Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan barış mesajı: Türkiye destek verecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı konuşmada ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin net mesajlar verdi. 15 günlük ateşkesi olumlu bulduklarını belirten Erdoğan, kalıcı barış için fırsat penceresinin iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Hürmüz Boğazı'nın hızlıca açılması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, "Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan barış mesajı: Türkiye destek verecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu’nun açılış oturumunda yaptığı konuşmada bölgedeki gerilim ve ateşkes sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyduklarını belirterek, “Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların almasına izin verilmemelidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Hürmüz mesajı

Hürmüz Boğazı’na ilişkin Türkiye’nin tutumunu da açıkça ortaya koyan Erdoğan, “Hürmüz'ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman'dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır” dedi.

Erdoğan, uluslararası ticaret açısından kritik öneme sahip boğazın açık kalması gerektiğini belirterek, “Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz'ün ticari gemilere açık tutulmasıdır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

Öncelikle çarşamba günü Kahramanmaraş ilimizde yaşanan müessif olaydan sonra telefonla aramak veya mesaj göndermek suretiyle üzüntümüzü paylaşan herkese milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim hiç kimseye, hiçbir aileye ve topluma böyle acılar yaşatmasın.

Türkiye olarak Antalya Diplomasi Forumu’nu diplomatik temas kavramının sınırları içine hapsetmiyoruz. Bu organizasyonu; dünyanın nereye doğru gittiği, insanlığın hangi değerler etrafında buluşabileceği, yeni etkileşim alanlarının neler olabileceği üzerine derinlikli istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Hepimiz şu gerçeğin çok net farkındayız, günümüzde diplomasi yalnızca sorunların, ihtilafların ve çıkarların müzakere edildiği bir alan olmaktan çıkıyor. Diplomasi aynı zamanda insanlığın ortak geleceğinin hangi ilkeler bağlamında şekilleneceğinin tartışıldığı bir zemini de temsil ediyor.

"Türkiye'nin 'barışın anahtarı' misyonuna katkı verecek"

Antalya Diplomasi Forumu; küresel aklın, global vicdanın ve özellikle de geleceğe dair umudun ortak kürsüsü haline gelmiştir. 'Yarını kurgulamak, belirsizlikleri yönetmek' teması altında üç gün boyunca yapılacak tartışmaların; forumun bu özgün ve özel yönünü daha da belirgin kılacağı kanaatindeyim. Forumun, sizlerin de ufuk açıcı fikirleriyle Türkiye'nin 'barışın anahtarı' misyonuna katkı vereceğine inanıyor, şimdiden her birinize teşekkür ediyorum.

"Yeni aktörler geliyor"

Bugün uluslararası sistemde yaşanan sarsıntıları yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklamak bizi meselenin özünden uzaklaştıracaktır. Evet, güç dağılımı değişiyor. Evet, yeni aktörler yükseliyor. Evet, rekabet kızışıyor, derinleşiyor, daha yıkıcı hale geliyor. Ancak bütün bunlar bizim çok daha sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Evet güç dağılımı değişiyor, evet aktörler değişiyor. Bütün bunlar bizim sert bir kırılmayla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor.

Bugün dünya güç bunalımıyla birlikte istikamet buhranı da yaşamaktadır. Gelinen nokta itibarıyla ciddi ve tehlikeli bir eşikte olduğumuz görülüyor. Küresel sistemde yaşanan kriz evvelemirde ahlaki ve varoluşsal bir krizdir. Krizin ulaştığı boyutu görmek için 7 Ekim sonrası Gazze'ye bakmak yeterlidir. İnsan haklarını ve küresel güvenliği korumakla görevli mekanizmalar en ağır saldırılar karşısında etkisiz, hatta çoğu zaman kayıtsız kalıyor.

"15 günlük ateşkesten memnunuz"

15 günlük ateşkesten memnunuz. Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerelerin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Tarafların uzlaşmacı anlayışla hareket etmeleri önem arz ediyor. İsrail'in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı hazır ve müteyakkız olunmalıdır.

Hürmüz'le ilgili bizim tavrımız çok nettir. Hürmüz'ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman'dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz'ün ticari gemilere açık tutulmasıdır.