Enerjinin geleceğinde güneş belirleyici olacak

Türkiye’nin 2035 yılında güneş ve rüzgâr enerjisinde 120 bin megavat kurulu güce ulaşma hedefinde, güneşin payı 75 bin megavat olarak belirlendi. Bu seviyeyi yakalamak için Ocak 2026 itibarıyla kurulu gücü 25 bin megavatı aşan güneşte, gelecek 10 yılda 80 milyar dolara yaklaşan yatırım planlanıyor.

Enerjinin geleceğinde güneş belirleyici olacak

Hüseyin VATANSEVER

Türkiye’de güneş enerjisi, son yıllarda enerji arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması hedefleri doğrultusunda stratejik bir alan hâline geldi. Özellikle artan enerji maliyetleri, iklim politikaları ve teknolojik maliyetlerin düşmesi, güneş enerjisini yatırım açısından cazip hâle getiriyor. Bununla birlikte yaşanan jeostratejik gelişmeler, enerji arz güvenliği açısından yenilenebilir kaynakların enerji karması içinde daha geniş paya sahip olması ihtiyacını beraberinde getiriyor.

Güneşlenme süresi bakımından Avrupa’nın en avantajlı ülkeleri arasındaki Türkiye, hem büyük ölçekli santraller hem de çatı tipi uygulamalarda hızlı bir kapasite artışı ile bu alanda hızlı bir gelişme kaydediyor. Türkiye’nin güneş enerjisinde öne çıkan büyüme dinamikleri arasında lisanssız Güneş Enerjisi Santrali (GES) projeleri öne çıkıyor. Bu yatırımlarla sanayi tesisleri ve ticari işletmeler kendi elektriğini üretmeye yöneliyor. Ayrıca çatı uygulamaları da gerek OSB’ler gerekse şehir içi kurulumlarla hızla yaygınlaşıyor.

Bunların beraberinde Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) yarışmaları da bu alanda büyük ölçekli yatırımların önünü açıyor ve güneşte gelişimi destekliyor. Ayrıca depolama entegrasyonu, yeni dönemin en kritik başlığı olarak öne çıkıyor. Çünkü GES aracılığıyla güneşten gelen enerji elektriğe dönüştürülürken, depolamalı güneş enerjisi santralleri enerjinin devamlılığı konusunda avantaj oluşturuyor.

Kurulu gücün 5’te 1’i güneşe ait

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, Ocak 2026 itibarıyla 641 kat artarak 25 bin 827 megavata yükseldi. Söz konusu dönemde yaşanan artışın temelinde ise arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarının desteklenmesi yer alıyor. Türkiye’nin 2013 yılında sıfır seviyesinde olan güneş enerjisi kurulu gücü, bu doğrultuda her yıl üzerine eklenerek artırıldı.

Bunun yanı sıra güneş enerjisi kapasitesi, ülke toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da dikkate değer şekilde yükseltti. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içindeki payı binde 1 iken, 2026 yılı başı itibarıyla yüzde 20,9’a erişti. Başka bir ifadeyle güneşin toplam kurulu güçteki payı 5’te 1 oranına ulaştı.

Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. Böylelikle Türkiye’nin 2014’te 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, Ocak 2026 sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata yükseldi.

2035’e kadar 80 milyar dolarlık yeni yatırım hedefleniyor

Türkiye Ulusal Enerji Planı çalışmasının sonuçlarına göre elektrik tüketiminin 2030 yılında 455,3 teravatsaat, 2035 yılında ise 510,5 teravatsaat seviyesine ulaşması bekleniyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı değerlendirmesine göre 2035 yılında güneş ve rüzgâr enerjisinde 120 bin megavat kurulu güce ulaşmak hedefleniyor.

Söz konusu hedefe ulaşmak için çalışmalar devam ederken, güneş enerjisi yatırımlarının gelişerek süreceği öngörülüyor. Çünkü ülkenin güneş enerjisi potansiyeli yüksek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın hazırladığı Türkiye Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlası (GEPA) verilerine göre Türkiye’nin yıllık toplam güneşlenme süresi 2 bin 741 saat olarak gerçekleşiyor.

İklim koşulları güneş enerji sistemlerinin verimli şekilde çalışmasına oldukça elverişli. Türkiye, metrekare başına yılda ortalama bin 311 kilovatsaat ışınım oranıyla dünyanın “yatırım yapılabilir” sayılı ülkeleri arasında yer alıyor. Bu alanda gelişmiş ülkelerin gerisinde yer almasına karşın Türkiye’de yatırım seviyesi memnuniyet verici bulunuyor.

Öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelin en iyi şekilde değerlendirilmesi amaçlanırken, 2025 yılı yenilenebilir enerji açısından rekor seviyede tamamlandı ve 2026 yılı beklentileri de bu seviyenin üzerinde şekilleniyor. Güneş enerjisinde Mart 2026 sonu itibarıyla kurulu güç 26 bin 281 megavat seviyesine ulaşırken, 2025 yılı 4 bin 700 megavat kurulu güç yatırımının devreye alınmasıyla bir rekor yılı olarak geride kaldı.

Son olarak özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapatılma süreci, ülkeleri petrole alternatif enerji yatırımlarına yöneltmekle birlikte bu alanda yapılacak güneş de dâhil temiz enerji yatırımları için koordineli bir planlamaya ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Çünkü temiz enerjiye geçiş, jeopolitik riski ortadan kaldırmaktan ziyade yeniden dağıtacak bir görünümün eşiğinde bulunuyor.

Bataryalar ve temiz elektrikle çalışan bir dünya, tanker rotalarına ve fosil yakıt ihracatçılarına daha az bağımlı olsa da kritik minerallere, işleme zincirlerine, teknik standartlara, şebeke ekipmanlarına ve iletim ağlarına bağımlı olacaktır. Yenilenebilir enerjideki pay artırılırken bu etmenlerin de birlikte koordine edilmesi, sağlıklı bir sektörün oluşmasını beraberinde getirecektir.

Enerji diplomasisinin önemli platformu olmayı hedefliyor

Türkiye’nin güneş enerjisi alanındaki en kapsamlı buluşmalarından olan SolarEX İstanbul, bu yıl 18’inci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. 8-10 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek organizasyon, aynı zamanda yerli üreticileri uluslararası alıcılarla buluşturuyor.

2025 yılında 17’ncisi gerçekleştirilen fuarda 284’ü yerli, 119’u yabancı olmak üzere toplam 403 katılımcı yer alırken, etkinliği 45 bin 627 sektör profesyoneli ziyaret etti. Bu yıl ise organizasyonun daha geniş bir uluslararası katılımla enerji diplomasisinin önemli platformlarından biri hâline gelmesi hedefleniyor.

Fuar kapsamında düzenlenecek uluslararası konferans oturumlarında enerji sektörünün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin başlıklar ele alınacak. Alanında uzman konuşmacıların katılacağı panellerde enerji dönüşümü, depolama teknolojileri ve dijitalleşme gibi konular masaya yatırılacak. Oturumlar, simultane tercüme ve dijital yayınlarla küresel erişime açılacak.

Organizasyonun dikkat çeken bölümlerinden olan startup alanı, enerji sektöründe faaliyet gösteren yenilikçi girişimlere ev sahipliği yapacak. Yeni nesil teknolojilerin sergileneceği bu alanın, yatırımcılar ile girişimciler arasında köprü kurması bekleniyor.

Küresel yenilenebilir enerji artışına güneş öncülük etti

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın (IRENA) “Yenilenebilir Kapasite İstatistikleri” raporuna göre 2025’te küresel yenilenebilir enerji kurulu gücünde 692 gigavatlık rekor artış yaşandı. Ayrıca kurulu güç, 2024’e göre yüzde 15,5 artışla 5 bin 149 gigavata yükseldi.

Güneş enerjisi kurulu gücü küresel boyutta 2025’te 511 gigavat büyüme kaydederek kapasite artışının yaklaşık yüzde 73,8’ini oluşturdu. Rüzgâr ise 159 gigavatlık artışla ikinci sırayı aldı. Böylece güneş ve rüzgâr enerjisi, toplam yenilenebilir enerji kapasite artışının yüzde 96,8’ini oluşturdu. Yenilenebilir enerji teknolojilerinde en büyük maliyet düşüşü bu iki alanda yaşandı.

Lisanssız elektrik üretiminde toplam kapasite 3,5 gigavat

Lisanssız elektrik üretimi için ayrılan yeni kapasite ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) aldığı kararlar, yerinde üretim modelini güçlendirirken çatı güneş enerjisi yatırımlarının da önünü açtı. EPDK’nin kararıyla 2026 yılı için lisanssız elektrik üretimine ayrılan toplam kapasite yaklaşık 3,5 gigavata ulaştı.

Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) tarafından iletim seviyesinden bağlanacak tesisler için bin 500 megavat kapasite tanımlanırken, dağıtım seviyesinde yaklaşık 2 bin megavatlık alan yatırımcıya sunuldu. Gerçek veya tüzel kişiler iletim seviyesinden en fazla 75 megavat, dağıtım seviyesinden ise en fazla 10 megavat kapasite alabilecek. Belirlenen limitlerin üzerinde kapasite tahsisi yapıldığının tespit edilmesi hâlinde ise ilgili kapasite iptal edilecek.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL