22 °C

Balyoz'un 1 numarası Çetin Doğan

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 196 sanıklı Balyoz Planı İddianamesi'ni kabul etti.

Balyoz'un 1 numarası Çetin Doğan

İSTANBUL- "Balyoz Planı" iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma sonucu eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ve eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 196 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Alınan bilgiye göre, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet Savcıları Mehmet Ergül, Süleyman Pehlivan, Ali Haydar ve Murat Yönder tarafından hazırlanan 968 sayfalık iddianame ile 183 klasörden oluşan ekleri üzerindeki incelemesini tamamladı.

Mahkeme, iddianamenin kabulüne karar verdi. İddianamedeki 196 şüpheli arasında birinci sırada, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, ikinci sırada eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, üçüncü sırada eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına ve dördüncü sırada eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Ergin Saygun yer alıyor.

"İrtica ile Mücadele Eylem Planı" davasında tutuklu yargılanan Albay Dursun Çiçek de şüpheliler arasında bulunuyor.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi heyetine başkanlık yapan üye hakim Davut Bedir, mahkemenin diğer üyeleriyle birlikte iddianamenin oy birliğiyle kabul edildiğini, ancak henüz tensip zaptı düzenlenmediği için duruşma günü ve diğer hususların belli olmadığını bildirdi. Bedir, en kısa sürede tensip zaptını da düzenleyeceklerini ifade etti.

Balyoz Harekat Planı

"Balyoz Planı" soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, "Tüm eylem planları bir arada değerlendirildiğinde; eylemlerin, Balyoz Harekat Planı'nın uygulanması için gereken ortam şekillendirmesini oluşturmak amacıyla 'Balyoz Komutanlığı' olarak nitelenen gruba bağlı olarak çalışan deniz, hava, jandarma personeli tarafından hazırlandığının anlaşıldığı" öne sürüldü.

İddianamede, "Balyoz Planı"nda hükümet ile işbirliği içerisinde olduğu vurgusu yapılan ve irticai olarak nitelenen grupların da etkisizleştirilmesinin hedeflendiği ve belirlenen bu hedefleri gerçekleştirmeyi planlayan yapılanmanın öncelikle yapay bir müdahale ortamı hazırlayıp yapacağı işi meşru göstermeye çalıştığı savunuldu.

İddianamede, şu görüşlere yer verildi:

"Yapılanma içerisinde yer alan bazı jandarma görevlileri tarafından hazırlanan 'Sakal' ve 'Çarşaf' isimli eylem planlarıyla kargaşa yaratmanın planlandığı, yine bu yapılanma içerisinde yer alan deniz ve hava kuvvetlerinde görevli bazı şüpheliler tarafından hazırlanan 'Oraj' ve 'Suga' isimli planlarla hava sahası ve kıta sahanlığı konularında Yunanistan'ın taciz edilerek iki ülke ilişkilerinin gerilmesinin öngörüldüğü tespit edilmiştir.

Böylece öncelikle 1. Ordu merkezli İstanbul ve çevre illerde sıkıyönetim ilan edilmesinin amaçlandığı, yine jandarma görevlileri tarafından hazırlandığı belirlenen 'Döküm' isimli eylem planının Müslüman bir dini grubun liderine, 'Sakal' (öncekinden farklı) isimli eylem planının gayrimüslim dini lider ve iş adamlarına, 'Tırpan' isimli eylem planının akademik kadroya, 'Orak' isimli eylem planının Ermeni basın mensuplarına, 'Yumruk' isimli eylem planının darbe karşıtı sağ kesime, 'Kürek' isimli eylem planının darbe karşıtı sol kesime, 'Testere' isimli eylem planının darbe karşıtı liberallere yönelik olduğu, bu planlardan 'Tırpan' hariç diğerlerinde hedef şahısların isim isim belirlendiği, yine tüm planlarda hangi personelin görevli olduğunun ismen belirtildiği, bu planların icrasında görevlendirilenlerin hepsinin asker kişiler olduğu tespit edilmiştir.

Tüm bu eylem planları bir arada değerlendirildiğinde; eylemlerin, Balyoz Harekat Planı'nın uygulanması için gereken ortam şekillendirmesini oluşturmak amacıyla 'Balyoz Harekat Planı' kapsamında 'Balyoz Komutanlığı' olarak nitelenen gruba bağlı olarak çalışan deniz, hava, jandarma personeli tarafından hazırlandığı anlaşılmıştır.

Balyoz Harekatı'nın ardından hükümetin devrilecek olması sebebiyle göreve getirilmesi planlanan yeni kabinenin de oluşturulduğu, kimin başbakan, kimlerin bakan olacağının da belirlendiği görülmekte, Çetin Doğan tarafından darbe sonrası 'Milli Mutabakat Hükümeti' adı altında kurulacak hükümetin ilanına yönelik konuşmanın bile hazırlandığı anlaşılmaktadır."

Sakal, çarşaf, döküm

Jandarma personelinin hazırladığı ve organize etmeyi planladıkları anlaşılan "Sakal", "Çarşaf" ve "Döküm" eylem planları birlikte değerlendirildiğinde, din kökenli toplumsal çatışmalara sebebiyet verici ve Türkiye'yi uluslararası sahada zor duruma düşürecek etkilerinin olacağı kanaatine varıldığı vurgulanan iddianamede, "Oraj ve Suga isimli planların tatbik edilmesi halinde ise Yunanistan ile olan ilişkilerin gerginleşeceği ve muhtemel bir savaşın eşiğine gelineceği aşikardır. Tırpan, Orak, Yumruk, Kürek, Testere ve Urgan isimli planlarda da hedef şahısların/oluşumların ortak özelliklerinin darbe karşıtı olmak olduğu görülmektedir" denildi.

İddianamede, "Bulundukları konumları itibariyle iletişim içerisinde olduğu insanlara yol gösterebilecek ve antidemokratik oluşumlara karşı harekete geçirebilecek konumda bulunan kanaat önderlerinin, akademisyenlerin, gazetecilerin, yazarların ve sivil toplum kuruluşlarının bu şekilde eylem planlarında hedef olarak belirlenmelerinin amacı, yapılacak olan darbeye karşı muhalefeti engellemek ve halkın bilinçlendirilmesinin önüne geçmek olduğu değerlendirilmektedir. Tüm bu eylemlerin; Balyoz Harekât Planı'nın uygulanması için gereken ortamı hazırlamak amacıyla deniz, hava ve jandarma komutanlıklarına bağlı bazı unsurlarca hazırlandığı kanaatine varılmıştır" görüşlerine yer verildi.

10 grup başkanı ve 28 grup personeli

Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve 1. Ordu Komutanlığının kuruluşlarında aralarında organik bir bağ bulunmadığı belirtilen iddianamede, "Balyoz Harekat Planı" kapsamında Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı bazı unsurların kendisini "Balyoz Komutanlığı" olarak niteleyen ve 1. Ordu Komutanlığı bünyesinde oluşturulan "cunta" yapılanması ile organik ilişki içerisinde olduğu ve planın hayata geçirilmesi için bu yapılanmanın bir kolu olarak faaliyet yürüttüğünün mevcut delillerin incelenmesi neticesinde ortaya çıktığı belirtildi.

"Deniz Kuvvetleri'nin Çalışmaları" ve "Çalışma Grupları Görev Bölümü" başlığı altında 10 grup başkanı ve 28 grup personelinin belirlendiğine işaret edilen iddianamede, "Suga Kuvvetleri Komutanı" olarak geçen Oramiral Özden Örnek'in başkanı olduğu grupta, Tümamiral Aydın Gürül ve Deniz Kurmay Albay Cem Gürdeniz isimli iki subayın bulunduğu ve "amirallere ait hassas listelerin oluşturulmasında" görevli olduklarının görüldüğü ileri sürüldü.

Bilgi notu

"Bilgi Notu" isimli klasörle aynı klasör içinde yer alan "Amiral Listesi 1" isimli excel belgesinin teknik özellikleri incelendiğinde, belgenin "EMİRSB" isimli kullanıcı tarafından 18 Aralık 2000 tarihinde oluşturulduğu, 17 Ekim 2002 tarihinde Oramiral Özden Örnek isimli kullanıcı tarafından son kez kaydedildiği belirtilen iddianamede, şu ifadeler yer aldı:

"Soruşturmanın şüphelilerinden Özden Örnek'in belgenin hazırlandığı 2000 yılında Kuzey Deniz Saha Komutanı olduğu dikkate alındığında, belgeyi son kaydedenin Özden Örnek, 'Company' bölümünde yazan KDSK'nın Kuzey Deniz Saha Komutanlığının kısaltması, belgeyi yazanın da Özden Örnek'in o dönemki emir subayı olduğu kanaati oluşmaktadır. 'Bilgi Notu' ile aynı klasörde yer alan 'EK-C' isimli çok gizli ve 'EK-C' ibareli imza kısmında Deniz Kurmay Kıdemli Albay Cem Gürdeniz ismi yer alan belge incelendiğinde, 'Hassas Personel Listesi' başlığı altında, toplam 54 amiralin isim, soyad, görev ve sicil numarasının olduğu, 'hassasiyet durumu' başlığı altında, 31 tanesinde artı, 23 tanesinde eksi işaretinin olduğu görülmektedir. TÜBİTAK ve Emniyet Genel Müdürlüğü bilirkişi raporlarında yer alan bilgiler doğrultusunda konuya bakılacak olursa, öncelikle çalışma gruplarından haber veren 'Bilgi Notu' isimli belgenin son kaydetme tarihinin belge üzerinde yazan tarihle aynı tarih olan 21 Şubat 2003 olduğu, 'Amiraller Listesi 1' isimli belgenin ise 2000 yılında hazırlanmaya başladığı ve 17 Ekim 2002 tarihinde son kez kaydedildiği ve son kaydedenin Oramiral Özden Örnek isimli kullanıcı olduğu, 'EK-C' isimli listenin son kaydetme tarihinin 21 Şubat 2003 ve son kaydedenin Cem Gürdeniz isimli kullanıcı olduğu, 'Amiraller Listesi 1' isimli belge içerisinde 2000-2014 yılları arasında kimlerin Deniz Kuvvetleri Komutanı olabileceğinin hesaplarının yapıldığı, 'EK-C'de ise amirallerin hassasiyet değerlendirilmesinin yapıldığı da dikkate alındığında, Özden Örnek'in başkanı olduğu belirtilen çalışma grubunun Özden Örnek'e ait önceki çalışmaları da kullanarak 'Bilgi Notu'nda haber verilen ve 'EK-B'de belirtilen görevlerini yaptıkları anlaşılmaktadır."

"Savunma Sanayi" adlı belge

İddianamede, "Savunma Sanayi" isimli belgeyle ilgili olarak Aselsan, Havelsan, Tai, Ssm-Stm, TÜBİTAK gibi kurumlarda görevli olup "Balyoz Harekat Planı" kapsamında gerek bulunduğu kurumun gerekse diğer devlet kurumlarının üst düzey bürokratik kadrolarında görevlendirilmek üzere 1084 kişinin ismen belirlendiği belirtildi.

Soruşturma kapsamında incelenen veriler arasında 5-7 Mart 2003 tarihinde 1. Ordu Komutanlığında düzenlenen seminere ait olduğu anlaşılan ses kayıtlarının da yer aldığı kaydedilen iddianamede, yapılan incelemelerde seminer ses kayıtları ile "Balyoz Harekat Planı", ekleri ve diğer deliller arasında birçok benzer ve aynı hususun bulunduğunun görüldüğü anlatıldı.

İddianamede, şöyle denildi:

"Oraj ve Suga isimli eylem planlarında amacın, Ege'de kıta sahanlığı ve hava sahası konularında gerginlik oluşturarak sıkıyönetimi kolaylaştırmak olduğu, hatta bir uçağımızın Yunan unsurlarınca düşürülmesinin sağlanmasının amaçlandığı, bu gerçekleşmediği takdirde ise kendimize ait bir uçağın birlikte uçtuğu yanındaki uçağı düşürmesinin planlandığı, olasılığı en yüksek tehlikeli senaryoda da ülkemize ait bir F-16 uçağının düşürülmesi ve Ege'de yaşanan gerginlik neticesinde sıkıyönetim ilan edilmesinden bahsedilmektedir. Bu haliyle adı geçen eylem planlarında geçen hususlar ile olasılığı en yüksek tehlikeli senaryoda yer alan hususların benzerlik göstermekte ve üzerinde durulan esas konunun muhtemel olayların neticesinde yaşanacağı belirtilen gerginlik olduğu görülmektedir.

Sakal Eylem Planı incelendiğinde, 28 Şubat 2003 tarihinde Fatih'te tedhiş eylemiyle ilgili olduğu görülmüştür.

Yine Çetin Doğan'ın geçmişten örnekler verdiği ve önceki uygulamalarında ev ev aranmanın bir sonuç vermediğini belirttiği görülmekte, geçmişe dair verdiği bu örneklerin önceki darbeler olduğu, mevcut durumda da ev ev arama yapmanın mümkün olmadığını ve hazırlayacakları planların daha radikal şekilde yeni baştan düzenlenmesini vurguladığı görülmektedir."

İddianamede, 5-7 Mart 2003 tarihinde gerçekleşen plan seminerinde, "Balyoz Harekat Planı Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo" şeklinde bir plan seminerinde sınırlı sayıda personelin katılımı ile icra edileceği, bu plan seminerine kadar ast birliklerin irticai, yıkıcı ve bölücü gruplara ait mevcut tüm listeleri ile teşkil edilecek olan özel görev timlerinin listelerini güncelleyeceği ve devamlı olarak güncel tutacağı, ayrıca plan ve hazırlıklarının ifşa edilmeyecek şekilde ilgili personelle kadro tatbikatı icra edileceğinin belirtildiğinin görüldüğü belirtildi.

İddianamede, ele geçen dokümanlar ile ses kayıtlarının içeriğinin karşılaştırılmasında, plan seminerine ait belgelerin bulunduğu CD'lerde yer alan dokümanlar, powerpoint sunumları ile plan seminerinde yapılan konuşmalara ait ses kayıtları esas alınarak yapılan karşılaştırmalarda, şüphelilerin hazırlanan slaytlardan yararlandıkları, ele geçen sunumların şüpheliler tarafından hazırlanan, seminer sırasında yararlanılan dokümanlar olduğunun anlaşıldığı ifade edildi.

Kapatılacak yerler

"İstanbul, ilinde kapatılacak dernekler" başlığı altında, 60 adet derneğe ait isim bilgisinin yer aldığı, ayrıca bu derneklerin "Bölücü, Ermeni azınlık, irticai-bölücü, misyonerlik" şeklinde fişlendiklerinin görüldüğü ileri sürülen iddianamede, "İstanbul ilinde arama yapılacak yerler" başlığı altında toplam 159 adet "öğrenci yurdu, Kur'an kursu, dershane, vakıf, dernek, özel okul, kültür merkezi, İmam Hatip Lisesi gibi" yer ile ilgili isim ve ilçe bilgilerinin yer aldığı, "Nurcu, Süleymancı, Nakşibendi, Radikal İslam, Milli Görüş" şeklinde kayıtların olduğu anlatıldı.

İddianamede, İstanbul, Düzce, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Kocaeli, Balıkesir, Bursa ve Yalova'da AK Parti mensubu oldukları gerekçesiyle tutuklanacak olan 184 kişinin isim, soyadı ve partinin hangi teşkilatında, ne tür görevde olduğuna dair bilgilerin de yer aldığı iddia edildi.

@page@

İddianamede, "11 Nolu CD/Jandarma/ İstanbul Bölge/Gözaltına Alınacaklar" isimli klasörler içinde yer alan "Gözaltına Alınacak İrticai Faaliyette Bulunan Kişiler" isimli "Gizli" ibareli, imza kısmında "İstihbarat Şube Müdürü Jandarma Kıdemli Albay Kubilay Aktaş" ismi yer alan belgede, "İstanbul ilinde gözaltına alınacak irticai faaliyette bulunan kişiler" başlığı altında, 21 kişiye ait açık kimlik bilgileri ve adres bilgilerinin yer aldığı, ayrıca "İslami tebliğ cemaati, İsmail ağa cemaati" şeklinde kayıtların olduğu, "Kocaeli ilinde gözaltına alınacak irticai faaliyette bulunan kişiler" başlığı altında, 4 kişiye ait isim, soyadı ve adres bilgilerinin yer aldığı, ayrıca "F. Gülen grubu ve milli görüş" şeklinde kayıtların olduğu, "Sakarya ilinde gözaltına alınacak irticai faaliyette bulunan kişiler" başlığı altında, 448 kişilik isim listesi olduğu, bunlardan bir kısmına ait açık kimlik bilgileri ve adres bilgilerinin yer aldığı, ayrıca şahıslar ile ilgili olarak "Süleymancı, Nurcu, Milli Görüş, Kadiri Tarikatı, İslami tebliğ cemaati, İsmail ağa cemaati, İskenderpaşa cemaati, Hizbullah, İBDA/C gibi" şeklinde kayıtların olduğunun görüldüğü ileri sürüldü.

"1 Numara Çetin Doğan"

"Balyoz Planı" soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın, "Türkiye Cumhuriyeti yürütme organını cebren ıskat veya vazife görmekten men etmek için oluşturulan yapılanmanın lideri olduğu ve bu amaçla 'Balyoz Harekat Planı' isimli bir darbe planı hazırladığı kanaatine varıldığı" iddia edildi.

İddianamede, Doğan'ın savunmasında atılı suçlamaları reddetmesine rağmen, delillerin değerlendirilmesi sonucu şüphelinin Türkiye Cumhuriyeti yürütme organını ortadan kaldırmak için bir plan hazırladığı, bu planın icrası hariç diğer tüm plan, planlama ve koordinasyon çalışmalarının derhal yürürlüğe girmesi emrini verdiği ve bu emre istinaden çalışmaların derhal başladığı kaydedildi.

Planda yer alan emirlerine istinaden şüphelinin liderliğinde oluşan yapılanmanın kolları olarak faaliyet yürüten Donanma Komutanlığı unsurlarının "Suga Harekat Planı"nı, Harp Akademileri Komutanlığı ve diğer havacı unsurların "Oraj Harekat Planı"nı, jandarma unsurlarının da tedhiş planlarını hazırladığı savunulan iddianamede, "Doğan'ın, Türkiye Cumhuriyeti yürütme organını cebren ıskat veya vazife görmekten men etmek için oluşturulan yapılanmanın lideri olduğu ve bu amaçla 'Balyoz Harekat Planı' isimli bir darbe planı hazırladığı kanaatine varılmıştır" görüşüne yer verildi.

Planda, isimleri belirlenen sağ, sol, bölücü ve irticai görüşlü olarak nitelenen 2 bin 380 öğrencinin üniversitelerden atılmalarının planlandığı iddia edilen iddianamede, her türlü yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın kuruluşlarının kontrol altında tutulmasının da amaçlandığı öne sürüldü.

İddianamede, şöyle denildi:

"AK Parti, yıkıcı, bölücü ve irticai gruplara yakın olarak nitelenen tüm basın ve yayın kuruluşlarının yayınlarının durdurulması, halkın din duygularını istismar ettiği, kendi siyasal ve şahsi çıkarları doğrultusunda halkı, devlete ve rejime karşı kışkırttığı şeklinde değerlendirmelere tabi tutulan dernek, vakıf ve kuruluşların kapatılması, yönetici kadrolarının tutuklanması hususlarına paralel olarak İstanbul, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Balıkesir, Yalova ve Bilecik illerinde toplam 248 basın ve yayın kuruluşu hakkında fişleme niteliğinde bilgilerin yer aldığı, İstanbul ilinde bulunan ve çoğunluğu Türkiye genelinde yayın yapan 40 adet basın ve yayın organının nurcu, irticai, bölücü, aşırı sol şekilde fişlendiği görülmektedir."

İddianamede, "Gözaltına Alınacak Medya Mensupları" başlığı altında, Türkiye genelinde yayın yapan basın organlarında görevli 35 kişinin belirlendiği, İstanbul ilinde irticai gruplar tarafından yayımlanan 89 adet dergi ve gazeteye ilişkin fişleme niteliğinde bilgilerin yer aldığının görüldüğü kaydedildi.

Sanıklardan bazıları hakkındaki suçlamalar

Şüpheli Süha Tanyeri'nin, Çetin Doğan liderliğindeki yapılanma içinde yer aldığı öne sürülen iddianamede, şunlar belirtildi:

"Tanyeri'nin yine Balyoz Güvenlik Harekat Planı çerçevesinde görevlendirmeyle yetkili personel olarak tayin ve tespit edildiği, özel operasyon ve sorgulama timlerinde görevlendirilecek personel, özel görevli toplama timlerinde görevlendirilecek personel, sıkıyönetim mahkemelerinde görevlendirilecek personel, darbe harekatı timlerinde görevlendirilecek personel, gözaltı timlerinde görevlendirilecek personel, hasar tespit timlerinde görevlendirilecek personel, kamu kurum 've kuruluşlarında görevlendirilecek personel, özel hastaneler ve ilaç depolarında görevlendirilecek personel, gümrükler, depolar, ambarlarda görevlendirilecek personel, alışveriş merkezleri ve gıda toptancılarında görevlendirilecek personel timleri ile hassas tesislerde görevlendirilmek üzere belirlenen personelin teşkilinde ve ast birlikler tarafından gönderilen listelerin bir araya getirilmesinde görev aldığı, plan semineri öncesinde 1. Ordu Komutanlığına bağlı ast birliklerde düzenlenen plan çalışmalarına iştirak ettiği ve bu plan çalışmalarında alınan notlarda Balyoz Harekat planı ile örtüşen hususların yer aldığı, yine plan seminerinde almış olduğu notlardan anlaşıldığı üzere Balyoz Harekat Planının jenerik olarak müzakere edildiği plan seminerinin tüm oturumlarına katıldığı, sadece 6 kişiden müteşekkil plan semineri sekreterliğinde sekreter yardımcılığı vazifesi sebebiyle Balyoz Harekat Planının görüşüldüğü plan seminerine ilişkin birçok yazışmada görev aldığı ve plan seminerinin tüm detaylarına vakıf olduğu, görevli bulunduğu 1. Ordu karargahında 'çok gizli' belge hazırlamaya yetkili sınırlı sayıda şahıs arasında yer alması münasebetiyle yukarıda belirtildiği gibi dijital yollarında isim ya da unvanının bulunduğu 'çok gizli' gizlilik dereceli Balyoz Harekat Planı ve plan ile aynı klasör içinde yer alan 'Milli Mutabakat Hükümeti' programı isimli belgelerin hazırlanış süreçlerine dahil olduğu, şüphelinin 1.Ordu Komutanlığında Harekat Başkanlığı görevini yürütmesi dolayısıyla plan seminerinin hazırlık aşamasından icra edilmesi ve tamamlanmasına kadar geçen süreçte birçok evrakın hazırlanması, yazılması, kaydedilmesi ve bir araya getirilmesi görevlerini üstlendiği, bu konularda göreve ilişkin konumu itibariyle yapılan faaliyet ve çalışmalarla ilgili koordinasyon ve planlamalarda etkin rol aldığı, bu suretle Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men suçunu işlediği kanaatine varılmıştır."

Faruk Oktay Memioğlu'nun da harekatın kendi sorumluluk bölgesinde planlama, hazırlık, koordinasyon ve icrasıyla görevlendirildiği belirtilen iddianamede, Mehmet Kaya Varol için de şu görüşlere yer verildi:

"Balyoz Güvenlik Harekat Planı'nın müzakere edildiği plan seminerine katıldığı, katıldığı plan seminerinde sunum yaptığı, sunumun içeriği incelendiğinde olumsuz tesiri, kriz, kaos ve kargaşa çıkarılmasına yönelik sonuçları, örgüt faaliyetleri üzerindeki etkinliği, bu etkinliğin örgüt amaçlarının gerçekleşmesine uygunluğu değerlendirildiğinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçunu işlediği kanaatine varılmıştır."

Şüpheli Hanifi Yıldırım'ın "Balyoz Güvenlik Harekat Planı" kapsamında planın uygulanması için verilen emirler doğrultusunda "Gözaltına alınacak siyasi parti üyeleri", "Tutuklanacak AK Parti üyeleri", "1. Sınıf kamu görevlileri ve destek durumları", "İstanbul ilinde arama yapılacak yerler", "Gözaltına alınacak irticai faaliyette bulunan kişiler", "Gözaltına alınacak irticai grup liderleri", "Gözaltına alınacak kamu görevlileri", "Gözaltına alınacak misyonerlik faaliyetinde bulunan kişiler", "Tutuklanacak irticai örgüt liderleri", "İlişiği kesilecek irticai, bölücü, sağ ve sol görüşlü öğrenciler", "Kadife eldiven faaliyeti kapsamındaki öğrenciler", "Görevde kalması sakıncalı kamu personeli", "Kilit görevlere atanacak personel", "İstanbul'da bulunan ilaç depoları", "İstanbul'da bulunan özel hastahaneler", "İnfaz ekibinde yer alacak emniyet personeli", "Sorgu ekibinde yer alacak emniyet personeli", "İstanbul ilinde yer alan sinagoglar ve adresleri", "İstanbul ilinde yer alan kiliseler ve adresleri", "İrticai gazete ve dergiler", "Askeri kışlalar dışında birliklerin konuşlanabileceği yerler", "Sivil toplum kuruluşlarına yönelik eylem planı", "İstanbul ilinde kapatılacak dernekler", "Kapatılacak ve el konulacak dernekler", "İstanbul ilinde plana destek verecek dernekler", "Kilit görevlere atanması planlanan sivil şahıslar", "İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı emekliliğe sevk edilecek personel" konulu listelerin hazırlanmasında çalıştığı ve bu şekilde "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs" suçunu işlediği kanaatine varıldığı kaydedildi.

 

 

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.