Cumhurbaşkanı 'Muharrem aşı' verdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem Ayı nedeni ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Muharrem aşı verdi

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muharrem Ayı nedeni ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Muharrem aşı verdi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki yemek, basına kapalı gerçekleşti.

Cumhurbaşkanlığından alınan bilgiye göre yemeğe, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanvekili Ali İhsan Ölmez, Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan, Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun, Alevi Vakıfları Federasyon Başkanı Remzi Akbulut, Anadolu Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Cengiz Hortoğlu, Hacıbektaş Veli Kültür Derneği Başkanı Mustafa Özcivan, Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Yönetim Kurulu üyesi Nafiz Ünlüyurt, Tunceli'den Alevi dedesi Ali Ekber Yurt, Anadolu Türkmen Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu'ndan Özdemir Özdemir, Tunceli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ, Al-i Beyt Vakfı'ndan Rahim Onursan, Şücaaddin Veli Ocağı'ndan Postnişini Mehmet Demirtaş, Toplumsal Uzlaşma Vakfı'ndan Haydar Şahin, Alevi Vakıfları Federasyonu'ndan Doğan Bermek ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Rıza Yıldırım katıldı.

 "Kerbela'dan tefrika çıkarmak, Yezid'in yanında durmaktır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazreti Hüseyin'in Kerbela'da canını ortaya koyarak verdiği ibretlik dersin iyi okunmadığını, öğretilemediğini, öğrenilemediğini ve tatbik edilemediğini vurgulayarak, "Kerbela tefrikanın değil, tam tersine Hazreti Hüseyin Efendimizin verdiği ibretlik ders ile uhuvetin vasıtasıdır. Kerbela'dan tefrika çıkarmak çok açık söylüyorum Yezid'in yanında durmaktır. Kerbela'dan uhuvet yani kardeşlik dersi çıkarmak ise hiç şüphesiz ki Hazreti Hüseyin ve ehlibeytin yanında durmaktır" dedi.  

Erdoğan, bin 375 yıldır Hazreti Hüseyin'e ve ehlibeytine ağıtlar yakıldığını, Kerbela acısının daha dün yaşanmış gibi hafızalarında sıcak tutulduğunu, bin 375 yıldır gözyaşı döküldüğünü belirterek, "Ancak ne büyük tezattır ki bin 375 yıldır neredeyse her gün aşurayı neredeyse her gün tekrar tekrar Kerbela'yı yaşıyoruz. İşte şu yıllarda geniş coğrafyamızın her bir karışının adeta bir Kerbela olduğunu üzülerek müşahede ediyor, bin 375 yıl sonra her karışı Kerbela olan bir coğrafya için derin bir hüzne gark oluyoruz" diye konuştu.

 "Türkiye, bütün bu çatışmalara, bu kavgalara umuttur"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türk, Kürt, Arap'ın, Şii, Sünni, Alevi, Nusayri'nin hep birlikte kaybettiği bir süreç yaşıyoruz. İnanın bu sürecin panzehiri Türkiye'dedir. Türkiye, bütün bu çatışmalara, bu kavgalara umuttur. Türkiye, Alevi nüfusuyla Sünni nüfusuyla Türk, Kürt, Arap ve diğer tüm etnik unsurlarıyla geniş coğrafyamızın kardeşliği adına yegane umuttur" dedi.

 "Hazreti Ali'ye bugünlerde daha kulak kesilmek zorundayız"

İslam coğrafyasını tefrik eden, kana bulayan sebeplerin hiçbirinin çözümsüz olmadığını vurgulayan Erdoğan, şunları dile getirdi:

"Bu kan, bu gözyaşı inanın boşuna akıyor. Bu çatışmalar, bu kavgalar, bu öfke inanın son derece yapay gerekçelere dayanıyor. Biz acılardan kan davaları, öfke, nefret çıkaran bir ümmet değil, acılardan kardeşlik, dayanışma, uhuvvet çıkaran bir ümmet olmak zorundayız. Biz Kerbela'da hep birlikte Yezid'in ordusunun karşısında olan insanlarız. Biz Dersim'de, hep birlikte zulmün karşısında olan insanlarız. Sivas'ta, Gazi Mahallesi'nde, Çorum, Kahramanmaraş'ta her türlü tahrikin, her türlü ölümün karşısında saf tutan insanlarız. Hiç kimsenin ölümüne sevinmeyiz, hiç kimsenin yaşamasına hüzünlenmeyiz. Aynı toprakların, aynı coğrafyanın, aynı medeniyetin insanlarıyız, aynı yolun yolcularıyız."