resim : 2

Çinli üreticilerin Avrupa'daki yükselişi yalnızca fuarlardaki görünürlükle sınırlı değil.

Sektör verilerine göre Çinli markaların Avrupa elektrikli ve hibrit araç pazarındaki payı yüzde 10,7'ye ulaştı. Şarj edilebilir hibrit araçlarda ise Çinli üreticilerin payı yüzde 26'yı geçti.

Bu tablo, üreticilerin Avrupa Birliği'nin ticaret önlemlerine karşı ürün çeşitliliğini artırdığını gösteriyor.

AB, Çin'de üretilen bataryalı elektrikli otomobillere yönelik ek gümrük vergileri uyguluyor. Ancak bu önlemler aynı kapsamda şarj edilebilir hibrit otomobillere uygulanmıyor.

Çinli üreticiler de hem benzinli motor hem elektrikli batarya kullanan bu modelleri Avrupa pazarına daha yoğun biçimde sunuyor.

Şarj edilebilir hibrit araçlar, kısa mesafelerde elektrikle kullanılabilmeleri ve uzun yolculuklarda içten yanmalı motor desteği sağlamaları nedeniyle bazı tüketiciler açısından tamamen elektrikli modellere alternatif oluşturuyor.

Özellikle şarj altyapısının yetersiz olduğu bölgelerde bu araçların tercih edilmesi, Çinli markalara yeni müşteri gruplarına ulaşma imkânı sağlayabiliyor.

Bununla birlikte mevcut gümrük vergilerinin kapsamının genişletilmesi veya yeni ticaret önlemleri alınması, bu stratejinin maliyet avantajını değiştirebilir.

Avrupa üreticileri uygun fiyatlı modellerle karşılık veriyor

Paris'e 20 Çinli marka geliyor: Avrupa otomotivinde rekabet büyüyor - Resim : 3

Çinli markaların artan rekabeti, Avrupa'nın köklü otomobil üreticilerini de yeni stratejilere yöneltiyor.

Volkswagen, Renault, BMW ve Stellantis gibi üreticiler, elektrikli araç yatırımlarının yüksek maliyeti, zayıf talep ve Çinli rakiplerin fiyat rekabetiyle karşı karşıya bulunuyor.

Avrupalı üreticilerin Çin'deki satışlarında yaşanan gerileme de şirketlerin küresel faaliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor.

Paris Otomobil Fuarı, bu nedenle Avrupalı şirketlerin yeni modellerini tanıttıkları bir etkinliğin ötesinde, Çinli üreticiler karşısında nasıl rekabet edeceklerini ortaya koyacakları bir platform olacak.

Üreticiler, daha erişilebilir fiyatlı elektrikli modeller geliştirerek ve üretim maliyetlerini azaltmaya çalışarak pazar paylarını korumayı hedefliyor.

Stellantis, fuarda sekiz markasıyla 60'tan fazla araç sergilemeyi planlıyor. Şirketin tanıtacağı modeller arasında Leapmotor markasına ait yeni elektrikli otomobiller de bulunuyor.

Bu örnek, Çinli ve Avrupalı üreticiler arasındaki ilişkinin yalnızca doğrudan rekabetten oluşmadığını gösteriyor.

Bazı Avrupa şirketleri, Çinli üreticilerle ortaklıklar kurarak teknoloji ve üretim maliyetleri alanında avantaj elde etmeye çalışıyor.

Diğer yandan Avrupa Birliği, kamu desteklerinden yararlanacak araçlarda yerel üretim ve tedarik koşullarını güçlendirmeyi değerlendiriyor.

Bu yaklaşımın hayata geçirilmesi halinde yalnızca aracın satış fiyatı değil, üretildiği ülke ve kullanılan parçaların kaynağı da rekabet açısından önem kazanabilecek.

Türkiye'nin otomotiv sanayisi için ne anlama geliyor?

Paris'e 20 Çinli marka geliyor: Avrupa otomotivinde rekabet büyüyor - Resim : 4

Paris Otomobil Fuarı'nda Çinli üreticilerin artan ağırlığı, Avrupa pazarına yoğun biçimde ihracat yapan Türkiye'nin otomotiv sanayisi açısından da önem taşıyor.

Türkiye'deki otomotiv üreticileri ve yan sanayi şirketleri, Avrupa'daki büyük üreticilerin tedarik zincirlerinde önemli bir konuma sahip.

Çinli markaların Avrupa pazarında paylarını artırması, araç üretiminin ve parça talebinin hangi şirketlere yöneldiğini etkileyebilir.

Bu durum, bazı Türk tedarikçiler açısından mevcut siparişlerde rekabet baskısı oluştururken yeni üreticilerle işbirliği fırsatları da yaratabilir.

Özellikle Çinli otomobil şirketlerinin Avrupa'da yerel üretime yönelmesi, bölgedeki parça tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesini gündeme getiriyor.

Ancak Çinli markaların satışlarını artırmasının Türkiye'deki otomotiv ihracatını doğrudan azaltacağı sonucuna varmak doğru değil. Etki, markaların üretim yerlerine, tedarikçi tercihlerine ve Avrupa'daki toplam araç talebine bağlı olacak.

Türkiye açısından bir diğer önemli konu da Avrupa Birliği'nin hazırladığı yerel üretim ve içerik düzenlemeleri.

Yeni destek kurallarında Türkiye'nin ve Gümrük Birliği kapsamındaki ticaret ortaklarının nasıl değerlendirileceği, otomotiv yatırımları ve ihracat rekabeti üzerinde belirleyici olabilir.

Paris'te 20 Çinli markanın boy gösterecek olması, Avrupa otomotiv pazarındaki rekabetin ne kadar hızlandığını ortaya koyuyor. Ancak asıl ekonomik sonuç, bu markaların fuarda tanıtacakları modellerden çok, önümüzdeki dönemde Avrupa'da ne kadar araç satacakları ve üretimlerini hangi ülkelerde gerçekleştirecekleriyle belirlenecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ
otomotiv Avrupa çin