Bahçeli: İstanbul, Ankara ve İzmir'de aday göstermeyeceğiz

MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi, İstanbul dışında Ankara ve İzmir'de de aday göstermeyecektir." dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Antalya'daki bir otelde yapılan il başkanları ve belediye başkanları ortak toplantısında yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin mimarının, Cumhur İttifakı olduğunu söyledi.

Türkiye'nin yükselişinin ve 2023'ün lider ülke hedefine ulaşmasının, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin gücüne, yerleşmesine ve tesir düzeyine doğrudan bağlı olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Yeni sistemin yaşaması için Cumhur İttifakı'nın kazasız belasız yoluna devam etmesi, milli beka açısından mecburidir." ifadesini kullandı.

"Milliyetçi Hareket Partisi taraftır, Türkiye'nin yanındadır. Cumhur İttifakı'nın tarafındadır." diyen MHP lideri Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kara görünmüşken önümüze çıkan olursa da ya kenara iteriz ya da üstüne basar eze eze geçer gideriz. Türkiye kaybetmeyecek. 24 Haziran'da iradesini gösteren milli uyanış, bir kez daha kuşatmayı yaracak. MHP de fedakarlığını millet, bayrak, ezan ve henüz doğmamış Türk nesilleri için yapacak. Buradan açıkça ilan ediyorum; Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul'un yanı sıra, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylarını da göstermeyecek, Cumhur İttifakı'nın mana ve muhtevasında gerekli çalışmalarını heyecanla ifa edecektir. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin adayları kim olursa olsun bu üç büyük şehirde desteğimiz tam olacaktır. Bu irademizde pazarlık yoktur. Gizli anlaşma yoktur. Alver süreci olmamıştır. Diğer her yerde adaylarımız vardır. Adaylığı belli olan dava arkadaşlarımız da çalışmalarına devam edeceklerdir. Bir başka önemli kararımız da şudur. Zillet ittifakının paydaşı olan CHP, HDP, İP ve diğer yedekleri her nerede ortak aday çıkarırlarsa çıkarsınlar biz hazırız, onlarla her seviyede mücadeleye kararlıyız. Zilletin ortak adayları nerede karşımıza çıkıyorsa işte orada Cumhur İttifakı'nın ruhuna uygun ve uyumlu hareket etmeye sonuna kadar varız. Ona buna bakmayacağız, kulak asmayacağız. Türkiye'yi yem ettirmeyeceğiz, tutsak düşürmeyeceğiz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni hedef alan kim varsa karşılarında bizi bulacaktır. Mesele Cumhur İttifakı, mesele Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, mesele bunlarla uyumlu mahalli idareler yönetimlerinin terkip ve tecellisidir."

Devlet Bahçeli, kim ne söylerse söylesin, ne yaparsa yapsın, fasa fiso olduğunu ve bir kulaklarından gireceğini diğerinden çıkıp gideceğini dile getirdi.

İnandıklarını söylediklerini belirten Bahçeli, "İrade, ilke ve inançlarımızın doğrultusunda da siyasetimizi tatbik ediyoruz. Başaracağız, Türkiye'yi Allah'ın izniyle imrenilecek bir seviyeye taşıyacağız. Milliyetçi Hareket Partisi siyasetini millete göre yapar, tutarlılık içinde yapar, ahlaklı yapar, beka amacına göre planlar, Türklüğün hayat damarlarını kesmeyi, sinir uçlarına basmayı, geleceğini kundaklamayı düşünen varsa da alayını birden önüne kattığı gibi kaçtıkları yere kadar kovalar. Tavsiyem odur ki aramızda mumdan iradesi, mumyalanmış ahlakı olan varsa, bizimle yola çıkmadan önce ya kendilerini gözden geçirsinler ya da yol yakınken dönüp işlerine güçlerine baksınlar." diye konuştu.

"Biz Cumhur İttifakı'na asla taktiksel bakmadık"

Yerelde ittifak önerilerinin zamana yayılıp tavsamasının istendiğini ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:
"Amacımız ya anlaşılmadı ya da anlaşılmak istenmedi. Sabote edildik, görüşlerimiz çarpıtıldı. 30 Eylül 2018'de Kızılcahamam'da yapılan Milletvekilleri-MYK üyeleri ortak toplantısında da şunları söylemiştim. '31 Mart 2019'a sadece belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin, il genel meclis üyelerinin, köy ve mahalle muhtarlarının seçimi olarak bakmıyoruz. Türkiye'nin 2023'ten önceki son virajı, yeni hükümet sisteminin son imtihanı olarak yorumluyoruz. Bu itibarla Cumhur İttifakı'nın milli görev ve tarihi sorumluluğunu bir kez daha icra etmesini mühim görüyoruz. Açıkça bir kez daha Türkiye'nin sistemsel olgunluğu, yeni hükümet sisteminin emniyeti, herhangi bir kazaya uğramaması nedeniyle parti olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday çıkarmayacağımızı belirtmiştim. Biz Cumhur İttifakı'na asla taktiksel bakmadık, bakmayacağız. Samimi ve dürüst davrandık, muhataplarımızdan da bunu bekledik."

Kızılcahamam'da ayrıca "İstanbul'un dışındaki her seçim bölgesinde, her büyükşehir, il, ilçe ve beldede diğer siyasi partiler gibi adayları olacağını, milletin huzuruna çıkacağını anlattığını anlatan Bahçeli, "Malumunuz 23 Ekim 2018 tarihli Meclis Grup Toplantımızda, yerelde ittifak arayışımızın artık kalmadığını ifade etmiştim. Zira gelişmeler bu şekilde gerçekleşmişti. Bazı müessif beyanlar, Cumhur İttifakı'nın ruhunu zedeleyen açıklamalar, üstten ve üst perdeden konuşmalar yereldeki ittifak çabalarını sekteye uğratmıştı. Sanki bir taraf istiyor da diğer taraf nazlanıyor, zamana oynuyor izlenimi doğmuştu. Bu gelişmeler karşısında yerelde ittifak çalışmaları soğumaya alındı. Eşitliğe ve hakkaniyete mugayir tavırlar, yanlış anlamalar veya yanıltıcı bilgilendirmeler Cumhur İttifakı'nın çatladı çatlıyor polemiklerine bile kapı araladı." diye konuştu.

"Türkiye'nin çıkarları neyi ve nereyi işaret ediyorsa oradayız"

Bahçeli, ABD'nin terör örgütleriyle beraberliğinin, Demirtaş üzerinden yeni bir senaryo hazırlığının, ekonomik saldırıların, sosyal gerginliklerin, demokrasi dışı eğilim ve özlemlerin tehlike sinyallerini aşırı derecede yoğunlaştırdığını söyledi.

"Biz dağdaki bölücülerin gelip de büyükşehir belediyelerine konuşlanmasına razı olamazdık. Biz HDP'nin, CHP ve İP'in mihmandarlığında İstanbul'dan İzmir'e kadar yerel yönetimlerde mevzi elde etmesine tahammül gösteremezdik. Türkiye'nin çıkarları neyi ve nereyi işaret ediyorsa oradayız." diyen Bahçeli, Türk milleti ne diyorsa onu yapacaklarını bildirdi.

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri'nden alınacak sonuçlar ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi arasında kapatılamayacak uçurumların olmaması için ellerini taşın altına koyacaklarını belirten Bahçeli, fedakarlık yapacaklarını söyledi.

"Kuru gürültüye asla pabuç bırakmayız"

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Hiçbir zaman umut kesmeyeceğiz, çalışacağız, memleketi kurtaracağız." sözünü hatırlatan Bahçeli, "Umutsuzluğa yer yoktur, yılgınlığa gerek yoktur, karamsarlık aşılayanlara müsamaha yoktur, davayı öne geçirmek yerine kendini öne çıkarmaya, kendi gizli gündemi için sinsi sinsi çalışana geçit yoktur, tahammül yoktur. Hiçbir şey saklı kalmaz, kalmayacaktır." diye konuştu.

Yufka yüreklilerle çetin yolların aşılamadığını, bundan sonra da aşılamayacağını anlatan Bahçeli, şöyle konuştu:

"Zaman kaybına, oyalanmaya, bayat taktiklere, bayağı ayak oyunlarına dayanmamız, katlanmamız, hatta alttan almamız söz konusu bile değildir. Kuru gürültüye asla pabuç bırakmayız. İpini una serenlere, ipte cambazlık yapanlara, toprakta izi olmadan harmandan pay isteyenlere hoşgörüyle bakamayız, bunlara hiçbir şart altında izin veremeyiz. Türkiye'nin gerçeklerini şuurla kavramalıyız. Millet bize görev yüklüyor. Vatan bizden hizmet bekliyor. Merhum Cemil Meriç diyor ki 'Her zafer bilhassa onu hak etmeyenler için ağır bir yüktür.' Yükü kaldırmaya talip olanlar, sağına soluna bakmadan, oflayıp puflamadan zorluklara onurluca dayananlar müstesna nitelikli bir mükafata layık olan dava insanlarıdır. Böylesi dava insanları, böylesi mümtaz ve muhterem inanç abideleri Milliyetçi Hareket Partisi'nin yüz aklarıdır, iftihar burçlarıdır, yüce isimleridir."

"Kendi söküğümüzü bizzat kendimiz diktik"

Bahçeli, yeni hükümet sisteminin Türkiye'nin ayağına vurulan prangaları kıracağını, devlet mekanizmasındaki tıkanıkları açacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Başka çare de kalmadı. Çünkü Türkiye düşmanları sürekli tahkimat yapmakta, sürekli güç toplamakta, sürekli açığımızı ve zaaf anımızı kollamaktadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bütün kurum ve kurallarıyla olgunlaşmalı, tam olarak oturmalıdır. Geçiş sürecinde çıkan veya çıkması muhtemel pürüzler zamanında yapılacak müdahalelerle bertaraf edilmelidir. Türkiye'nin yükselişi, 2023'ün lider ülke hedefine ulaşması Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin gücüne, yerleşmesine ve tesir düzeyine doğrudan bağlıdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türk milletinin başarısıdır. Hiçbir dış tazyik ve yönlendirme olmadan, hiçbir telkin ve baskı yaşanmadan hükümet sistemi cumhurun bizzat irade ve isteğiyle değişmiştir. Kendi kaderimize çok şükür kendimiz yön verdik, kendi söküğümüzü bizzat kendimiz diktik."

15 Temmuz ihanetine birlikte karşı koyduklarına dikkati çeken Bahçeli, kansız, kavgasız ve krizsiz bir sistem değişikliği olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin mimarının Cumhur İttifakı olduğuna işaret eden Bahçeli, şöyle devam etti:

"Cumhur İttifakı Türkiye'nin güvenlik zırhıdır. Cumhur İttifakı milli birlik ve dayanışma şuurudur, Türkiye'nin kendisi, Türk milletinin ruh köküdür. 15 Temmuz sonrası Yenikapı ruhuyla temeli atılan, 16 Nisan halk oylamasıyla çatısı örülen, 24 Haziran seçimleriyle genişlik ve derinlik kazanan Cumhur İttifakı, Türkiye Cumhuriyetinin sistemsel açmaz ve ihtiyaçlarını telafi ederek muhasım odaklara set çekmiş, sur örmüştür. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, 95 yıllık Cumhuriyetimizi gelecek asırlara kuruluş esaslarına bağlı kalarak taşıma, daha da güçlendirme ve geliştirme amacına kilitlenmiştir. Yeni hükümet sisteminden geriye dönüş yoktur."

"CHP, İP, HDP, FETÖ ve PKK boş durmuyor"

Bahçeli, şöyle devam etti:
"CHP, İP, HDP, FETÖ ve PKK boş durmuyor. Malum çete Türkiye'nin kuyusunu kazıyor, altını oyuyor. El birliği, güç birliği yapmışlar, söz birliği yapmışlar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ölüm fermanını hazırlıyorlar. YPG'yi terör örgütü görmeyen sadece ABD, sadece HDP değildir, CHP de bu kervanın içindedir. PKK'lı Demirtaş'a el sallayan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin haksız, hadsiz, hukuksuz, mesnetsiz ve menfi kararından memnun olan yalnızca CHP ve HDP değildir, İP de bunlar arasına kaydını yaptırmıştır. PKK lobisi işbaşındadır, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne çoktan nüfuz etmiştir. PKK'lı Demirtaş ile ilgili çamur ve çirkin karar rezilliktir, ancak Türkiye'nin haklı tezlerini, meşru iddialarını gölgelemeye yetmeyecektir. 15 Temmuz'a tiyatro diyenler, vatan, millet ve din düşmanı FETÖ'yü aklamaya çalışanlar aynı merkezden kumanda edilen, aynı mihraklarca yönetilen siyasi şeytan üçgeninde hevesle buluşan köksüzlerdir. Sevr muhipleri canlıdır. Mondros hayranları ayaktadır."

Bu konularda ilginizi çekebilir