Çin’den Mısır hamlesi: Xi 10 yıl sonra Kahire’de
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 10 yıl aradan sonra Mısır’a gitti. Hürmüz’de enerji trafiğinin sekteye uğradığı, ABD-İran savaşının sürdüğü dönemde yapılan ziyaret; Süveyş, yatırımlar ve askeri işbirliği nedeniyle yeni bir güç mücadelesine işaret ediyor.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Orta Doğu'da dengelerin hızla değiştiği bir dönemde Mısır'a çıkarma yaptı. Salı akşamı Kahire'ye ulaşan Xi, bugün Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile ekonomik işbirliğinden bölgesel güvenliğe kadar geniş bir gündemle görüşecek.
Xi'nin Mısır'a son ziyareti 10 yıl önce gerçekleşmişti. Aradan geçen dönemde iki ülke arasındaki ilişki ticaretin çok ötesine taşındı. Çin'in Mısır'daki yatırımları büyürken, Kahire BRICS'e katıldı; iki ülke Kuşak ve Yol girişimi kapsamındaki işbirliğini genişletti ve son dönemde askeri alandaki temaslarını da artırdı.
Ziyaretin zamanlaması ise ekonomik anlaşmalar kadar dikkat çekiyor. ABD ile İran arasındaki savaş Hürmüz Boğazı'ndaki enerji sevkiyatını aksatırken, Mısır'ın kontrolündeki Süveyş Kanalı küresel ticaret ve enerji taşımacılığı açısından daha kritik hale geldi.
Çin 10 yılda 10 milyar doları aştı

Çin'in Mısır'daki yatırımlarının toplam büyüklüğü 10 milyar doların üzerine çıktı. Çinli şirketler Kahire'nin doğusundaki yeni iş merkezlerinden elektrikli demiryolu hatlarına, yenilenebilir enerjiden liman ve sanayi yatırımlarına kadar çok sayıda projede yer alıyor.
İki ülke arasındaki yıllık ticaret hacmi de yaklaşık 20 milyar dolara ulaşmış durumda. Karşılaştırma açısından ABD ile Mısır arasındaki ticaret 2025 yılında 15,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Bu fark, Washington'ın onlarca yıldır önemli güvenlik ortaklarından biri olan Mısır'da Çin'in ekonomik ağırlığının geldiği noktayı gösteriyor.
Süveyş’in değeri savaşla birlikte arttı

Ziyaretin jeopolitik açıdan en önemli unsurlarından biri Süveyş Kanalı. İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol sevkiyatının önemli ölçüde aksaması, alternatif enerji ve ticaret güzergâhlarını yeniden öne çıkardı.
Mısır'ın kontrolündeki Süveyş Kanalı bu tabloda yalnızca Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yolu değil, Orta Doğu'dan çıkan enerji kaynaklarının küresel pazarlara taşınması açısından da stratejik önem taşıyor.
Çin ise dünyanın en büyük enerji ithalatçılarından biri olarak deniz ticaret yollarının açık kalmasına doğrudan ihtiyaç duyuyor. Hürmüz'deki güvenlik sorunu uzadıkça Pekin açısından Mısır ve Süveyş'le kurulacak ilişkinin ekonomik değeri de artıyor.
ABD'nin önemli ortağı Çin'e yaklaşıyor

Mısır'ın Çin ile ilişkilerini büyütmesi Washington açısından da yakından izlenen bir gelişme. Kahire yıllık yaklaşık 1,3 milyar dolarlık ABD askeri yardımı alıyor ve uzun yıllardır Washington'ın Orta Doğu güvenlik mimarisindeki önemli ortaklarından biri olarak kabul ediliyor.
Ancak Mısır son yıllarda dış politikasında daha geniş hareket alanı oluşturmak için Çin, Rusya ve Avrupa ülkeleriyle ilişkilerini çeşitlendirmeye çalışıyor.
Çin ile ekonomik bağların hızla büyümesi de bu stratejinin en belirgin parçalarından biri haline geldi. Pekin ise Mısır'ı yalnızca yaklaşık 110 milyonluk büyük bir pazar olarak değil, Afrika, Arap dünyası ve Akdeniz'e açılan stratejik bir merkez olarak görüyor.
Askeri işbirliği yeni boyuta taşındı

Çin-Mısır ilişkisindeki en dikkat çekici değişimlerden biri savunma alanında yaşanıyor. İki ülke ağustos ayında Mısır'daki çeşitli üslerde günler süren ortak hava tatbikatı gerçekleştirdi.
Tatbikatta Çin'in J-16 savaş uçakları ile Mısır'ın Fransız yapımı Rafale uçakları ilk kez birlikte muharebe eğitimi yaptı.
Ekonomik işbirliğinin ardından askeri temasların da hızlanması, Pekin'in bölgede yalnızca yatırımcı ve ticaret ortağı olarak kalmak istemediği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
Xi bölgedeki boşluğu doldurmak istiyor

Çin son yıllarda Orta Doğu'da daha görünür bir diplomatik rol üstlenmeye çalışıyor. Pekin'in 2023'te İran ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden kurulmasına aracılık etmesi bu politikanın en önemli örneklerinden biri olmuştu.
Xi'nin Kahire ziyareti de Çin'in kendisini bölgede ekonomik güç olmanın yanında diplomatik bir aktör olarak konumlandırma çabasının devamı niteliğinde.
Pekin yönetimi, ABD'nin bölgede askeri çatışmalara giderek daha fazla dahil olduğu bir dönemde kendisini yatırım, ticaret ve diplomasi üzerinden hareket eden alternatif bir ortak olarak sunuyor.
Mısır Çin için iki kıtanın kapısı

Mısır'ın Çin açısından önemini artıran unsur yalnızca Süveyş Kanalı değil. Ülke aynı zamanda Afrika ve Orta Doğu pazarlarının kesişim noktasında bulunuyor.
Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi'nde Çinli şirketlerin üretim ve sanayi yatırımlarının artması, Pekin'e Mısır üzerinden Avrupa ve Afrika pazarlarına erişim fırsatı sağlıyor.
Mısır yönetimi de Çin yatırımlarını ülkeyi küresel üretim ve lojistik merkezine dönüştürme hedefinin önemli parçalarından biri olarak görüyor. Çinli şirketler yeni başkent projesinden demiryollarına, yenilenebilir enerji tesislerinden limanlara kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.
Bugünkü görüşmelerde kritik başlıklar masada
Xi Jinping'in üç gün sürecek Mısır ziyaretinde Sisi ile yapacağı görüşmelerde ikili yatırımlar, ticaret, teknoloji, altyapı ve bölgesel güvenliğin ele alınması bekleniyor.
İki ülke bu yıl diplomatik ilişkilerinin 70'inci yılını kutlarken Pekin yönetimi kapsamlı stratejik ortaklığın daha ileri taşınmasını hedefliyor.
Ancak ziyaretin gerçek ağırlığını belirleyen unsur, Orta Doğu'nun içinde bulunduğu olağanüstü dönem. ABD-İran savaşı, Hürmüz'deki enerji krizi ve Washington'ın bölgedeki askeri varlığının arttığı bir ortamda Çin'in Mısır'la ilişkilerini hızlandırması, küresel güç rekabetinin yeni adreslerinden birinin Kahire olacağını gösteriyor.