“Sağlam ve karşılıklı güvene dayalı ilişkiler, her işte çok önemli”

Global Information Consulting Group’un Uluslararası Operasyonlar Başkanı ve Türkiye Yönetici Ortağı olan Derya Adıgüzel, “İyi bir eğitim, size iyi bir çevre sağlıyor” diyor ve güçlü ilişkilerin, uzun ömürlü olması istenen tüm çalışmalarda en önemli faktörlerden biri olduğunu belirtiyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

EMRE ALKİN

Bu haftaki konuğumuz ülkeler arasında köprü kurmaya çalışan genç bir yönetici. Derya Adıgüzel; Malta, Kıbrıs, Yunanistan, Karayipler ve son zamanlarda Montenegro yani Karadağ’da etkin bir duruma gelmiş. Kendisiyle İstanbul’da, Büyük Kulüp’te tanıştık. Bana ülkeler arasındaki bağları artırarak dünya barışına nasıl katkıda bulunacağını anlattı. Hepsi de kıymetli ve önemli fikirlerdi. Geçenlerde Montenegro Başbakanı’nı İstanbul’da ağırladı. Çırağan’da ses getiren bir konferans düzenledi. Bu söyleşiyi Derya Bey ile iki ay önce yapmıştık. Şimdi sırası geldi diye düşünüyorum. Paylaşmasak olmazdı.

Okuyucuların tanıması için, tam olarak bugüne kadar ne yaptığınızı kısaca anlatır mısınız?

Okul hayatım boyunca, tüm boş zamanlarımda dış ticaret olan aile işimize yardımcı olarak iş hayatıma atıldım. Yurt dışından gelen konuklarımızla yapılan toplantılar ve seyahatlerde de yer aldım ki bu ileriki iş tecrübelerimde bana her zaman model oldu. Dolayısıyla alaylı olarak başladım diyebilirim. Kariyerim boyunca Eczacıbaşı Holding, Indesit Company, Royal KPN Telecom, Hewlett-Packard gibi uluslararası grupların Türkiye ve Fransa’daki ofislerinde uluslararası satış ve iş geliştirme bölümlerinde yöneticilik yaptım. Fransızcayla olan bağım ise Saint Benoit Lisesi, Galatasaray Üniversitesi ve Fransa’da yüksek lisans eğitimlerimin devamı niteliğinde bir Fransız ekonomi-kültür gazetesinde iş ve sosyal tecrübelerim üzerine makalelerimin yayınlandığı köşe yazarlığımla devam ediyor. Tüm yaşantım boyunca özel, sosyal ve iş hayatım birbirlerine paralel ve uluslararası olarak ilerledi. Yurtdışında dostluklar kurduğum yabancı devlet yetkilileri, diplomatlar ve şirket tepe yöneticileri ile etkinlikler organize ettim ve birçok ödülle onurlandırıldım. Aynı zamanda Büyük Kulüp’te uluslararası ilişkilerden sorumlu olarak yönetim kurulu üyeliğim boyunca da bu bağlamda verimli işlere imza attım ve faal olarak devam ediyorum. Kariyerimin doğal bir sonucu olarak, iş hayatımı, iş geliştirme ve uluslararası vatandaşlık ve oturum programları konularında faaliyet gösteren çok uluslu danışmanlık grubu GICG- Global Information Consulting Group’un Uluslararası Operasyonlar Başkanı ve aynı zamanda Türkiye Yönetici Ortağı olarak sürdürmekteyim.

Yaptığınız işi seçmenizde yaşadıklarınız mı etkili oldu, yoksa çocukluktan gelen bir motivasyon mu?

Aslına bakarsanız çocukluk hayalim gerçek oldu. Fakat kariyerim, önüme çıkan fırsatlar beni mevcut duruma getirdi ve tüm bu sürecin sonucu olarak, çevremden gelen talep ve ihtiyaçlar, şu an yaptığım işime dahil olmamı sağladı.

“İtibar ve güvenilirlik çok önemli...”

Anne ve babanızın, ailenizin hayattaki seçimlerinize etkisi oldu mu? Nasıl bir ailede büyüdünüz ?

Türkiye’nin önemli iş dünyası temsilcilerinden biri olan ailemin beni iş hayatına ve hatta alınacak kararlara çocuk yaşlarda dahil etmesinin önemi çok büyüktür. Hatta öyle ki şirket adına televizyonda yayınlanan çoğu röportajı bile çok erken yaşlarımda verdim. Bu şekilde inisiyatifin, kendine güvenli hareket etme ve karar alabilmenin ne olduğunu erken yaşlardan itibaren kavrayabildim diye düşünüyorum.

Bu işi yapmaya ne zaman karar verdiniz ? Bugün istediğiniz yere geldiğinizi düşünüyor musunuz?

Yaptığım iş sayesinde dünyaya ve güncel olaylara büyük resimden bakabilme imkânına sahibim. Bizim işimizde itibar ve güvenilirlik en önemli unsur olduğundan, bana güvenen dostlarım uluslararası mecrada arayışları için bana danışıyorlardı. Bu konuda bir eksik olduğunu kendileri bana iletiyorlardı... GICG Grubu olarak farklı ülkelerdeki ve İstanbul’daki ofislerimizle hizmet veriyoruz. Dünyadaki çeşitli devletlerle de programlarının oluşturulması ve kontrolü konusunda beraber çalıştığımızdan bu konuda önümüzdeki dönemde dünyada yeni fırsatlar oluşabileceğine inanıyorum.

Sosyal medya yaptığınız işte ne kadar etkili ?

Tüm dünyada prensip referans yoluyla çalışmaya özen gösteriyoruz. Bunun yanında devletlerin organize ettiği birtakım etkinliklere sponsorluklar yapıyoruz. Farklı ülkelerde ofis ve yapılarımız olduğundan tek adresten en doğru kurumsal iletişimi, hedefimize zamanında paylaşabilmek için sosyal medyadan da en az diğer araçlar kadar faydalanıyoruz.

“Hayalimdeki işi yapıyorum”

Yaptığınız iş dünden bugüne ne kadar değişti ?

Çok hızlı gelişen dünyamızda, artık sınırlar kalkıyor; globalleşemeyen birey ve aileler hem geleceklerini hem de işletmelerini risk altına sokmuş oluyorlar. Vatandaşlık ve oturum programlarını sadece güvenlik veya belirsizlik gibi olgulara bir çözümden çok ‘Dünya Vatandaşlığı’ ve herkesle eşit koşullar perspektifiyle görmek gerekiyor. Fransa’da çalıştığım dönemde, Sayın Cumhurbaşkanımız bu ülkeye ziyarette bulunmuş ve bir toplantıda orada yaşayan vatandaşlarımıza seslenirken Fransa vatandaşlığını almalarını tavsiye etmişti. Vatandaşlığını aldığınız ülkede seçme-seçilme gibi haklara, yani söz hakkına da sahip oluyorsunuz. 'Dünya Vatandaşlığı' aynı zamanda serbest dolaşım, yüksek eğitim olanakları, sosyal haklar, ileri sağlık hizmetlerine erişim ve ülkesini dünyada diğer ülke vatandaşlarıyla eş imkânlarla hem iş hem sosyal anlamda temsil etmesi demek. Maalesef son zamanlarda vize almada dahi sorun yaşatılan vatandaşlarımız yurtdışında diledikleri zaman toplantılarına veya katılımcı oldukları fuarlara dahi katılamayabiliyorlar.

Hareket serbestisi kavramı sadece ülkemiz için değil tüm dünyada önemini artırıyor. Programlarda da değişimler yaşanıyor; biz ise tüm programları yapabilmekle beraber Malta Vatandaşlık, Oturum Programları’nı ve Karayipler Programları’nı öneriyoruz. Aynı zamanda Türkiye’ye ilgi duyan dünyadaki yabancı yatırımcılarımızı da yeni lanse edilen yatırımcı programı dahilinde ülkemize çekiyoruz. Bunun yanı sıra işadamlarımıza yurtdışında yatırımın kapılarını açıyoruz, yabancı devlet yetkilileri ile bağlantılarımız yoluyla vakit kaybetmeden yol almalarını sağlıyoruz. İşadamlarını aydınlatmak için tüm dünyada yaptığımız panel serilerini Türkiye’ye de getirdik. Malta için yaptığımız toplantıların yanında, Montenegro devlet yetkililerinin katılımlarıyla da üst düzey toplantılar gerçekleştiriyoruz.

Başka hangi mesleği tercih ederdiniz ya da ne yapmak isterdiniz ?

Eğitimim olan uluslararası ilişkileri uygulama fırsatı bulduğum hayalimdeki mesleği yapıyorum. Kendime ilke edindiğim gibi ülkemiz insanlarının faaliyetlerinin uluslararası mecrada geliştirilmesinde ve yabancı yatırımcıların ülkemize yönlendirilmesinde köprü ve temsilinde önayak oluyorum.

“Türk insanının ufku geniş"

Bu işte eğitimin, ilişkilerin ve tecrübenin payı size göre yüzde kaçtır?

Yaptığımız iş eğitim, tecrübe ve ilişkilerin bütününün bir sonucudur. İyi bir eğitim size çevre sağlıyor. Devamlılığı olması arzu edilen her işte, sağlam ve karşılıklı güvene dayalı ilişkiler kurmadan başarılı olmanın imkânı bulunmuyor.

Bu işte ekmek var mı? Varsa nereden başlamalı?

Hizmet verdiğimiz kişiler bizlere güvendiğinden farklı ihtiyaçları için de bizlere danışıyorlar ve her türlü desteği kendilerine veriyoruz. Dolayısıyla müşterilerimiz ile aile oluyoruz. Bu en büyük zevk. Yaptığınız işin kalitesinden tatmin olabilmeniz de en büyük kazanç. Herkesin istediği işte başarılı olabilmesi için bu ilkeler ile başlamasının önemli olduğunu düşünüyorum.

Hiç unutamadığınız bir anı var mı ?

Sizi çok güldüren ya da şaşırtan, belki de kızdıran ? Fransa’da yaşadığım dönemde arkadaşlarımla Paris’in Montmartre tepesinde yemek yiyebileceğimiz bir restoran ararken, arkadaşlarıma “Gideceğimiz yer nezih olsun” dedim. Yoldan geçen hiç tanımadığımız birisi bana dönüp “Buyrun bana mı seslendiniz? Benim adım Nezih...” diye cevap verdi. Çok şaşırmış ve gülmüştük. Türk insanımızın ufku çok geniş ve keşfetmeye açık bir yapısı var.

“Çocuklarım kendi seçimlerini yapsınlar”

Yaptığınız işte örnek aldığınız kim ya da kimlerdir ?

Sebat, çalışkanlık, huzurlu aile ortamını anne ve babamdan; vatanıma ve değerlerime bağlılığı 36 sene öğretmenlik yapmış rahmetli babaannemden; zarafet ve asaleti de eski bir bürokrat olan rahmetli dedemden öğrendim diyebilirim.

İlerde çocuklarınız sizin yaptığınız işi yapsın ister miydiniz?

Ben nasıl seçimlerimde ailem tarafından özgür bırakıldıysam çocuklarımın da kendi seçimlerinde diledikleri yolda ilerlemelerini arzu ederim. Onların da ülkemize ve insanlarımıza fayda sağlayacak uluslararası ve ufku açık işler yapacaklarına eminim.

Bu konularda ilginizi çekebilir