13 °C

"Gayrimenkul geliştirme arzum hep vardı"

Kendi deyimiyle 'Oyunun kurallarının çok farklı olduğunu görünce bir nevi yeni baştan öğrenen' Polat Gülman ile gayrimenkul piyasasından yatırıma, sosyal medyadan sektöre dair gözlemlere uzanan bir söyleşi yaptık...

Gayrimenkul geliştirme arzum hep vardı

Emre ALKİN

Bugünkü konuğumuz Polat Gülman. Gayrimenkul şirketi olan Gülman Group'un CEO'su. Amerika'da finans ve psikoloji üzerine aldığı eğitimden sonra Türkiye'ye dönmüş ve babasının izinden giderek küçüklüğünden beri arzu ettiği mesleği sürdürmeye başlamış. Kendisiyle bu geçmişinden, gelecek planlarından ve daha bir çok şeyden bahsettiğimiz samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Paylaşmasak olmazdı...

- Okuyucuların tanıması için tam olarak bugüne kadar ne yaptığınızı kısaca anlatır mısınız?

Üniversite eğitimimi Amerika'da finans ve psikoloji üzerine tamamladıktan sonra, hem mortgage bankacılığı, hem de hafta sonları granit atölyesinde konut inşaatları yapan bir firmada müdür olarak çalıştım. Amerika'da üniversite sonrası 5 yıl daha kaldıktan sonra Türkiye'ye döndüm. Döndükten sonra 2 yıl içerisinde önce askerlik hizmetimi tamamladım, ardından aile işlerimizde çalışıp, sonrasında Amerika'ya geri döndüm. Bu sefer "real estate brokerage" ve konut inşaat işlerine girdim. Her zaman gayrimenkul geliştirme arzum vardı.

"Kendimi yatırımcı olarak görmek istedim"

- Yaptığınız işi seçmenizde yaşadıklarınız mı etkili oldu, yoksa çocukluktan gelen bir motivasyon mu?

Çocukluktan gelen motivasyon tabii ki var. Babam, iş adamı ve gayrimenkul yatırımcısı olmasından kaynaklanıyor olsa gerek, bana hep çok iyi bir örnek oldu. Kendimi hem finans hem de gayrimenkul tarafında yatırımcı olarak görmek istedim. Her zaman işin içinde olma imkânım oldu. Bu çalışmalarımı uluslararası bir boyuta taşımam ise çocukluktan beri sahip olmaya çalıştığım bir vizyonun ürünüydü diyebilirim.

- Anne ve babanızın, ailenizin hayattaki seçimlerinize etkisi oldu mu? Nasıl bir ailede büyüdünüz?

Anne ve babam gayrimenkul ile haşır neşir olmakla beraber hep bir proje içerisinde ve oldukça hareketlilerdir. Kılavuz olarak babamı seçmekle beraber, vicdani ve etik değerler konusunda anneme kulak verdim. Klasik bir aile olduğumuzu söyleyemeyeceğim. Babam birkaç eşten 5 çocuk sahibi. Ben ise anne ve babamın tek çocuğuyum. Dolayısı ile biraz daha değişik bir tecrübe ile büyüdüm.

"Önemli olan hızlı adapte olabilmek"

- Bu işi yapmaya ne zaman karar verdiniz?  Bugün istediğiniz yere geldiğinizi düşünüyor musunuz?

Henüz istediğim yere geldiğimi söyleyemem. Her işte olduğu gibi bizim sektör de çok değişkenlik arz ediyor. Konuttan AVM'ye, otelcilikten depoculuğa, eğitim hizmet binalarından ofis binalarına kadar ihtiyaç zaman zaman hızlı, zaman zaman ise çok yavaş yön değiştirebiliyor. Ama çok insan tanıyıp değerli tecrübelere sahip oldum. Bu işe babamın beni Türkiye'ye geri çağırması ile başladım. Amerika'da inşaat ve konut pazarlama işlerinde bilfiil çalıştıktan ve Türkiye'ye döndükten sonra, oyunun kurallarının çok farklı olduğunu görünce bir nevi yeni baştan öğrendim. Ancak önemli olan hızlı adapte olabilmekti. Amerika'da olduğum süreçte düşük faiz oranlarının gayrimenkul geliştirme konusunda çok müsait bir ortam yarattığını gözlemlemiştim.

Açıkçası ekonominin o denli gelişen zamanlarında çalıştığım için şanslıydım. Tecrübelerim hep olumlu oldu. İşimi yaparken aldığım en önemli keyiflerden birisi de dünyanın birçok ülkesinde gerek gayrimenkul, gerek şirketlere ilişkin, gerekse finansal alanlarda önemli bir deneyim elde etme şansımın olması. Örneğin, bir gün Texas'ta bir projeye ilişkin toplantı yapıp, ertesi gün Türkiye'nin önemli projelerini değerlendiriyor olup, bir sonraki gün Libya ile bağlantılı bir konuda çalışıyor olmak bana hem önemli bir deneyim katıyor hem de oldukça keyif alıyorum. İçerisinde yer aldığım tüm projeler hem bana katkı sağlıyor, hem de bu katkıları çevremde birlikte iş yaptığım insanlarla paylaşabilmeme yardımcı oluyor.

- Sosyal medya, yaptığınız işte ne kadar etkili?

Açıkçası bugün İstanbul'dan Londra ve New York'a bir gayrimenkul geliştirme üzerine konuşmaya veya toplantı yapmaya gittiğinizde, sosyal medyada yaptıklarınız görünmüyor ise, insanlarda sizin hiç iş yapmadığınız intibası uyanıyor. Dolayısıyla güzel tasarlanan sitelerinize kimse bakmazken, sosyal medyanız didik didik inceleniyor. Bu konuda danışmanlık alıp Gülman Group olarak sosyal medya dünyasına adımımızı attık. Henüz yeniyiz. Bu süreçte öğreneceklerimiz var tabii ki. Bu sırada gördük ki bu dünya bizim için çok uygun. Çünkü arkasında durduğumuz kaliteli işler yapıyoruz, bunları da gönül rahatlığı ile paylaşmak istiyoruz.

Sosyal medya da bunun için çok önemli bir mecra. Rahatlıkla ulaşılabilir olduğunuz, hızlı iletişim kurabildiğiniz, doğru kullandığınızda ve samimi olduğunuzda sürdürülebilirliği yüksek olan bir alan. Yaptığımız, yapmakta olduğumuz ve hedefl ediğimiz projelerimizi tüm şeffaflığıyla paylaşıyoruz. Bize ulaşmak isteyen kişi ve firmalar için ulaşılabiliriz. Ulaşmak istediklerimiz için de iletişim altyapısını kurmuş durumdayız.

"Gezen kurt aç kalmaz"

- Bu işte ekmek var mı? Varsa nereden başlamalı?

Emek olmadan ve sindirilmeden çıkılan basamaklardan düşmek her zaman mümkün. Açıkçası neresinden başladığınız çok fark etmez, ama başkasının yanında çalışmak önemli bir katma değere sahip diyebilirim. Çünkü yapılması gerekenden çok, yapılmaması gerekeni görüyorsunuz. Gezen kurt aç kalmaz, derler. Yeter ki iş piyasasında olun, neresinde olursanız olun, su akıp sizi doğru yola davet edecektir.

- Hiç unutamadığınız bir anı var mı? Sizi çok güldüren ya da şaşırtan, belki de kızdıran?

Çok var ama, kimseyi afişe etmek istemem.

- Yaptığınız işte örnek aldığınız kişiler kim ya da kimlerdir?

Türkiye'de örnek aldığım kişiler öncelikle babam, sonra Metin Levi, Necdet Ulucan, Durmuş Döven, Temel Abdik ve Batuhan Yazgıç. Aynı zamanda bu kişiler proje ortaklarımız olur. Nedeni ise hepsi kendi işinin başında eleman gibi çalışıp her detaya hâkim iş adamlarıdır. Yurtdışında ise Gerald D. Hines, köklü gayrimenkul yatırımcısı ve geliştirmecisi olarak her zaman ilham kaynağım olmuştur. İleriye yatırım ve değer yaratma konusunda da, finans ve iş dünyasında hepimizin çok şey öğrenip gıpta ile izlediği Warren Buff ett olmuştur.

"Şimdi güvenlik ve altyapı kalitesi önemli"

- Yaptığınız iş, dünden bugüne ne kadar değişti?

Eskiden oda sayısı, otopark ve manzara önemliydi. Şimdi güvenlik, teknik altyapının kalitesi ve projesi, neredeyse projenin estetik detaylarını geride bırakacak derecede önem taşıyor. Çünkü biz içinde yaşanan konutlar yapıyoruz. Yatırımcılar zaten içinde yaşadığı zaman keyif alıyor. Yoksa ışıkları yanmayan yapıların değer kazanması çok zor. Yaşayanlar değer katıyor. Talepler çok değişti. Enerji tasarrufl u ve yalıtımı son teknoloji olmayan yapıları pazarlamak bugün oldukça zor...

- Bu işte eğitimin, ilişkilerin ve tecrübenin payı size göre yüzde kaçtır? Özellikle sizin mesleğinizde…

Bence eğitim ne olursa olsun yüzde elli önemli. Diğer yüzde elli ise tamamen ilişkiler diyemem, çünkü tecrübe edindikçe ilişkilerin boyutu değişiyor; önem ve saygınlık kazanıyor. Bu işin özü; kişinin eğitim, aile, gelişim ve entelektüellikte sosyal çevre ve iş zekâsını bir bütün olarak görüp iş hayatında ilerlemeyi hedefl emesidir. Bunları bir bütün olarak değerlendirdiğinizde hem kendinize güveniniz artıyor, hem de çevrenizin size olan güvenini kazanıyorsunuz.

Başka hangi mesleği tercih ederdiniz ya da ne yapmak isterdiniz?

Hayatımdan çok memnunum. Başka bir meslekte gözüm yok. Ancak havacılığa hayranım. Pilot olmak isterdim. Tarım işine de merakım var. Fırsatım olur ise tarım işine ufak çapta girmek istiyorum.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız. Daha önce üye olmadıysanız lütfen üye olunuz.
Giriş Yap Üye Ol!

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.