‘Samuraylar’ kürsüyü ‘Panzerler’e bıraktı

2023 yılının sonunda beklenmedik bir şekilde resesyona giren “Samurayların ülkesi” olarak bilinen Japonya, dünyanın üçüncü büyük ekonomisi ünvanını kaybetti. ABD ve Çin’den sonra artık “Panzerler,” Almanya, geliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Emre ERGÜL

Yıl: 2005… Dünyanın en büyük 5 ekonomisi şöyle sıralanıyordu: ABD, Japonya, Almanya, Birleşik Krallık, Çin… Yıl: 2010… Çin atakla, Birleşik Krallık da çöküşle sıralamayı değiştirdiler: ABD, Çin, Japonya, Almanya, Fransa… Yıl: 2015… Bu kez Fransa kayıplara karıştı: ABD, Çin, Japonya, Almanya, Birleşik Krallık…

2020-2023 arasında listenin 4 ve 5’inci sıralarında oynamalar yaşanırken, ilk 3 hiç değişmedi: ABD, Çin, Japonya… Taa ki düne kadar.. Dünya basınında bomba etkisi yaratan haber şu oldu: 2023 yılının sonunda beklenmedik bir şekilde resesyona giren “Samurayların ülkesi” diye adlandırılan Japonya, dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi ünvanını kaybetti. Koltuk artık “Panzerler”in, yanı Almanların…

Almanya’nın yükselişinden önce Japonya’nın neden 4’üncülüğe gerilediğine bir bakalım: l Japonya'nın gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) 2023 Temmuz-Eylül döneminde revize edilen yüzde 3.3'lük düşüşün ardından dördüncü çeyrekte bir yıl öncesine göre yüzde 0.4 daraldı.

(Bu, ekonomistler arasında yer alan yüzde 1.4'lük büyüme yönündeki ortalama tahminin çok altındaydı.) l Dördüncü çeyrekte GSYİH deflatörü yıllık bazda yüzde 3.8 seviyesinde gerçekleşti. Çeyreklik bazda GSYH yüzde 0.3 artış beklentilerine karşılık yüzde 0.1 daraldı. Bir önceki çeyrekte de yüzde 0.8'lik daralmayla karşılaşmıştı. İki çeyrek üst üste daralma yaşanması teknik resesyonun tanımı olarak kabul ediliyor.

Yüksek enflasyon, şu anda dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan ülkede iç talebi ve özel tüketimi kısıtladı. 2023 yılının tamamında, Japonya'nın nominal GSYİH'si 2023'e göre yüzde 5.7 artarak, 591.48 trilyon yen'e veya 2023'teki ortalama döviz kuruna göre 4.2 trilyon dolara ulaştı. l Yen, bu yılın başından bu yana ABD doları karşısında yüzde 6,6 oranında değer kaybederek, sanayileşmiş 10 ülke grubunun kullandığı para birimleri arasında en kötü performans gösterenlerden biri oldu.

l 1 Ocak’ta 200 kişinin ölümüne neden Japonya Denizi’ndeki depremi hatırlatan Japanmacro stratejisti Neil Newman, “Ülkede (2023’te) özel tüketim özellikle zayıftı ve piyasa beklentileri bunun sabit kalacağı yönündeydi. Maalesef bu durum depremin ardından ocak ayında daha da kötüleşecek. Doğal afet zamanlarında insanlar harcamayı bırakıyor” diyerek yakın zaman uyarısı da yaptı. The Japan Times’a göre, Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, nisan ayında faiz pranlarını artıracak.

Almanya, 2007’den sonra ilk kez ilk 3’te

Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya, Japonya’nın düşüşüyle birlikte üçüncülük koltuğuna oturdu. Böylece 2007’den bu yana ilk kez ilk 3’e girmiş olan Almanya'da 2023’te nominal GSYİH yüzde 6.3 artarak 591.48 trilyon yen'e ulaştı. Bu da 4.12 trilyon euro veya geçen yılın ortalama döviz kuruna göre 4.5 trilyon dolar ediyor.

Uzmanlar: Japonya 2024’te toparlar

ING Group kıdemli ekonomisti Min Joo Kang: "Hayalkırıklığı yaratan (dördüncü çeyrek) sonuca rağmen, 2024'ün [ilk çeyreğinde] GSYİH'nın toparlanmasını bekliyoruz." Capital Economics'teki analistler: “İşsizlik oranı 2023 Aralık’ta yüzde 2.4 ile 11 ayın en düşük seviyesine geriledi. Dahası, Japonya Merkez Bankası'nın Tankan anketi, tüm sektörlerde ve firma büyüklüklerinde iş koşullarının 2018'in dördüncü çeyreğinden bu yana en güçlü olduğunu gösterdi.

Hükümetin önümüzdeki ay düzenli bir inceleme sırasında dördüncü çeyrek rakamlarını yukarı doğru revize etmesi mümkün görünüyor.” Goldman Sachs analistleri: “Japonya ekonomisinin 2024'ün ilk çeyreğinde yüzde 1 büyüme kaydetmesini ve tüketimde ılımlı bir yükseliş eğilimi olmasını bekliyoruz. Sermaye harcamaları da aynı dönemde yüzde 1.3 oranında toparlanabilir.”

“Nüfusun azalması ve işçi açığı”

The Economic Times, Japonya’daki düşen nüfus oranına dikkat çekti: “Japonya ihracata da büyük ölçüde bağımlı, özellikle de zayıf yenin satışlarına yardımcı olduğu otomobillere… Ancak nüfusu azaldığı ve doğum oranları düşük kaldığı için işçi açığı oluştu. Bu noktada Almanya'dan daha fazla acı çekiyorlar.”