Japonya’nın dev fonu ABD tahvillerini azaltabilir

Japonya’nın dev emeklilik fonu GPIF, kurallarını değiştirmeden ABD tahvillerinde büyük satış yapabilecek konumda. Santander’e göre tutar 62 milyar dolara çıkabilir; bu hamle küresel faiz, dolar ve altın fiyatlamasını etkileyebilir.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Japonya’nın dev fonu ABD tahvillerini azaltabilir

Dünyanın en büyük kamu emeklilik fonlarından GPIF’in portföyünde sessiz ama büyük bir hareket alanı oluştu. Fon, yabancı tahvil payını mevcut sınırlar içinde azaltırsa ABD Hazine tahvillerinde on milyarlarca dolarlık satış gündeme gelebilir.

Fon kuralları değişmeden satış yapabilir

Japonya’nın dev fonu ABD tahvillerini azaltabilir - Resim : 1

Japonya Kamu Emeklilik Yatırım Fonu’nun haziran sonu itibarıyla yönettiği varlıkların büyüklüğü 320,4 trilyon yene ulaşıyor. Bu büyüklük, fondaki küçük bir portföy değişikliğinin bile küresel finans piyasalarında büyük işlemlere dönüşebilmesine neden oluyor.

GPIF’in uzun vadeli yatırım politikasında yerli tahvil, yabancı tahvil, Japon hisseleri ve yabancı hisselerin her biri için yüzde 25 hedef ağırlık bulunuyor.

Ancak fonun bu oranları her gün tam olarak yüzde 25 seviyesinde tutması gerekmiyor. Yabancı tahvillerde hedefin yaklaşık 5 puan altına veya üzerine çıkılmasına izin veren bir hareket alanı bulunuyor.

Haziran sonunda yabancı tahvillerin portföydeki payı yüzde 24,6 seviyesindeydi. Dolayısıyla GPIF, yatırım politikasını resmen değiştirmeden yabancı tahvil ağırlığını aşağı çekebilecek durumda.

Masadaki satış 62 milyar dolara çıkabilir

Japonya’nın dev fonu ABD tahvillerini azaltabilir - Resim : 2

Santander analistlerinin hesabına göre bu esneklik, yalnızca ABD Hazine tahvillerinde 62 milyar dolara kadar satış yapılmasına imkan verebilir.

Bu tutar kesinleşmiş bir satış planı değil. GPIF henüz 62 milyar dolarlık ABD tahvilini piyasaya çıkaracağını açıklamadı. Rakam, fonun mevcut yatırım sınırları içinde ne kadar hareket edebileceğine ilişkin bir senaryoyu gösteriyor.

Ancak piyasanın dikkatini çeken nokta da tam olarak burada bulunuyor. Japonya’nın dev fonunun stratejisinde resmî bir değişiklik yapılmasına gerek kalmadan bile onlarca milyar dolarlık ABD tahvili satışı mümkün olabiliyor.

GPIF yönetiminin son dönemde yabancı tahvil yatırımlarını yeniden değerlendirmesi ve Japon varlıklarına daha fazla ağırlık verme seçeneğini masaya yatırması bu nedenle yakından izleniyor.

ABD tahvilleri zaten hassas bir dönemde

Japonya’nın dev fonu ABD tahvillerini azaltabilir - Resim : 3

Olası satışın zamanlaması da piyasalar açısından önem taşıyor. ABD tahvil piyasası son haftalarda yükselen petrol fiyatları, enflasyon baskısı ve giderek büyüyen kamu borcu nedeniyle sert dalgalanmalar yaşıyor.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5 seviyesine yaklaşırken, 30 yıllık tahvillerde getiri yüzde 5,3'ün üzerine çıktı. Tahvil faizlerinin yükselmesi fiyatların düşmesi anlamına geliyor.

ABD Hazinesi ise uzun vadeli tahvil piyasasındaki baskıyı azaltmak amacıyla tahvil geri alımlarını artırmasına rağmen yatırımcıların satış eğilimini tamamen durdurabilmiş değil.

Böyle bir ortamda dünyanın en büyük kurumsal yatırımcılarından birinin ABD tahvili azaltmaya başlaması, piyasadaki arz baskısını daha da artırabilir.

62 milyar dolar, ABD tahvil piyasasının tamamıyla karşılaştırıldığında sistemi tek başına değiştirecek bir rakam değil. Ancak zaten hassaslaşmış bir piyasaya yeni ve büyük bir satıcı eklenmesi fiyat hareketlerini güçlendirebilir.

Altın ve dolar neden etkilenebilir?

Japonya’nın dev fonu ABD tahvillerini azaltabilir - Resim : 4

Türk yatırımcı açısından asıl önemli bölüm olası satışın ABD tahvil faizlerine nasıl yansıyacağı.

GPIF’in ABD tahvillerini azaltması tahvil fiyatlarını aşağı çekip faizleri yukarı iterse, daha yüksek getiri sunan dolar cinsi varlıkların cazibesi artabilir. Böyle bir senaryo dolar açısından destekleyici, faiz getirisi bulunmayan altın açısından ise kısa vadede baskı oluşturabilir.

Ancak denklem tek yönlü değil.

Büyük yabancı yatırımcıların ABD tahvillerinden çıkmaya başladığı algısının güçlenmesi, ABD’nin artan borç yüküne ilişkin endişeleri de büyütebilir. Böyle bir durumda yatırımcıların güvenli liman arayışı altını desteklerken dolar üzerindeki etki daha karmaşık hale gelebilir.

Bu nedenle GPIF kaynaklı olası bir satışta altın ve doların yönünden önce ABD tahvil faizlerinin vereceği tepki izlenecek.

Fed’in faiz politikası da bu fiyatlamanın diğer önemli ayağını oluşturacak.

Türkiye piyasalarına etkisi nasıl olur?

Japonya’nın dev fonu ABD tahvillerini azaltabilir - Resim : 5

ABD tahvil faizlerinin yükselmesi yalnızca Amerikan piyasalarını ilgilendirmiyor. ABD devlet tahvilleri küresel finans sisteminin temel faiz referanslarından biri olduğu için buradaki hareket gelişmekte olan ülkelere kadar uzanabiliyor.

ABD’de faiz yükseldiğinde dolar cinsi güvenli varlıkların getirisi artıyor. Bu durum bazı küresel yatırımcıların daha yüksek risk taşıyan gelişmekte olan ülke varlıklarından çıkmasına yol açabiliyor.

Türkiye açısından da küresel tahvil faizlerindeki yükseliş; dolar/TL, yabancı yatırımcı davranışı, şirketlerin dış finansman maliyeti ve Borsa İstanbul’daki risk iştahı açısından takip edilecek başlıklardan biri.

Altın yatırımcısında ise tablo daha doğrudan. ABD tahvil faizleri ile doların seyri, altının ons fiyatının en önemli dış belirleyicileri arasında yer alıyor. Ons altındaki hareket de Türkiye’de gram altının fiyatlamasına yansıyor.

GPIF’in gerçekten satışa başlayıp başlamayacağı bu nedenle yalnızca Japonya’nın emeklilik fonlarının nasıl yönetileceğine ilişkin bir konu olmaktan çıkıyor.

Piyasaların bundan sonra izleyeceği kritik nokta, Japon fonunun yabancı tahvil oranını mevcut yüzde 24,6 seviyesinden aşağı çekip çekmeyeceği ve olası azaltımın ne kadarının ABD Hazine tahvillerinden yapılacağı olacak.

tahvil japonya ABD