TCMB Enflasyon Raporu’nda tahmin beklentinin üzerinde revize edildi, kurumlar temkinli gevşeme sinyaline odaklandı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26’dan %28’e yükseltmesinin ardından banka ve aracı kurumlar, revizyonun ağırlıklı olarak enerji, ithalat ve gıda fiyatlarından kaynaklandığı görüşünde birleşti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26’dan %28’e yükseltmesinin ardından banka ve aracı kurumlar, revizyonun ağırlıklı olarak enerji, ithalat ve gıda fiyatlarından kaynaklandığı görüşünde birleşti.
Matriks Haber’in derlediği bilgilere göre, kurumların önemli bölümü iç talepteki yavaşlama ve hizmet enflasyonundaki iyileşmenin dezenflasyonu desteklediğini belirtirken, jeopolitik gelişmeler ile enerji fiyatlarını temel yukarı yönlü risk olarak göstermeye devam etti.
Matriks Haber anketinde 2026 yılı ara hedefinin %24 seviyesinde korunacağı yönündeki medyan beklenti gerçekleşmeyle uyumlu olurken, yıl sonu enflasyon tahmininde beklentinin üzerinde bir revizyon geldi. Ankette 19 katılımcının medyan beklentisi %26, ortalama beklentisi %26,89 seviyesinde oluşurken, TCMB tahminini 2 puan artırarak %28’e çıkardı.
Ara hedef tahmini veren 18 ekonomistin 17’si, yani %94,4’ü, %24 seviyesinin korunacağını doğru öngördü. Yıl sonu tahmininde ise %28’i tam olarak öngörenlerin oranı %15,8 oldu. Gerçekleşme, anket medyanının 2 puan, ortalamanın ise 1,11 puan üzerinde kaldı.
TCMB Enflasyon Raporu sonrasında yayımlanan 11 banka ve aracı kurum raporundan derlenen araştırmada, kısa vadeli enflasyon görünümündeki bozulmanın büyük ölçüde arz ve maliyet kaynaklı olduğu, sıkı para politikasının ise iç talebi belirgin biçimde yavaşlattığı yönünde ortak görüş oluştu.
Ara hedef korundu, tahmin-hedef farkı 4 puana çıktı
Kurumlar, %28’lik yıl sonu tahmini ile %24’lük ara hedef arasındaki 4 puanlık farkı, gerçekleşme beklentisi ile orta vadeli dezenflasyon çıpasının ayrışması olarak değerlendirdi. Son iki raporda 2026 tahmininin toplam 10 puan yukarı revize edilmesine karşın, 2027 ve 2028 tahminlerinin %15 ve %9’da korunması, son şokların kalıcı bir eğilim bozulması olarak görülmediğine işaret etti.
Revizyonun ana kaynağı gıda ve ithalat fiyatları
TCMB, 2026 yılı gıda enflasyonu varsayımını %26,3’ten %28,5’e, ithalat fiyatları artış varsayımını %6,3’ten %6,9’a yükseltirken, petrol fiyatı varsayımını 89,4 dolardan 87,8 dolara indirdi.
Kurumlar, motorin rafineri marjları, doğal gaz, diğer emtia fiyatları, gıda ve yönetilen-yönlendirilen fiyat ayarlamalarının tahmini yukarı taşıdığı görüşünde birleşti.
Kurumların enflasyon beklentisi TCMB’nin üzerinde
2026 yıl sonu TÜFE tahmini açıklayan 7 kurumun beklentileri %28-%30 arasında değişti. Ortalama beklenti %29,33, medyan beklenti %29,5 olurken, kurumların ortalama tahmini TCMB’nin yeni tahmininin yaklaşık 1,3 puan üzerinde kaldı.
Bu görünüm, kurumların %28’lik yeni tahmini daha gerçekçi bulmakla birlikte yukarı yönlü risklerin sürdüğü görüşünü koruduğunu gösterdi.
İç talepteki soğuma dezenflasyonu destekliyor
Raporlarda sıkı para politikasının iç talep üzerindeki etkisinin belirginleştiği vurgulandı. Perakende satışlar, kart harcamaları ve kredi büyümesindeki yavaşlama, talep koşullarının dezenflasyonist bölgede kaldığına işaret eden göstergeler olarak öne çıktı.
Hizmet enflasyonunda kira, eğitim ve talebe duyarlı kalemlerdeki yavaşlama olumlu karşılanırken, iyileşmenin henüz geniş tabanlı olmadığı ve ataletin tamamen kırılmadığı belirtildi.
Ortak risk enerji ve jeopolitik gelişmeler
İncelenen 11 kurum raporunda en belirgin ortak risk başlığı jeopolitik gelişmeler ile enerji fiyatları oldu. Petrol ve doğal gaz fiyatlarının yüksek kalması, motorin rafineri marjları ve savaşın seyri başlıca yukarı yönlü riskler arasında gösterildi.
Enerjinin ardından gıda fiyatları ikinci önemli risk alanı olarak öne çıktı. Tarımsal emtia fiyatları, girdi maliyetleri, iklim ve arz koşullarının belirsizlik yarattığı, güçlü rekoltenin ise aşağı yönlü dengeleyici olabileceği değerlendirildi.
Haftalık repoya dönüş yeni odak noktası
İncelenen 11 kurumdan 9’u, TCMB’nin bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden dönüşünü ve fonlamanın yaklaşık %40 seviyesinden %37 düzeyindeki politika faizine yaklaşmasını öne çıkardı.
Kurumların çoğu bu adımı doğrudan faiz indiriminden ziyade fonlama kompozisyonunda normalleşme olarak değerlendirirken, zamanlama konusunda görüşler ağustos sonu-eylül ile ekim-yıl sonu arasında ayrıştı.

Yıl sonu politika faizi beklentileri %35-37 aralığında
Sayısal tahmin paylaşan 7 kurumun yıl sonu politika faizi beklentileri %35-%37 arasında değişti. Ortalama tahmin %35,5, medyan tahmin ise %35 seviyesinde oluştu.
Temel ayrışma, fonlama normalleşmesinin ardından 2026 içinde doğrudan politika faizi indirimine geçilip geçilmeyeceği konusunda ortaya çıktı.
Kurumların genel değerlendirmesi, TCMB’nin %28’e yaptığı revizyonun ek parasal sıkılaşma gerektirmediği yönünde oluştu. Revizyonun ağırlıklı olarak arz yönlü unsurlardan kaynaklandığı belirtilirken, koşullar elverdiğinde ilk normalleşme adımının fonlama kanalından gelebileceği değerlendirildi.
Sonuç olarak TCMB, Matriks Haber anketindeki %24’lük ara hedef beklentisini karşılarken, %26 seviyesindeki medyan yıl sonu tahmininin 2 puan üzerinde %28’lik tahmin açıkladı. Kurumların ortak görüşü, dezenflasyonun sürdüğü ancak enerji, jeopolitik gelişmeler ve gıda fiyatlarının riskleri canlı tuttuğu yönünde oluşurken, esas ayrışma para politikasında normalleşmenin zamanlamasında yoğunlaştı.
Haberde, Alnus Yatırım, Tacirler Yatırım, Kuveyt Türk Yatırım, Garanti BBVA Yatırım, Trive Yatırım, Ahlatcı Yatırım, OYAK Yatırım, İnfo Yatırım, İş Yatırım, Gedik Yatırım ve Akbank olmak üzere toplam 11 banka ve aracı kurumun değerlendirmesine yer verilmiştir.
Banka ve aracı kurumların ödemeler dengesi raporları
Alnus Yatırım: Alnus Yatırım, TCMB’nin 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26’dan yüzde 28’e yükseltmesini daha rasyonel bir yaklaşım olarak değerlendirirken, bu revizyonun para politikasındaki ihtiyatlı duruşun devamına işaret ettiğini belirtti. Motorinde ÖTV’ye ilişkin düzenlemenin dezenflasyona destek verebileceğini kaydeden kurum, kendi yıl sonu enflasyon beklentisini yaklaşık yüzde 29 seviyesinde koruyor. Jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları, ödemeler dengesi ve rezerv yönetiminin kur üzerinden enflasyona olası etkileri ise başlıca riskler olarak görülüyor.
Tacirler Yatırım: Tacirler Yatırım, TCMB’nin yüzde 28’lik yeni enflasyon tahminine yönelik risklerin yukarı yönlü olduğunu düşünüyor. Kurum, TCMB’nin yüzde 24’lük ara hedefi ile yüzde 28’lik tahmini arasındaki farkın 4 puana çıkmasını hedef patikasından uzaklaşmaya işaret eden bir gelişme olarak değerlendiriyor. Haftalık repo ihalelerine dönüş mesajının fonlama tarafında kademeli normalleşme beklentilerini desteklediğini belirten Tacirler, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28, politika faizi tahminini ise yüzde 35 seviyesinde tutuyor; ancak faiz tahmini açısından da yukarı yönlü risklerin arttığına dikkat çekiyor.
Kuveyt Türk Yatırım: Kuveyt Türk Yatırım, TCMB’nin enflasyon tahminindeki artışı ağırlıklı olarak arz ve maliyet kaynaklı gelişmelerin sonucu olarak değerlendiriyor ve yüzde 28’lik tahminin kendi yüzde 28,8’lik beklentisine yaklaşmasını olumlu buluyor. Kuruma göre mevcut parasal sıkılık nedeniyle tahmin revizyonu daha temkinli bir gevşeme patikasına işaret ediyor. Jeopolitik risklerin azalması ve enflasyonun ana eğiliminin iyileşmesi halinde haftalık repo ihalelerine Ağustos sonu-Eylül döneminde dönülebileceğini öngören kurum, ekim ve aralık toplantılarında 100’er baz puanlık faiz indirimiyle politika faizinin yıl sonunda yüzde 35’e gerilemesini bekliyor.
Garanti BBVA Yatırım: Garanti BBVA Yatırım, enflasyon tahminindeki yukarı revizyonda gıda fiyatları ile savaşın seyrinin belirleyici olduğunu, buna karşılık iç talepteki soğumanın belirginleştiğini ve reel sektörün enflasyon beklentilerinde iyileşmenin sürdüğünü vurguluyor. Kurum kısa vadeli göstergelerde oynaklık olsa da orta vadeli görünümü daha olumlu değerlendiriyor ve haftalık repoya dönüşü normalleşme adımı olarak görüyor. Garanti BBVA Yatırım’ın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 30, politika faizi beklentisi ise yüzde 36 seviyesinde bulunuyor; petrol fiyatları enflasyon ve faiz görünümü açısından temel risk olarak öne çıkıyor.
Trive Yatırım: Trive Yatırım, TCMB’nin yüzde 28’lik yıl sonu tahmininin ulaşılabilir olduğunu ancak enerji fiyatlarının ağustosa sarkan etkileri ve vakıf üniversitesi ücretleri nedeniyle tahmin üzerinde risklerin devam ettiğini düşünüyor. Kurum, TCMB’nin 2027 tahminini yüzde 15’te tutmasını jeopolitik şokun kalıcı bir enflasyon eğilimi yaratmayacağı varsayımına bağlıyor. Yıl sonuna kadar doğrudan politika faizi indirimi beklemeyen Trive, yıl sonuna doğru haftalık repo ihalelerine dönülerek fonlama maliyetinin yüzde 40’tan yüzde 37’ye çekilebileceğini öngörüyor. ABD-İran anlaşması ihtimalini zayıf gören kurumun yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 30.
Ahlatcı Yatırım: Ahlatcı Yatırım’a göre raporun en önemli noktası, TCMB’nin enflasyon tahminini yüzde 28’e yükseltmesine rağmen yüzde 24’lük ara hedefini değiştirmemesi. Kurum, yüzde 28’i mevcut şartlarda beklenen gerçekleşme, yüzde 24’ü ise para politikasının yönlendirileceği dezenflasyon çıpası olarak değerlendiriyor. İç talepteki soğuma ve hizmet enflasyonundaki ataletin zayıflamasını olumlu bulan Ahlatcı, buna karşın enflasyon beklentilerinin hedeflerin üzerinde kalmasını hızlı bir parasal gevşemenin önündeki engel olarak görüyor. Enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler de temel yukarı yönlü riskler arasında gösteriliyor.
OYAK Yatırım: OYAK Yatırım, TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın mesajlarını genel olarak “güvercin” değerlendiriyor. Özellikle haftalık repo ihalelerine dönüş ihtimali, talepteki soğumanın beklenenden güçlü olması ve faizlerin düşmesi halinde dolarizasyon konusunda büyük bir endişe görülmemesi bu değerlendirmeyi destekliyor. Kurum, TCMB’nin eylül ayında fonlamayı yüzde 40’tan yüzde 37’ye çekebileceğini, yıl sonunda ise politika faizinin yüzde 35 civarına indirilebileceğini düşünüyor. Brent petrol ve akaryakıt ürün marjlarındaki olası gerilemenin faiz indirim sürecini hızlandırabileceği görüşünde.
İnfo Yatırım: İnfo Yatırım, eylül PPK toplantısında para politikasındaki sadeleşme kapsamında fonlamanın yeniden bir hafta vadeli repo üzerinden yapılmasını ve efektif fonlama maliyetinin yüzde 40’tan politika faizi olan yüzde 37’ye yaklaşmasını bekliyor. Dezenflasyon görünümünün korunması ve finansal koşulların elverişli seyretmesi durumunda yılın kalan iki PPK toplantısında toplam 200 baz puanlık faiz indirimi öngören kurum, böylece politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35 seviyesinde oluşacağını tahmin ediyor.
Akbank: Akbank, TCMB’nin yıl sonu enflasyon tahminindeki 2 puanlık artışın ağırlıklı olarak para politikasının kontrolü dışındaki arz yönlü unsurlardan kaynaklandığını ve bu nedenle doğrudan bir para politikası tepkisi gerektirmediğini değerlendiriyor. Talep koşullarında hissedilir bir zayıflama olduğuna dikkat çeken banka, haftalık repo fonlamasına geçişi faiz indirimlerinin devam edeceği anlamına gelmeyen bir normalleşme adımı olarak görüyor. Akbank’ın baz senaryosu 10 Eylül’de efektif fonlama faizinin yüzde 40’tan yüzde 37’ye gerilemesi yönünde; yıl sonu enflasyon ve politika faizi tahminleri ise sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 37.
İş Yatırım: İş Yatırım, TCMB’nin yeni enflasyon varsayımlarını önceki raporlara kıyasla daha gerçekçi ve makul buluyor ancak kendi 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 29,5 ile TCMB’nin yüzde 28 tahmininin üzerinde bulunuyor. Kurumun 2027 tahmini yüzde 22,5 ile TCMB’nin yüzde 15 hedefinden ciddi biçimde ayrışıyor ve yukarı yönlü risklerin sürdüğü belirtiliyor. İş Yatırım, eylül toplantısında TCMB’nin faizi değiştirmemesini, Ekim-Kasım döneminde fonlamanın kademeli olarak yüzde 37’lik haftalık repoya kaydırılmasını ve aralıkta 150 baz puanlık faiz indirimi yapılmasını bekliyor; yıl sonu politika faizi tahmini yüzde 35,5.
Gedik Yatırım: Gedik Yatırım, TCMB’nin en belirgin mesajının haftalık repo ihalelerine dönüşün gündemde olduğu açıklaması olduğunu ancak bunun hemen gerçekleşmesini beklemediğini belirtiyor. Kuruma göre para politikasının seyri büyük ölçüde petrol fiyatlarına bağlı olacak ve mevcut şartlarda haftalık repo fonlamasına dönüşün ekim ayına sarkması daha olası. Petrolün kalıcı biçimde 80 doların altına gerilemesi halinde TCMB’nin ilk gevşeme adımını fonlamayı haftalık repoya kaydırarak atabileceğini öngören Gedik, talepteki soğuma ve enflasyon beklentilerinde bozulma yaşanmamasını da gelecekteki gevşeme açısından destekleyici görüyor.