ABD ordusuna İran talimatı: Enerji tesisleri hedefte
Pentagon'un ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığına İran'da geniş çaplı operasyon hazırlıklarını tamamlama talimatı verdiği bildirildi. Trump henüz saldırı kararı almazken, enerji tesislerinin hedef alınabileceği senaryo petrol fiyatları için yeni risk oluşturuyor.
ABD ile İran arasındaki gerilimde askeri hazırlıkların hızlandığına ilişkin yeni bir gelişme ortaya çıktı. Pentagon'un, İran'a yönelik geniş çaplı operasyonların yeniden başlatılması ihtimaline karşı ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığından (CENTCOM) hazırlıklarını tamamlamasını istediği bildirildi. Washington'da henüz nihai saldırı kararı alınmazken, olası operasyonun kapsamı ve zamanlaması enerji piyasaları açısından önem taşıyor.
Pentagon'dan CENTCOM'a hazırlıkları tamamlama talimatı
ABD'li yetkililere dayandırılan bilgilere göre Pentagon, birkaç gün önce CENTCOM'a İran'a karşı büyük ölçekli askeri operasyonların yeniden başlatılmasına yönelik hazırlıkları sonuçlandırma talimatı verdi.
Talimat, doğrudan saldırı emri anlamına gelmiyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın henüz nihai kararını vermediği ve operasyon için belirlenmiş bir tarih bulunmadığı belirtiliyor.
Pentagon'dan bir yetkili, Savunma Bakanlığının görevinin başkana askeri seçenekler geliştirmek ve sunmak olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte hazırlıkların tamamlanmasının istenmesi, Washington'un İran'a yönelik askeri seçeneği gündemde tutmaya devam ettiğini gösteriyor.
Enerji ve nükleer tesisler hedef alınabilir
Olası operasyonun kapsamına ilişkin iddialar, gelişmenin enerji piyasaları açısından neden önem taşıdığını ortaya koyuyor.
ABD'li ve İsrailli kaynaklara göre geniş çaplı saldırıların yeniden başlaması halinde İran'ın enerji tesisleri, kritik altyapısı ve nükleer tesisleri hedef alınabilir.
Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi, yalnızca İran'ın üretim kapasitesini değil, bölgedeki enerji arzının güvenliğine ilişkin beklentileri de etkileyebilir.
Ancak söz konusu hedefler henüz onaylanmış bir operasyon planı olarak açıklanmış değil. Bunlar, hazırlıkları devam eden olası askeri seçeneklere ilişkin bilgilerden oluşuyor.
Petrol fiyatlarında yeni yükseliş riski

İran'ın enerji altyapısının hedef alınması ihtimali, petrol piyasalarında yeni bir belirsizlik kaynağı oluşturuyor.
Özellikle petrol üretim ve ihracat tesislerinin zarar görmesi, küresel arzın daralabileceğine ilişkin endişeleri artırabilir. Bölgedeki askeri gerilimin büyümesi de enerji sevkiyatları üzerindeki riskleri yükseltebilir.
Piyasalar açısından belirleyici unsur yalnızca saldırının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği olmayacak. Operasyonun kapsamı, İran'ın vereceği karşılık ve enerji altyapısında oluşabilecek hasar da fiyatların yönünü etkileyebilecek.
Türkiye bakımından petrol fiyatlarında yaşanabilecek yeni bir yükseliş, ithal enerji maliyetleri ve akaryakıt fiyatları üzerinde ilave baskı oluşturabilir.
Bununla birlikte henüz kesinleşmiş bir operasyon veya bu gelişmeye doğrudan bağlanabilecek yeni bir akaryakıt zammı bulunmuyor.
Seçim takvimi saldırı kararında etkili olabilir
Washington'daki askeri hazırlıkların zamanlaması, ABD ve İsrail'deki seçim takvimleriyle birlikte değerlendiriliyor.
ABD'de 3 Kasım'da ara seçimler yapılacak. İsrail'de ise 27 Ekim'de seçim düzenlenmesi öngörülüyor.
İsrailli yetkililerden biri, İran'a yönelik büyük çaplı operasyonların yeniden başlaması ihtimaline ilişkin görüşmelerin yoğunlaştığını belirtirken, ABD seçimlerinden önce saldırı olasılığının yüksek olmadığını ancak tamamen dışlanmadığını ifade etti.
Aynı yetkiliye göre ABD ara seçimlerinin ardından yeni bir operasyon ihtimali belirgin biçimde artabilir.
Öte yandan önümüzdeki üç ila dört hafta içerisinde gerçekleşebilecek bir askeri operasyonun, petrol fiyatlarındaki olası etkileri nedeniyle ABD'deki seçim atmosferini de değiştirebileceği değerlendiriliyor.
Trump ve Netanyahu yeniden görüştü

Askeri hazırlıklara ilişkin haberler, Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki diplomatik temasların yeniden yoğunlaştığı bir dönemde geldi.
İki liderin 7 Ekim Çarşamba günü telefon görüşmesi yaptığı bildirildi. Bu görüşme, son günlerde gerçekleştirdikleri ikinci telefon teması oldu.
ABD'li bir yetkili görüşmenin 7 Ekim saldırılarının kurbanlarını anma konusunu içerdiğini belirtirken, temasın Netanyahu'nun güvenlik ekibiyle İran konusunda gerçekleştirdiği toplantının ardından yapılması dikkat çekti.
İsrail tarafında, geniş çaplı operasyonların yeniden başlaması durumunda ABD ve İsrail'in birlikte hareket etmesinin muhtemel olduğu değerlendiriliyor.
İran'ın karşılığı çatışmayı büyütebilir
Olası bir saldırının ardından İran'ın vereceği askeri karşılık da Washington ve Tel Aviv açısından önemli bir risk oluşturuyor.
İsrailli yetkililer, İran yönetiminin yeni bir sürpriz saldırı ihtimalinden endişe duyduğunu, bu nedenle önce harekete geçmeyi değerlendirebileceğini ileri sürüyor.
Geniş çaplı operasyonların yeniden başlaması halinde İran'ın İsrail'e çok sayıda balistik füzeyle karşılık verebileceği de belirtiliyor.
Böyle bir gelişmenin çatışmayı karşılıklı saldırılarla büyütmesi, askeri hedeflerin ötesinde bölgesel ekonomik faaliyetleri de etkileyebilir.
Müzakerelerde ilerleme sağlanamadı

Askeri hazırlıkların hızlanmasının arka planında ABD ile İran arasındaki görüşmelerde ilerleme sağlanamaması bulunuyor.
Washington'un nükleer program konusunda tavizler içeren karşı teklifine ilişkin olarak Katarlı arabulucuların İran'dan yanıt beklediği bildirildi.
Trump'ın ulusal güvenlik ekibi de 2 Ekim Cuma günü Camp David'de saatler süren bir toplantı gerçekleştirdi. Görüşmelerde İran'da geniş çaplı askeri operasyonların yeniden başlaması ihtimalinin ele alındığı belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, toplantının ardından görüşmelerin uzun vadeli dış politika planlamasına odaklandığını açıklamıştı.
Beyaz Saray'dan bir yetkili ise Trump'ın bütün seçenekleri değerlendirebilecek konumda olduğunu vurguladı.
Diplomatik görüşmelerde ilerleme sağlanamaması ve askeri seçeneklerin hazır tutulması, İran krizinin önümüzdeki haftalarda yeniden tırmanabileceğine işaret ediyor. Ancak saldırı kararı alınmış değil ve diplomatik çözüm ihtimali de tamamen ortadan kalkmış değil.