11 °C

TÜSİAD'dan hükümete sert çıkış / Ekonomik göstergeleri kaygıyla izliyoruz

TÜSİAD'dan hükümete sert çıkış / Ekonomik göstergeleri kaygıyla izliyoruz

TÜSİAD'dan hükümete sert çıkış / Ekonomik göstergeleri kaygıyla izliyoruz

İSTANBUL - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, hükümeti ekonomi konusunda uyararak, "İş dünyası olarak ekonomik göstergeleri kaygıyla izlemekteyiz. İç pazarda daralma var, işsizliğe çare bulunamıyor, enflasyondaki bu gidişat bizi ürkütüyor, büyüme daralıyor" dedi. Yalçındağ, yapısal reformlar, enerji özelleştirmeleri ve kayıtdışının bir an önce tamamlanması çağrısı yaptı. "Avrupa Birliği Üyeliği Yönünde Türkiye Tanıtımı: TÜSİAD Örneği" başlıklı raporun tanıtıldığı toplantı sonrasında ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yalçındağ, beklentilerinin üzerinde çıkan şubat ayı enflasyonuna ve istihdam verilerine değinerek, "Enflasyonla ilgili rakamlar endişe verici. İş dünyası olarak ekonomik gelişmeleri kaygıyla izlemekteyiz" dedi. Gıda ve enerji fiyatlarındaki artışın tüm dünyada yaşandığına değinen Yalçındağ, "Ancak bunun dışında enflasyon bir artış eğilimi gösterdi" diye konuştu. İç pazarda daralma var İç pazarda daralma olduğunu, işsizliğe çare bulunamadığını, büyümenin azaldığını söyleyen TÜSİAD Başkanı, 2001-2006'da başarılı bir ekonomik performans sergilendiğini, ancak 2007'de göstergelerin bozulmaya başladığını belirtti. Beklenti ekonomisi ve makro ekonomik dengeleri sarsmamak gerektiği uyarısında bulunan Yalçındağ, şunları vurguladı: "2006'da bütçe açığının GSMH'ye oranı 30 yılki en düşük noktası olan yüzde 0,8 iken 2007'de bu 2,5 oldu. Dedik ki 'iki seçimli bir yıldı, zor bir yıldı' ama bu yıla girerken dünya ekonomisinde de bir dalgalanma yaşandı. Onun için yılın başında da 2008'in zorlu bir yıl olacağını, ekonomiyi mutlaka gündemin birinci maddesi yapmamız gerektiğini ilettik. Türkiye bir kaç gündemi paralelinde yönetebilecek bir ülke ama eğer burada çok başarılı olamıyorsak o zaman önceliklerimizi belirlemek durumundayız." Amacımız felaket tellalığı değil, uyarmak Amaçlarının, felaket tellallığı yapmak ve karamsar bir tablo çizmek olmadığını söyleyen Yalçındağ, ekonomik daralmaya ve ekonominin istenildiği gidişatta gitmediğine yönelik uyarıda bulunmanın TÜSİAD olarak görevleri olduğunu ifade etti. Yalçındağ, şöyle konuştu: "Bu sene yüzde 5 büyüme, yüzde 4 enflasyon oranı, tutturmaya gayret edeceğimiz zor hedefler. Onun için uzun süredir söylediğimiz ve 2007'de yapamadığımız yapısal reformları bir an önce yapmalı ve 2008 yılında ekonomi beklenti yönetimini de büyük bir maharetle yapmalıyız ki 2009'u da içine alan yüksek büyüme hızlarını yeniden yakalayalım. İşsizlik ve diğer sorunları yüzde 4-5 büyüme hızıyla çözemeyiz. Bunu yapabilmek de bu işi çok sıkıya almaktır ve biraz endişe ile yaklaşıp rehavet içinde değil. 'Biz çok iyi şeyler başardık onun için iyi gidiyoruz' rehaveti içinde değil, aksine tüm dünyada olan dalgalanmayı ve kötü gidişatı göz önünde bulundurarak daha dikkatli ekonomiye odaklanmalıyız." Önce yapısallar sonra sanayi stratejisi Enflasyon için Merkez Bankası'nın bağımsızlığının önemli olduğuna değinen Yalçındağ, tüm bağımsız kurumların itibarının önemine işaret etti. Hükümetin açıkladığı 'Acil Eylem Planı'nda somut tarihler verilmemesini eleştiren Yalçındağ, "Şu uzun süredir beklenen yapısal reformların bir an önce bitmesi lazım. Bunlar ay meselesidir 3 ayda, 6 ayda bitebilecek. TBMM'de bekleyen Türk Ticaret Kanunu, AR-GE Kanunu'nda olduğu gibi hemen çıkarılabilir. Vergi reformu tamamlanabilir. İlerleme kaydedilen kayıt dışı ekonomide daha somut neler yapılacağı ortaya konabilir. Enerji yakın gelecekte önümüze ciddi bir sorun olarak çıkacak. Bu liberalizasyonun, özelleştirmelerin bir an önce yapılması lazım. Yapısal reformları bir an önce hayata geçirmeliyiz. Ondan sonra da daha fazla istihdam yaratabilmek için yeni bir sanayi stratejisi belirlemeliyiz" dedi. Yalçındağ, sanayi stratejisine her türlü desteği vermeye hazır olduklarını da bildirdi. Borcun maliyeti artabilir Dünyadaki finansmandan Türkiye'nin maksimum düzeyde yararlanmak zorunda olduğuna dikkat çeken Yalçındağ, önümüzdeki süreçte Türkiye'nin karşı karşıya kalacağı tehditlerden birinin de finansman kaynaklarıyla ilgili olduğuna işaret etti. Yalçındağ, "Çünkü finansal piyasalarda bir daralma olabilir, eski likidite bolluğu olmayabilir. Türkiye'nin ciddi borcu var, o borcu döndürmek de maliyeti artabilir, bu bir tehlike. Bu açıdan paranın nereden geldiği önemli değil. Önemli olan maliyeti artırmadan o sermayenin buraya gelmesini sağlayabilmek. Önümüzdeki süreçte, burada faizleri optimum noktada tutmakta son derece güç olacak" diye konuştu. Türkiye, AB'de de imaj sorunu yaşıyor TÜSİAD Başkanı Yalçındağ, raporun açıklandığı bölümde AB'ye ilişkin değerlendirmeler yaptı. Türkiye'nin AB'de önyargılar, eksik ve yanlış bilgiler etrafında şekillenen bir tarım ülkesi olarak algılandığını belirten Yalçındağ, "AB'yi ekonomik bütünleşme temeline dayanan çoğulcu ve demokratik ilkeler etrafında kurulan bir oluşum yerine, kültürel yönden homojen, dışa kapalı bir yapı olarak algılayan siyasetçiler, bu önyargıları körükleyerek işi içinden çıkılmaz hale getirmektedirler" dedi. TÜSİAD AB tanıtımı için fondan destek istedi Bu arada Türkiye'yi AB'ye tanıtmak için üyelerinden para toplayarak fon oluşturan TÜSİAD, Başbakanlık Tanıtma Fonu'nun bağlı olduğu bakanlığın başında olan Hayati Yazıcı'dan destek istedi. TÜSİAD Yurtdışı İletişim Komisyonu'nun Bahçeşehir Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. İpek Altınbaşak ve araştırma görevlisi Elem Yalçın'ın hazırlattığı "AB Üyeliği Yolunda Türkiye'nin Tanıtımı: TÜSİAD Örneği" başlıklı rapor dün tanıtıldı. Toplantıda konuşan komisyon başkanı Ümit Boyner, yapılan organizasyonların Türkiye'ye bakış açısını biraz değiştirdiğini anlatırken, bu yıl yerel medyaya ağırlık vereceklerini ve nisan ayında Almanya'da reklamlı tanıtım yapacaklarını söyledi. Boyner, Avrupa'da pozitif görünülürlük için bu çalışmaların sürdürülebilir olması gerektiğini vurgularken, "Bu çalışmalara devam ederken diğer sivil toplum örgütleri ve kamunun sağlayacağı maddi, lojistik ve içerik desteğine açığız" sözleriyle Tanıtma Fonu'ndan destek istedi. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkan Yardımcısı Erkut Yücaoğlu da Türkiye'nin tanıtıma yıllardır paralar harcadığını, kendi tahminlerine göre bu rakamın yıllık 300 milyon dolar olduğunu söyledi. Yücaoğlu, "Bu ufak para değil ama bu kadar efor olmasına rağmen kalıcılık yok. TÜSİAD, üyelerinden topladığı bağışlarla 1.5 milyon Euro harcadı. Yani 2 senede toplam harcanan paranın yüzde 1'ini harcadık" dedi. Yazıcı'dan 'İstanbul projesi' talebi Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı ise TÜSİAD'dan İstanbul'u tanıtmak için proje istedi. 'İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti' projesine değinen Yazıcı, "TÜSİAD'ın üyelerine ve AB adaylık sürecinde aktif rol oynayan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza bir çağrıda bulunuyorum; medeniyetimizin en önemli merkezi ve dünyanın tartışmasız en güzel şehri olan İstanbulumuzu, dolayısıyla engin ve zengin kültürümüzü Avrupa'ya tanıtacak projeler geliştirmeliyiz, roller üstlenmeliyiz. Bu noktada katkılarınızı almaya, birikimlerinizden, tecrübelerinizden yararlanmaya her zaman açık olduğumuzu bilmenizi istiyoruz" dedi. Üniversiteler ile işbirliği yapılsın TÜSİAD'ın raporunda daha önce Almanya, Fransa ve Brüksel merkezli tanıtım çalışmalarının İspanya, İngiltere, İtalya gibi ülkelerde de yürütülmesi istendi. Fransa'da 2009 Türkiye Yılı, İstanbul'da yapılacak Dünya Su Forumu ve Avrupa Kültür Başkenti İstanbul gibi etkinliklerin 'kaldıraç' olarak kullanılabileceği vurgulanan raporda, genç kitlelerin Türkiye ile ilgili bilgi edinmesi için üniversitelerin kullanılabileceği belirtildi. Staj, ERASMUS Programı, öğrencilerin Türkiye'yi gezdirilmesi, konferanslar düzenlenmesi gibi organizasyonların yapılabileceği raporda belirtildi.