Yılmaz’dan ‘istikrar’ vurgusu: Savaş sonrası döneme hazırlıklı olmalıyız

 İsrail-ABD ve İran arasında süren çatışmaların bölgesel ve küresel istikrarı zedelediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Savaştan sonra yeni bir ortamla karşı karşıya geleceğiz. Bu yeni döneme de kendimizi ekonomi politikalarında hazırlamakta fayda var” dedi.

Yılmaz’dan ‘istikrar’ vurgusu: Savaş sonrası döneme hazırlıklı olmalıyız

Nurdoğan A. ERGÜN

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, artan jeo­politik gerilimler ve belir­sizliklere işaret ederek, özellikle İsrail/ABD ile İran arasında yaşa­nan çatışmaların bölgesel ve kü­resel istikrarı olumsuz etkilediği­ni söyledi. Türkiye’nin bu süreçte diplomatik çabalarını sürdürdü­ğünü vurgulayan Yılmaz, “Türkiye tüm kriz bölgelerinde sorun üre­ten değil, çözüm arayan bir ülke konumunda” dedi.

Türkiye ekono­misinin dış şoklara rağmen kendi programı doğrultusunda ilerledi­ğini ifade eden Yılmaz, hüküme­tin ekonomik programı kararlılık­la uygulamaya devam ettiğini ve jeopolitik gelişmelerin etkilerinin yakından takip edilerek gerekli önlemlerin alındığını söyledi. Yıl­maz, “Yeni şartları dikkate alarak ekonomi programına devam ede­ceğiz” dedi.

“Önemli bir fırsata sahibiz”

erin geçici olduğunu ifade etti. Ülkenin kendi kontrol alanında­ki programına odaklanması ge­rektiğini dile getiren Yılmaz, şun­ları kaydetti: “Programımızı ka­rarlı şekilde uygulamaya devam edeceğiz. Orta vadede doğru po­litikalar izleyen bir ülke olarak coğrafi avantajımızla çok önem­li imkanlara sahip olduğumu­zu görmemiz lazım. Aslolan sizin programınızdır. Biz de uygula­makta olduğumuz programı ka­rarlı şekilde uygulamaya devam edeceğiz. Yeni şartları dikkate alan politikalarla bu programı sür­düreceğiz.”

“Yeni dönemi çok iyi okumamız lazım”

Uluslararası Yatırımcılar Der­neği’nin (YASED) 45’inci Olağan Genel Kurulu toplantısında ko­nuşan Cevdet Yılmaz, İsrail-ABD ve İran arasında devam eden ça­tışmaların bölgesel ve küresel is­tikrarı ciddi boyutta zedelediğine dikkat çekerek, Türkiye’nin barı­şın tesisi için yürüttüğü çalışma­ları aktardı. Yılmaz, şöyle devam etti: “Kısa vadede yaşananların ekonomimiz üzerinde bazı olum­suz etkileri olacak. Dünyada bü­yümenin aşağı yönlü, enflasyonun yukarı yönlü riskler içerdiğini ifa­de etmemiz gerekiyor. Savaş bit­se bile artçı etkilerle yaşanan tah­ribatın giderilmesi zaman alacak. Savaştan sonra yeni bir ortamla karşı karşıya geleceğiz. Bu yeni dönemi de çok iyi okumamız gere­kiyor. Bu yeni döneme de kendimi­zi ekonomi politikalarında hazır­lamakta fayda var.”

Uluslararası doğrudan yatırım­lara ilişkin verileri de paylaşan Yılmaz, Türkiye’nin küresel yatı­rımlardan aldığı payın 1990’lar­da yüzde 0,2 seviyesinden yakla­şık yüzde 1’e yükseldiğini belirtti. 2003 yılından bu yana 289 milyar doların üzerinde yatırım çekildi­ğini ve ülkede 88 bin uluslararası şirketin faaliyet gösterdiğini ak­taran Yılmaz, 2025 yılında Türki­ye’nin uluslararası doğrudan ya­tırım tutarını yüzde 12,1 artıra­rak 13.1 milyar dolara çıkardığını açıkladı. Yatırımların coğrafi da­ğılımına da değinen Yılmaz, 2025 verilerine göre yatırımların yüz­de 66’sının Avrupa Birliği kaynak­lı olduğunu, Orta Asya ülkelerinin ise yüzde 12 pay aldığını belirtti. Bu durumun Türkiye’ye duyulan güveni ve stratejik çeşitliliği gös­terdiğini kaydetti.

Türkiye’nin jeostratejik konu­mu, siyasi istikrarı ve büyüyen ekonomisiyle küresel yatırım­cılar için cazibe merkezi olmayı sürdürdüğünü ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği ve farklı ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaş­maları sayesinde yatırımcılara ge­niş pazarlara erişim imkânı sun­duğunu belirten Yılmaz, yaklaşık 1 milyar nüfusluk pazara gümrük­süz erişim avantajına dikkat çek­ti. Ayrıca Avrupa Birliği’nin Mart 2026 itibarıyla Türkiye’yi “Made in Europe” kapsamına dahil etme­sinin, özellikle sanayi üretimi açı­sından önemli katkılar sağlaya­cağını ifade etti. “Türkiye Yüzyı­lı” dönemimi “Yatırımın Yüzyılı” yapmayı hedeflediklerini kayde­den Yılmaz, 2024–2028 Uluslara­rası Doğrudan Yatırım Stratejisi kapsamında, Türkiye’nin küresel yatırımlardan aldığı payın yüzde 1,5’e çıkarılmasının hedeflendiği­ni açıkladı.

“Pek çok ülkeden pozitif ayrıştık”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, özel sektörün yatırım iştahını besleyen bir teşvik çerçevesi oluşturduklarını söyledi. Kacır, “Ulaştırmadan enerjiye, eğitimden sağlığa, planlı sanayileşmeden inovasyona kadar her alanda, ülkemize çağ atlatacak eser ve hizmetleri hayata geçirdik” diye konuştu. Yerli-yabancı ayrımı gözetmeden Türkiye’ye güvenen, bu topraklarda üreten, istihdam oluşturan, teknoloji geliştiren ve ihracata katkı sağlayan her yatırım ve girişimin önünü açtıklarını anlatan Kacır, “Doğrudan yatırım performansımızla Türkiye ile aynı kulvarda değerlendirilen pek çok ülkeden pozitif ayrıştık" diye konuştu.

 YASED’in yeni başkanı Orhunoğlu

 YASED’in 45’inci Olağan Genel Kurul’unda Ali Fuat Orhunoğlu yeni başkan seçildi. Orhonoğlu, “YASED önümüzdeki dönemde de küresel düzeydeki en iyi uygulamaları ülkemize taşıyarak, Türkiye’yi küresel yatırım haritasında görünür kılma ve daha üst sıralara taşıma hedefi doğrultusunda çalışan öncü bir kuruluş olmaya devam edecek” dedi.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL