TCMB Başkan Yardimcısı Cevdet Akçay: Dövize dönenin elini yakmak zorundasınız
"Dövize yanlış sebepten dolayı dönen herkesin eli çok ciddi şekilde yandı ve yakmak zorundasınız zaten" diyen TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, "Geçen seneki siyasi krizi bence çok iyi bir tepkiyle atlattık. Burada henüz tepkiler bitti diye bakamazsınız. Çünkü ne kadar geçici, ne kadar kalıcı hiç kimse bilmiyor. Ama bu tür dışsal şoklara karşı her zaman silahımız var" ifadelerini kullandı.
Recep ERÇİN
Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Osman Cevdet Akçay, savaşın getirdiği risklere ilişkin, "Dışsal şoklara karşı her zaman silahımız var. Yapacağımız şeyler var" dedi. Atılan adımın etkilerini günlük bazda takip ettiklerini dile getiren Akçay, yeterli görmedikleri noktada gerekeni yapacaklarını ifade etti. Nisan ayında emeklilik nedeniyle görevinden ayrılması beklenen Akçay, faiz seviyesinin ve makro ihtiyati tedbirlerin, döviz kurlarının seviyesi ile birlikte düşünülmesi gerektiğini belirtti. Akçay, şu aşamada tercih edilen politika setinin gerektiği durumlarda değiştirilebileceğini vurguladı.
Adımlar yeterli olmazsa gereği yapılacak
Akçay, önceki akşam Tarih Vakfı ve Robert Kolej Mezunları Derneği iş birliğiyle düzenlenen Bizim Tepe Tarih Sohbetleri etkinliğinde konuştu. Akçay burada dünyada ve Türkiye'de merkez bankacılığı tarihine ilişkin bilgiler paylaşırken, merkez bankaları ve piyasa aktörleri arasındaki iletişime dair görüşler de aktardı.
Toplantıda "Chatham House" kuralları geçerli olduğundan toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cevdet Akçay, Orta Doğu'daki gelişmelerin piyasalar üzerindeki etkisi ve TCMB tarafından atılan adımlara ilişkin şunları söyledi:
"Proaktif adımlar çok yerindeydi. Ondan sonra attığımız adımların yeterli olup olmadığına günlük bazda bakıyoruz. Yeterli görmezsek eğer zaten gerekeni yapacağız. Yapmaya mecburuz zaten. Bu tür şoklar, TCMB'nin doğru reaksiyon verdiğini ve rüştünü ispatlama anlamında gerekeni yaptığını gösterdi. Geçen sene bir siyasi kriz vardı. 2024 seçimlerinden evvel Türklerin korkunç bir TL şortlaması vardı. Yani patlayacak, kur gidecek vesaire. Orada da çok iyi bir reaksiyon verdik. Yani dövize yanlış sebepten dolayı dönen herkesin eli çok ciddi şekilde yandı ve yakmak zorundasınız zaten. Geçen seneki siyasi krizi bence çok iyi bir tepkiyle atlattık. Burada henüz tepkiler bitti diye bakamazsınız. Çünkü ne kadar geçici, ne kadar kalıcı hiç kimse bilmiyor. Ama bu tür dışsal şoklara karşı her zaman silahımız var. Yapacağımız şeyler var."
"Hatayı gördüğünüzde düzeltiyoruz"
Türkiye'nin enflasyonla mücadelede belli başarıları ve belli başarısızlıkları olduğunu fakat toplama bakıldığında her zaman bir şeylerden ders alındığını anlatan Akçay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bence alınmadığını düşünmek zaten çok yanlış bir şey. Hata yaptığınızı gördüğünüz anda hatadan dönmek bence zaten bir erdem. Bence hatada ısrar etmek çok yanlış bir şey. Şu anda siz de yanlış yapıyorsunuz diyenler var mesela! Belki bazılarını yapıyoruz ama gördüğümüz zaman düzeltmeye çalışıyoruz. Gücümüz yettiğince düzeltmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla sürecin içindeyiz hâlâ. Merkez Bankası da Türkiye'de evriliyor. Dünyada da evriliyor.
Türkiye'de merkez bankacılığının ben geleceğinin çok parlak olduğuna inanıyorum. Burada yeni merkez bankacı bazı arkadaşlar var. Girilmesi kolay bir yer değil merkez bankası. Zor bir yer. Hep de zaten zor olması lazım. Elemelerden geçip gelmeniz lazım. İnsan kaynağı çok zengin bir yer. İnsan kaybı olmuş. Ama hâlâ insan kaynağı çok zengin. Bence doğru yönetimle beraber banka ileride daha da önemli bir kurum haline bence gelecek. Biraz daha ayrıcalıklı bir konum olmasında bence daha fazla fayda var. Oraya doğru da evrilmeye çalışıyor. En azından ben içindeyken öyle yapmaya çalıştık."
"Kendime hiç güvenim yoktur"
TCMB Başkan Yardımcısı Akçay'a "Piyasa sizi anlamıyor mu yoksa anlamak mi istemiyor?" sorusunu yönelttiğimizde, "Confirmation bias (Kişinin önceden sahip olduğu inançları, değerleri veya kararları doğrulayan veya destekleyen bir şekilde bilgi arama, yorumlama, tercih etme ve hatırlama eğilimi)" terimine dikkat çekti.
Bunu aşmanın çok kolay olmadığını ifade eden Akçay, "Yani insanlar sizi okumak istedikleri gibi okuyorlar. Olduğunuz gibi okumayı reddediyorlar. Ona yapacağınız çok fazla bir şey yok. Orada da benim kendi birkaç görüşüm var. Merkez Bankası bence kendini, daha iyi demeyeceğim, sert ve iyi anlatmayı denese daha iyi olabilir. Çünkü her zorluk bizi sizi birazcık oraya itiyor. Yani biraz fazla biz aşağı yukarı herkesin yapabileceği bir iş gibi göstermiş olabiliriz. Yani elbette yaptığımız her şeyi bizden daha yapacak insanlar vardır ama hani gelen eleştiri onlardan değil. İletişim kısmı çok önemli. Yani iletişimi Merkez Bankası'nın çok kuvvetli ve iyi yapması lazım. Ne kadar zor bir süreç olduğunu, bunun başından beri ne kadar zor olduğunu daha temiz anlatsaydık daha çok işimize yarayabilirdi diye düşünüyorum ama insanlar bazen bana hani çok kendine güvenerek konuşuyorsun falan derler. Kendime hiç güvenim yoktur. Samimi söylüyorum size. Dediğim her şey yanlış olabilir. Görene kadar. Yani şu an onun doğru olduğuna inanıyorum ama doğru olmadığını gördüğüm anda hemen... Her zaman dediğim gibi en kötüyü bekleyip daha iyisinin olacağını ümit etmek operasyon modunuz olmalı. Dolayısıyla o modda çalıştığın sürece merkez bankacılığı yolunda gider. Öyle söyleyeyim ama piyasadan daha iyimser olmaya kalkmamak lazım. Ona takılmamanız lazım. Dediğim gibi piyasanın sizin ne tahmin ettiğinizi tahmin etmeye çalışması lazım. Çünkü size o kadar güveniyor olması lazım." dedi.
"Faiz indirimi de nerden çıktı demedim"
Akçay'a kendisine yöneltilen "Şahin bir merkez bankacı mısınız" sorusuna verdiği yanıtta şunları dile getirdi:
"Yani o nasıl gördüğünüze bağlı. Ben bildiğim şekliyle merkez bankacılığı yapıyorum. Bu şahin midir? Ben şunu da söylemeyeyim. Biz faiz indirimlerine başladığımız zaman indirim nereden çıktı demedim mesela. Öyle bir şey de yok. Ama zamanla miktarı vesaire. Bunların hepsi zaten yarı akademik tartışmalar ve olması gereken tartışmalar. Sizi insanlar orada durduğunuz yerden dolayı bir şekilde tanımlıyorsa o benim isteyerek yaptığım bir şey değil. İnsanların öyle tanımlamaları gerekiyor. Ben merkez bankacılık yapmaya çalışıyorum. Şahin veya güvercin olmaya çalışıyorum diye bakmıyorum."
"Not kararları ne yapacağımıza bağlı"
Altın satışlarına yönelik soruları yanıtlayan Cevdet Akçay, atılan adımların hiçbirine tek başına bakmamak bir paket olarak bakmak gerektiğini ifade etti. Rezervler ve kredi kuruluşlarının not indirimlerine ilişkin, "Ne yapacağımıza bağlı derim. Yani indirim gerektirecek hareket yaptığımıza kani olurlarsa indirim getirirler ama şoku doğru karşıladığımızı görürlerse hiçbir şey yapmazlar. Hatta övgü biri gelebilir" diyen Akçay, "Hepsi mümkün" ifadelerini kullandı.
Yaptıklarımız yapılmasa enflasyonu yüzde 200 olabilirdi
Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, toplantıda yaptığı konuşmanın Chatham House kurallarına tabi olduğunu ifade etti. Ancak toplantıdaki mesajları dün bazı dijital mecralarda yer aldı. Kamuoyuna açık hale gelen mesajların çarpıcı kısımlarını özetle dikkatinize sunuyoruz:
*Fed Başkanı Ben Bernanke, "Bu işin yüzde 98'si beklenti yönetimi" diyordu. Bu Türkiye'de yüzde 99. Talep kanalı, kur kanalı ve beklenti kanalı diye baktığımızda en önemlisi beklenti kanalı.
*Bu işin ne kadar zor olduğunu kamuoyuna ve akademiye anlatmakta zorlandık.
*Eğer yatırımcıyı kendi tarafınıza almak istiyorsanız yüzde 80'ini anlamaması yüzde 20'sini anlaması lazım.
*Enflasyon yüzde 48'den yüzde 31'e geldi. Bu başarı mı deniyor ama bizim yaptıklarımız yapılmasa idi ne olurdu bilmiyoruz. Yüzde 200 de mümkündü.
*Faiz yüzde 17,5'ti. Yüzde 25'e çektik. Yüzde 45'e çekseydiniz, cesaret edemediniz, denildi. Aktarım mekanizması feci hasar almıştı. Kopan linklerin ihdas edilmesi lazımdı. Her puan artışın etkisinin maksimum olması için baştan çok artırmamak gerekiyor. Şirketler ucuz yerlerden kendilerini o kadar çok fonlamışlardı ki büyük bir finansal istikrarsızlık yaratabilirdi.
*Biz fazla alçakgönüllü, defansif kaldık. Politika setlerine girmeyeceğim her zaman daha iyisi vardır. Yüreklere yeterince korku salmak lazım.
*Merkez Bankası'nda çalışmış olmaktan çok memnunum. Hiçbir şikayetim yok diyemem ama diyebilirim. Emekli olmak istemezdim.
*Gıda kalem bazında çok oynak fakat gıda dışı mallara karşı göreli olarak son 3 yılda trend kırılması ile düşüyor. Esas kalem kira ve eğitim.
*Fiyatları kontrol edemeyeceğiniz noktaya kadar edersiniz. O zaman da fiyatlar intikam alarak gelir. Türkiye bunu yaşadı.
*En çok sevdiğim imzam menkul kıymet tesisi ve KKM'nin sonlandırılması oldu.