Yapay zeka rüzgarı tersine dönebilir: Kazananlar ve kaybedenler değişecek
Yapay zeka sektöründe olası bir kâr çöküşünün küresel ekonomiyi de peşinden sürükleyebileceği tartışılırken, ekonomistler farklı bir tabloya işaret ediyor. Capital Economics'e göre asıl risk şirketlerin kârlarının düşmesi değil, yapay zekaya yönelik talebin kalıcı olarak zayıflaması. Böyle bir senaryo çiplerden veri merkezlerine kadar uzanan yatırım zincirini vururken, bazı ülkeleri diğerlerinden çok daha sert etkileyebilir.
Yapay zeka sektöründe olası bir kâr çöküşünün küresel ekonomiyi de beraberinde sürükleyeceği endişeleri artarken, ekonomistler etkinin sanıldığı kadar büyük olmayabileceğini düşünüyor. Capital Economics'e göre asıl belirleyici, yapay zeka şirketlerinin kârlarının neden düşeceği olacak. Bazı senaryolarda ekonomik faaliyet daralmak yerine kazanç sektörler ve ülkeler arasında da el değiştirebilir.
Capital Economics Baş Küresel Ekonomisti Jennifer McKeown, yapay zeka şirketlerinin kârlarını düşürebilecek üç temel senaryoya dikkat çekerek, bunları artan rekabet nedeniyle fiyatların gerilemesi, enerji ve emtia gibi girdi maliyetlerinin yükselmesi ve yapay zekaya yönelik talebin beklentilerin altında kalması olarak açıkladı.
Ucuzlayan yapay zeka başka sektörlere yarayabilir
İlk senaryoda şirketler arasındaki rekabetin artmasıyla yapay zeka hizmetlerinin fiyatlarının düşmesi bekleniyor. Bu durum teknoloji şirketlerinin kâr marjlarını azaltırken yapay zekanın daha geniş kesimler tarafından kullanılmasını kolaylaştırabilir.
McKeown'a göre böyle bir durumda kazanç yapay zeka üreticilerinden bu teknolojiyi kullanan şirketlere kayabilir. Özellikle finans ve sağlık gibi sektörler daha düşük maliyetlerden faydalanabilir. ABD açısından ise bunun ekonominin genelinde büyük bir kayıptan çok sektörler arasında gelir transferi anlamına gelmesi bekleniyor.
Çip üretiminde önemli paya sahip Tayvan ve Güney Kore üzerindeki etki ise daha belirsiz. Yapay zekanın ucuzlaması yarı iletken talebini artırabilirken teknoloji şirketlerinin yeni yatırımlara ayırdığı bütçeyi azaltabilir.
Enerji ve emtia üreticileri kazanabilir
İkinci senaryoda yapay zeka şirketlerinin kârları elektrik ve diğer girdi maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle gerileyebilir. Bu durumda ABD'deki veri merkezi ve bulut yatırımları yavaşlarken enerji ve ham madde ihracatçısı ülkeler daha fazla gelir elde edebilir. Körfez ülkeleri ve Norveç enerji fiyatlarından, Şili ve Avustralya ise metal talebinden faydalanabilir.
Capital Economics bu senaryonun küresel ekonomi üzerindeki toplam etkisinin sınırlı kalacağını öngörüyor.
Asıl risk talebin çökmesi
Ekonomistler açısından daha ciddi senaryo ise yapay zekaya yönelik talebin beklentilerin altında kalması. Yatırımların hızla azalması yalnızca yapay zeka şirketlerini değil, yarı iletken üreticilerinden veri merkezlerine, bulut bilişimden elektrik ekipmanları ve enerji sektörüne kadar geniş bir alanı etkileyebilir.
Yapay zeka yatırım patlamasından bugüne kadar en fazla yararlanan Tayvan, Güney Kore, Meksika, Çin ve ABD'nin böyle bir gerilemeden de en fazla etkilenecek ekonomiler arasında olması bekleniyor. Avrupa'nın ise yapay zeka altyapı yatırımlarındaki daha sınırlı payı nedeniyle kısa vadede daha az etkilenebileceği değerlendiriliyor.
Uzun vadede daha büyük bir risk var
Daha ciddi risk ise talepteki düşüşün geçici olmaması ve yapay zekanın ekonomik potansiyeline yönelik beklentilerin kalıcı olarak bozulması. Böyle bir durumda sorun teknoloji sektörünün ötesine geçebilir. Yapay zekadan beklenen verimlilik artışının gerçekleşmemesi, gelişmiş ülkelerin uzun vadeli büyüme potansiyelini aşağı çekebilir.
Capital Economics'e göre yapay zekanın sağlayacağı verimlilik artışından en fazla yararlanması beklenen ABD, İngiltere ve İsviçre, böyle bir senaryoda uzun vadede en fazla kayıp yaşayabilecek ülkeler arasında bulunuyor.