20 °C

Savunma sanayiinde yerli katkı yüzde 35.6'da kaldı

Savunma sanayiinde yerli katkı yüzde 35.6'da kaldı

Savunma sanayiinde yerli katkı yüzde 35.6'da kaldı

ANKARA - Türk savunma sanayiine yerli üreticilerin katkısı her geçen artmasına karşın 2006 yılı itibari ile yüzde 35,6 düzeyini geçemedi. Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) uzmanları yaptıkları çalışmayla, Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılık yeteneğini ölçtüler. Hazırlanan matriste, üretim yeteneğine göre, kara-deniz ve hava araçlarına ilişkin 75 ayrı üretim sınıfı değerlendirildi. Bu sınıflardan 20'sinde tasarım-üretim yapma yeteneği olduğu tespit edilirken, 25 üretim sınıfında Türkiye'nin ya hiç üretim yeteneği yok ya da sadece üretim bilgisine sahip durumda. Savunma Sanayi Müsteşarlığı uzmanları Hakkı Burak Sağ ve Bülent Ecevit Beyoğlu tarafından yapılan çalışmada, savunma sanayiinde bağımlılık kavramının genel ekonomik koşullar içinde "tam bağımlılık" ya da "tam bağımsızlık" biçiminde ayrılamayacağına işaret edildi. Dünya ekonomisinin karmaşık yapısının etkileşimsiz bir üretim sürecinin mümkün olmamasına yol açtığı belirtilen çalışmada, "Bu gerçekten hareketle, ilişkiler ağının yönetilmesi, savunma ve güvenlik alanının öncelikli sorunlarından biridir" görüşüne yer verildi. İsrail ve G. Kore ihracata odaklı Brezilya, İsveç, Güney Afrika, İsrail, Tayvan ve Güney Kore gibi bazı ülkelerin kendi kendine yeterlilik hedefiyle çalışmalar yürüttüğü, 1990'lı yıllarda bu stratejinin, Güney Afrika'nın yüzde 95, Güney Kore'nin yüzde 80, İsveç'in yüzde 70 kendine yeterlilik seviyelerine ulaştığı kaydedilen çalışmada, bu dönemden sonra ortaya çıkan sürdürülebilirlik ve finansman sorunları nedeniyle bu ülkelerin yeniden yapılanma ihtiyacı duyduklarının altı çizildi. Özellikle alt sistemler konusunda dışa bağımlılığın devam etmesinin soru işaretleri doğurduğu belirtilen çalışmada, İsveç'in hedefinden vazgeçerek yeniden yapılandığı, Brezilya'nın zırhlı araç ve savaş uçağı üretiminden çekildiğini, Güney Afrika'nın çalışan sayısını azalttığı belirtildi. Kendine yeterlilik stratejisini İsrail ve Güney Kore'nin sürdürdüğü ancak bu iki ülkenin de tamamen ihracata odaklandığı vurgulandı. Hedef pazarla uyumlu büyüme Çalışmada, bağımsızlık kavramından, "Çevreye kapalı ve izole bir savunma sanayii yaratma çabası değil, aksine güvenlik gereksinimlerine cevap verebilen ve uluslararası pazar ile uyumlu, sürdürülebilir bir sektör oluşturmanın" anlaşıldığı belirtildi. Çalışmada, Türkiye'nin 2006 yılı itibariyle yerli katkı oranının yüzde 35,6 olduğu belirtilirken, sadece yurtiçi satışlar dikkate alındığında, yüzde 50 yerli tedarik stratejik hedefine ulaşılması durumunda 500 milyon dolarlık pazar genişleme imkanı bulunduğu kaydedildi. 2010 yılında savunma harcamalarının yüzde 50'sinin yerli kaynaklardan sağlanması hedefinin hayata geçirilmesi durumunda mevcut 1 milyar 770 milyon dolar olan yerli şirket cirosunun 5 milyar doları aşabileceği kaydedildi.