Türkiye’nin “Made in EU” kapısı yeniden masada

AB’nin sanayi desteklerinde hangi ülkelerin “Avrupa ürünü” sayılacağı tartışması sertleşti. Fransa kapsamı AB ile sınırlamak isterken Almanya gümrük birliği ortaklarını da içeride tutuyor. Pazarlığın sonucu Türkiye için kritik.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Türkiye’nin “Made in EU” kapısı yeniden masada

Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikasında Türkiye’ye açılan kapı yeniden pazarlığın merkezine yerleşti. Fransa “Made in Europe” desteğinin AB içinde üretilen ürünlerle sınırlandırılmasını isterken Almanya, Gümrük Birliği ve serbest ticaret ortaklarını da kapsayan daha geniş bir model savunuyor.

Türkiye açısından kritik nokta, Avrupa Komisyonu’nun mart ayında sunduğu Sanayi Hızlandırma Yasası taslağında Gümrük Birliği ülkelerine tanınan menşe eşdeğerliğinin müzakereler sonunda korunup korunmayacağı.

Fransa sınırı AB içinde çizmek istiyor

Türkiye’nin “Made in EU” kapısı yeniden masada - Resim : 1

Fransa, kamu alımları ve devlet desteklerinde Avrupa kaynaklarının mümkün olduğunca doğrudan AB içinde üretim yapan şirketlere yönlendirilmesini savunuyor.

Paris’in yaklaşımı, “Made in Europe” tanımının sıkı tutulması ve sanayi desteklerinin AB dışındaki üretim merkezlerine taşmasını önlemesi üzerine kurulu.

Bu çizgi kabul edilirse AB dışındaki yakın ticaret ortaklarının destek sistemine erişimi daha sınırlı hale gelebilir.

Tartışmanın merkezinde özellikle otomotiv, batarya, çelik, alüminyum ve temiz teknoloji gibi Avrupa’nın Çin rekabeti karşısında korumaya çalıştığı stratejik sektörler bulunuyor.

Almanya gümrük birliği ortaklarını içeride tutmak istiyor

Türkiye’nin “Made in EU” kapısı yeniden masada - Resim : 2

Berlin ise daha açık bir model savunuyor. Almanya’nın önerdiği “Made with Europe” yaklaşımında yalnız AB üyelerinin değil, Avrupa ile güçlü ticaret bağlarına sahip ülkelerin de belirli şartlarla sistem içinde tutulması isteniyor.

Alman yaklaşımına göre karşılıklı pazar erişimi sağlayan serbest ticaret anlaşması veya gümrük birliği bulunan ülkeler ile kamu alımları anlaşmasına taraf ortaklar kapsam içine alınabilecek.

Bu model Türkiye açısından önemli. Çünkü Türkiye, AB ile yaklaşık 30 yıldır yürürlükte bulunan Gümrük Birliği sayesinde bu grupta yer alıyor.

Türkiye’nin avantajı taslakta bulunuyor

Türkiye’nin “Made in EU” kapısı yeniden masada - Resim : 3

Avrupa Komisyonu’nun 4 Mart’ta sunduğu mevcut yasa teklifinde Türkiye açısından önemli bir hüküm zaten bulunuyor.

Komisyon daha sonra Avrupa Parlamentosu’na verdiği resmî yanıtta da Türkiye gibi AB ile gümrük birliği bulunan ülkelerden gelen içeriğin, belirli “Birlik menşei” şartlarının uygulanmasında AB menşeli içeriğe eşdeğer kabul edildiğini açıkça doğruladı.

Bu düzenleme Gümrük Birliği’ni değiştirmiyor veya Türkiye’yi AB Tek Pazarı’nın parçası haline getirmiyor.

Ancak stratejik sektörlerde kamu desteği ve belirli kamu alımlarında kullanılacak yerli içerik hesaplamalarında Türkiye’de üretilen bazı parçaların ve girdilerin önemli avantajını koruyabiliyor.

Otomotivde kritik ayrım var

Türkiye’nin “Made in EU” kapısı yeniden masada - Resim : 4

Türkiye açısından en hassas alanlardan biri otomotiv. Mevcut teklif Türk menşeli parça ve girdiler açısından önemli bir avantaj sağlarken, Türkiye’de monte edilen bir aracın otomatik olarak “AB’de monte edilmiş araç” sayılması anlamına gelmiyor.

Bu ayrım Türk otomotiv sanayisi açısından kritik. Çünkü Türkiye Avrupa’nın önemli araç, yan sanayi ve parça üretim merkezlerinden biri olmasına rağmen AB üyesi değil.

Dolayısıyla müzakerenin yalnız “Türkiye kapsama dahil mi?” sorusuna değil, hangi ürünün, hangi parçanın ve hangi destek mekanizmasının kapsam içinde kalacağına göre değerlendirilmesi gerekiyor.

Pazarlık henüz bitmedi

Türkiye’nin “Made in EU” kapısı yeniden masada - Resim : 5

AB ülkeleri arasında ortak pozisyon henüz oluşmuş değil. Fransa’nın daha kapalı modeli ile Almanya’nın ticaret ortaklarını da içeren yaklaşımı arasındaki fark, Sanayi Hızlandırma Yasası müzakerelerinin önemli başlıklarından biri haline geldi.

İspanya ise AB üyelerini merkeze alan ancak güvenilir ticaret ortaklarına da belirli ölçüde alan açan ara bir formül üzerinde duruyor.

Türkiye için sonuç yalnız ihracatı değil, Avrupa merkezli şirketlerin Türkiye’deki mevcut ve gelecekteki yatırımlarını da etkileyebilir. Nihai metinde Gümrük Birliği ortaklarının korunması, Türkiye’nin Avrupa sanayi zincirindeki konumunun devamı açısından kritik önem taşıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ
otomotiv Avrupa Birliği ihracat Avrupa