Çinli ve Japon devler Türk gıdası için geldi
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çin'in ve Japonya'nın en büyük pazar yerlerinin İstanbul'a geldiğini açıkladı. Türk gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki gücünü artırmayı hedefleyen Foodist'te bugün Türk gıda firmaları ile görüşecek devler, 3-5 Eylül'de IGEXX 2026 E-İhracat Zirvesi'nde yer alacak.
Recep ERÇİN
Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı-Foodist İstanbul başladı. Bu yıl ilk kez bütün sektör paydaşlarının bir araya gelmesiyle gerçekleştirilen fuarın açılışını Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı yaptı. 4 Eylül’e kadar devam edecek fuar, Türk gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki gücünü artırma hedefiyle düzenleniyor.
Fuarda konuşan Ticaret Bakanı Bolat, 561 yerli ve 76 yabancı katılımcının 10 salonda buluştuğu Foodist’in önemli ticari bağlantılara vesile olmasını beklediklerini söyledi. Bolat, fuarda gerçekleştirilecek görüşmeler sonucunda yeni siparişler alınmasını temenni ettiklerini belirtti.
Çin ve Japonya'dan alıcılar geliyor
Bolat, İstanbul’un aynı zamanda küresel e-ticaret ve e-ihracat açısından önemli bir buluşma noktası haline geldiğine işaret ederek, Çin ve Japonya’nın en büyük pazar yerlerinin temsilcilerinin Türk gıda ve içecek firmalarıyla bir araya geleceğini açıkladı. İstanbul Küresel E-İhracat Zirvesi’nin (IGEXX 2026) 3-5 Eylül tarihlerinde gerçekleştirileceğini belirten Bolat, Çin ve Japonya’nın en büyük pazaryeri temsilcilerinin gıda ve içecek sektöründeki Türk firmalarıyla görüşeceğini söyledi. Bolat, firmaların bugün Foodist’i de ziyaret edeceğini kaydederek, “Randevular bakanlığımız tarafından ayarlandı” dedi.
“500 milyar liralık sübvansiyon”
Üç sektörün hiçbir zaman önemini kaybetmeyeceğini ifade eden Bolat, bunları gıda, tekstil-hazır giyim ve inşaat olarak sıraladı. Bolat, hükümetin eşel mobil mekanizması kapsamında gerçekleştirdiği uygulamalara da değinerek, 500 milyar liralık sübvansiyonla fiyatların dünyadaki artışlar kadar yükselmesinin önüne geçildiğini söyledi.
Türkiye’nin ürünlerinin artık yalnızca uygun fiyatla değil, kalite ve yüksek teknolojiyle de anıldığını belirten Bolat, Türk üretiminin geldiği noktaya dikkat çekti. Tarım ve gıda sektörü açısından 2026’nın çok iyi bir yıl olduğunu söyleyen Bolat, “Rabbimizin lütfuyla harika yağışlar aldık. Büyümemize 0,5 puanlık katkı tarım ve gıda sektöründen geldi” ifadelerini kullandı.
“Gıda artık milli güvenlik meselesi”
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı ise tarım ve gıdanın artık klasik bir üretim meselesi olmaktan çıktığını, doğrudan milli güvenlik meselesi haline geldiğini söyledi. Dünyada yükselen bir “gıda milliyetçiliği” bulunduğuna dikkat çeken Yumaklı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) raporlarına göre dünyanın gelecekte bugün üretilenden daha fazla gıdaya ihtiyaç duyacağını belirtti.
Yumaklı, “O halde birim alandan daha fazla verim elde etmeli, teknolojiyi iyi kullanmalı ve kaynaklarımızı korumalıyız” dedi. 2025 Dünya Bankası verilerine göre dünya ekonomisinde Türkiye’nin payının yaklaşık yüzde 1,35 olduğunu kaydeden Yumaklı, “Ancak tarıma baktığımızda çok daha güçlü bir tabloyla karşılaşıyoruz. Dünyadaki tarımsal üretimin oluşturduğu katma değerin yüzde 1,75’i Türkiye’ye ait” diye konuştu.
Tarımsal hasıla 83,2 milyar dolara çıktı
Türkiye’nin tarımsal üretimdeki konumunun son yıllarda önemli ölçüde güçlendiğini belirten Yumaklı, 2002 yılında tarımsal hasılada dünyada 12’nci sırada bulunan Türkiye’nin bugün 7’nci sıraya yükseldiğini söyledi. Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal hasılasının 2025 yılında 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihinin en yüksek seviyesini gördüğünü belirtti. Türkiye’nin 185 ülkeye 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ettiğini ifade eden Yumaklı, bu ihracatın ekonomiye 32,6 milyar dolarlık katkı sunduğunu kaydetti.
Coğrafi ürünler gibi markalar da olmalı
Türkiye’nin özellikle raf ömrü kısa ürünlerde lojistik avantajını artıracak gelişmelere de dikkat çeken Yumaklı, Türkiye’nin Suriye üzerinden Ürdün’e ve oradan Körfez ülkelerine uzanan kara yolu bağlantısının yeniden işler hale gelmesinin yaş meyve ve sebze başta olmak üzere kısa raf ömrüne sahip ürünler açısından önemli bir fırsat oluşturacağını söyledi. Yumaklı, Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan transit koridorunun 15 Nisan 2026’dan itibaren işlemeye başladığını belirtti.
Tarımın sanayi ve ticaretle entegrasyonunda Organize Tarım Bölgelerinin (OTB) önemine de değinen Yumaklı, bugüne kadar 46 OTB’ye tüzel kişilik kazandırdıklarını, 16 OTB’de üretimin başladığını söyledi. Yumaklı, yıl sonuna kadar 4 OTB’yi daha üretime kazandıracaklarını açıkladı. Bu yatırımlarla birlikte Türkiye’nin uluslararası alanda tanınan tarım ve gıda markalarının sayısını artırmayı hedeflediklerini belirten Yumaklı, AB coğrafi işaret tesciline sahip 46 ürüne de dikkat çekti. Yumaklı, “İnşallah bu yatırımlarla, tıpkı AB coğrafi işaret tescilli 46 ürünümüzde olduğu gibi, dünya çapında tanınan markalarımızın sayısını da artıracağız” dedi. Bakan Yumaklı, sözleşmeli üretim konusunda ise Türkiye’nin henüz arzu edilen noktada olmadığını belirterek, mevcut yapının denizdeki bir ceviz kabuğu gibi kaldığı değerlendirmesinde bulundu.
TİM: Talep koşulları değişiyor, maliyetler artıyor
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, tarımın yalnızca bir üretim alanı olmadığını, gıda güvenliği, teknoloji ve lojistik boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Üretilen ürünlerin markalaştırılması ve coğrafi işaretlerle korunması gerektiğini belirten Gültepe, gelecekte yalnızca gıda üreten ülkelerin değil, güvenli, sürdürülebilir ve katma değerli üretim gerçekleştiren ülkelerin kazanacağını ifade etti. Türkiye’nin sahip olduğu avantajları kalıcı bir ihracat gücüne dönüştürmesi gerektiğini belirten Gültepe, küresel ticarette dönüşüm yaşandığını, talep koşullarının değiştiğini ve maliyetlerin arttığını söyledi. Gültepe, “Gıda, küresel ticaretteki dalgalanmalara karşı daha avantajlı. Daha güçlü küresel bağlantıların tam zamanı” dedi.
769 milyon dolarlık ayçiçek yağı ihraç edildi
Tarım sektörlerinin ihracat performansına ilişkin de bilgi veren Gültepe, ocak-temmuz döneminde tarım sektörlerinin ihracatının yüzde 4 artışla 21,2 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Bu dönemde ayçiçek yağı ihracatının 769 milyon dolara, makarna ihracatının 582 milyon dolara, bisküvi ve gofret ihracatının 581 milyon dolara, çikolata ve kakao içeren ürünlerin ihracatının ise 589 milyon dolara ulaştığını belirten Gültepe, ayçiçek yağında yüzde 21, makarnada yüzde 12,5, bisküvi ve gofrette ise yüzde 5,7 artış kaydedildiğini söyledi.
“Türk gıdasının bilinirliğini daha da artırmalıyız”
TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, Türkiye’nin dünya gıda ticaretinde güçlü bir konuma sahip olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını söyledi. Türk gıda ürünlerinin uluslararası bilinirliğinin daha da artırılması gerektiğini belirten Uysallı, Foodist’in dünyanın en önemli gıda fuarları arasında kalıcı bir yer edinmesini hedeflediklerini ifade etti. TİM Sektörler Konseyi Üyesi Celal Kadooğlu ise fuarın temel hedeflerinden birinin uluslararası alıcıları Türkiye’ye çekmek olduğunu belirtti. Kadooğlu, “Dünya aracılarını Türkiye’ye getirerek onları İstanbul’da buluşturan bir çekim merkezi olma hedefimiz var” ifadelerini kullandı.