Bölgeler arasında fark var

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

M.Diyadin GEZER / Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Değerli okurlar bir bölge düşünün ki; nüfusu ve yüzölçümü ülke genelinin yüzde 10'nu olsun, ancak bu bölgede net göç hızı yüzde 48 olsun. Gaziantep dışındaki tüm iller sosyo-ekonomik gelişmişlik parametrelerinde iller sıralamasında son 20 kent arasında olsun. Toplam tarımsal alan ülke genelinin yüzde 12,7'si ve toplam ekilen alanı ülke genelinin yüzde 14,3'ü bölgemiz Güneydoğu Anadolu'da. Ancak kırsal nüfus başına düşen tarımsal kredilerde ülke ortalamasından 8 kat daha düşük, 100 bin kişiye düşen traktör sayısı ülke ortalamasından 2,5 kat az ve kullanılan tarımsal kredilerin sadece yüzde 6'sı bu bölgemizde.

Ülke üretiminde bulunan pamuğun yüzde 52'si bölgemizden, ama tekstil sektörü sadece Gaziantep'te gelişmiştir. Toplam tahılın yüzde15'i, buğdayın  yüzde 15'i, arpanın yüzde 17.8'i, mısırın yüzde 10'nu, yağlı tohumların yüzde 28.6'sı, kuru baklagillerin yüzde 46.3'ü, kırmızı mercimeğin yüzde 50'den fazlası bölgemizden. Bütün bu verilere rağmen. tarıma dayalı sanayimizin hiç gelişmediğini söyleyebiliriz.

Bölgemizin kamu yatırımlarından aldığı pay ortalama yüzde 6-8 arasında değişiyor. Devlet desteklerinden faydalanma oranımız ülke genelinin yüzde 7'sini geçiyor. GSMH içindeki payımız yüzde 5.5. Bu miktarın yüzde 80'nini tek başına Gaziantep yapıyor. Kişi başına düşen gelir, ülke ortalamasının yüzde 60 altında, bölge nüfusunun yarısı yeşil kartlı, kişi başına düşen hekim sayısı  ve diğer sağlık parametrelerinin tamamında ülke ortalamasının altında...

Eğitimde de benzer bir taplo var. İstihdamımızın sanayi içindeki payına baktığımızdaysa yüzde 3.14 ile ülke ortalamasından 5 kat daha düşük olduğunu görüyoruz. Hangi kurum ve kuruluşun işsizlik oranı  verisini ve tespitini kabul edersek edelim bölgemizin işsizliği ülke ortalamasının 3 katından fazla. Bu oranın doğruluğunu diğer veriler de destekliyor. Türkiye'deki sanayi kuruluşlarının sadece yüzde 1.5 Doğu Anadolu'da, onun da yarıya yakınını Malatya ve Elazığ karşılıyor. Güneydoğu'ya baktığımızdaysa aynı oranın yüzde 3.5 olduğunu görüyoruz, bunun da yüzde 90'ını Gaziantep karşılıyor. Dikkatinizi çekerim Türkiye'nin elektriğinin yüzde 12.2'sini bölgemiz üretmektedir.

Bugüne kadar pek çok kez planlanan kalkınma programlarında yerel dinamikler göz ardı edildi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun kalkınması kendi iç dinamiklerini hayata geçirmesi ile mümkündür. Bölge dışından gelecek yatırımlar önemlidir elbette. Ama tek başına yeterli bir unsur olmadığı hem geçmişteki deneyimlerden hem de AB'nin bölgesel kalkınma uygulamalarından tüm çıplaklığıyla görülmektedir.

Bu nedenle, sektörel yaklaşım politikalarımız, bölge gerçeğini yansıtmalı ve kapsamlı olmalı, ulusal politikalar yerel dinamikleri yansıtmalıdır. Bunun gerçekleştirmenin ana unsuru ise sosyal barışın sağlanması ile mümkün olacaktır. Unutmayalım ki, sorun sadece ekonomiye indirgenemeyecek boyuttadır. Bu sorun kararlı bir devlet politikası ile cesaretli adımlarla çözülür.