Doları zayıflatan yedi neden!

Parasal teşvikleri sürdürmeye devam edeceği sinyalini veren ABD Merkez Bankası (FED) Avrupa'daki faiz artışının izinden gitmeyecek.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Evrim KÜÇÜK

İSTANBUL - ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke güçlü bir dolar istiyor, Hazine Bakanı Timothy Geithner da öyle. Ancak söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutmuyor ve dolar dibe sürükleniyor.

Fed'in, ülkenin ticari ortaklarının parası karşısında doların performansını ölçen endeksi 73 puanın altına inerek 3 yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Önce Bernanke'nin para musluğunu kapatmaya hiç de niyeti olmadığı mesajı vermesi ardından da ABD'de ekonomik büyümenin beklentilerin altında kalması doların sancılarını artırdı.

Dolar, Avrupa ortak parası euro karşısında 1.4880 seviyelerine kadar gerilerken, Amerikan finans kuruluşu Morgan Stanley, dolar tahminlerini aşağı yönlü revize etti. ABD Doları için düşüş beklentisini koruyan Morgan Stanley, euronun bu yıl değer kazanmaya devam edeceğini, ancak 2012 yılında keskin bir dönüş yaşanacağını

öngördü. Morgan Stanley, euro/dolar için 2'nci çeyrek tahminini 1.43'ten 1.50'ye, 4'üncü çeyrek tahminini ise 1.45'ten 1.49'a çıkardı.

Zayıf büyüme euro üzerinde baskı yaratacak

2012 yılında Euro Bölgesi'ndeki zayıf büyümenin euro üzerinde baskı yaratacağını öngören Morgan Stanley, 2012 sonuna kadar euro/dolar paritesinin 1.33'e gerileyeceği tahmininde bulundu. Kısa vadede euronun psikolojik 1.50 seviyesini aşmasına kesin gözüyle bakılıyor.

İşlemciler, Asya merkez bankalarının dolar cinsinden varlıklarını euroya çevirmesinin de doların değer kaybında etkili olduğunu hatırlatarak, "Şu an doların dostu yok" diyor. Fed'in teşvikleri çekmekte aceleci olmayacağı ve Avrupa Merkez Bankası‘nın (ECB) nisan ayında gerçekleştirdiği faiz artışını takip etmeyeceği sinyali vermesi dolar üzerinde baskı oluşturacak. Analistlere göre ABD'nin ECB'nin izinden gitmemesi için yedi nedeni var ve bu nedenler doların daha da düşmesine neden olacak.

Fed, Avrupa'dan 7 noktada ayrılıyor

Reuters, analistlerin görüşleri doğrultusunda yaptığı analizde, Fed'in pozisyonu değiştirmeme nedenlerini şöyle açıklıyor:

1- ABD, Avrupa'dan daha uzun süre resesyonda kaldı. İşsizlik iki kat arttı ve 2009 sonunda yüzde 10.1'e ulaştı. Euro Bölgesi'ne bakıldığında ise ekonomik krizin en çok hissedildiği dönemde işsizlik yüzde 40 artış göstermişti. ABD'de işsizlik oranı kasım ayından bu yana 1 puan gerileyerek yüzde 8.8'e indi ancak bu oran FED'in normal seviye olarak kabul ettiği yüzde 5-6'nın çok üzerinde.

2- Fed'in enflasyonla mücadelede kredibilitesi zırhlı bir gemi gibiyken, 10 yıllık ECB'nin sinirleri henüz test ediliyor. Bernanke, çekirdek enflasyonun en azından geçici bir süre daha yüksek olduğunu, ancak enflasyonun daha normal bir seviyeye düşmesini beklediklerini, durumu yakından izleyeceklerini" ifade etti. ECB ise yüksek enflasyon karşısında hemen harekete geçti.

3- ECB'nin en büyük amacı enflasyonla mücadele etmek. Fed'in ise iki hedefi var; fiyat istikrarı ve istihdam piyasasını iyileştirmek. Fiyat artışlarına bakıldığında, ABD'de enflasyon yüzde 1.6 ile Merkez Bankası‘nın ‘rahat olma sınırının' üzerindeyken, Euro Bölgesi'nde ise enflasyon yüzde 2.6 rekor seviyede bulunuyor. Fed, artan petrol fiyatlarının, ABD ekonomisinin itici güçlerinden tüketici harcamalarını azaltmasından endişe ediyor. Diğer yandan ABD'de istihdam piyasanın tam olarak iyileşmesinin 3 yıl alması bekleniyor.

4- ECB, tüm fiyatları içeren enflasyon rakamlarına odaklanırken, ABD, fiyatlarında oynaklık yaşanan benzin ve gıdanın hariç tutulduğu çekirdek enflasyona odaklanıyor. ECB'nin resmi bir enflasyon hedefi varken, Fed resmen bir tavan belirlemiş değil. Fed, çekirdek enflasyonu gelecekteki fiyat hareketleri için daha iyi bir gösterge olarak kabul ediyor. Uzmanlar, ECB'nin aynı şeyi yapmış olsaydı faizleri artırmakta bu kadar hızlı davranmayacağını söylüyor.

5- Sendikalara daha az bağlı olan ve topla maaş pazarlık yapma şansları düşük olan ABD'li işçilere göre Avrupalı işçilerin ücret artışı isteme konusunda elleri daha güçlü. Bu nedenle Avrupa'da fiyat artışları daha çabuk enflasyona dönüşüyor. ABD'deki son veriler mart ayında ve önceki beş ayın dördünde saat başına ücretlerin yatay seyrettiğini gösterdi. Euro Bölgesi'nde ise geçen yılın son çeyreğinde maaşlarda ortalama yüzde 1.4 artış kaydedildi.

6- Tarih de para politikalarını etkiliyor. Avrupa'daki pek çok jenerasyon, faşizm ve II. Dünya Savaşı‘nın çıkmasının nedenlerinden biri olan 1930'lardaki hiperenflasyon hatıralarıyla yaşıyor. ABD'nin en büyük travması ise işsizliğin yüzde 20'yi aştığı, ekmek kuyruklarının oluştuğu Büyük Buhran. Bu dönem konusunda uzman olan Bernanke, o dönemde Fed'in ekonomi iyileşmeden sıkılaştırmaya başlayarak büyük bir hata yaptığını düşünüyor.

7- Ekonomistler, ABD ya da Avrupa'daki faiz artışlarının, şu anki enflasyon sarmalını tetikleyen petrol fiyatlarındaki artışın dizginlenmesinde etkili olup olamayacağı konusunda kuşkulu. Petrol fiyatlarındaki artışın başlıca nedenleri gelişmekte olan ülkelerin talebi ve petrol üreticisi Arap ülkelerindeki ayaklanmaların arzı baltalayacağı endişesi. ABD ve Avrupa'da borçlanma maliyetinin artması, her iki konuda da çözüm sağlayacak bir adım değil.

Dolar karşısında 6.5 seviyesini kıran Çin Yuanı‘nda hedef 6.12

Çin'in enflasyon önlemleri kapsamında yuanın değerlenmesine izin vereceğine ilişkin spekülasyonla yuan, 1993'ten bu yana ilk kez 6.5'in altına indi. Fed'in ekonomiyi

teşvik paketini sürdüreceğine yönelik açıklamasının ardından yuan, dolar karşısında Temmuz 2008'den bu yana en kazançlı döneminden geçiyor.

Çin'de tüketici fiyatları mart ayında yıllık bazda yüzde 5.4 yükseldi. Enflasyonun hala hükümetin istediği oranında üzerinde olduğunu hatırlatan Singapur'daki Action Economics'in ekonomistlerinden David Cohen, merkez bankasının ithal maliyetleri azaltmak için yuanın daha hızlı değerlenmesine bir miktar izin verdiğini söyledi.

Yuan, ABD Doları karşısında yüzde 0.12 değer kazanarak 6.4935'e yükselerek, ülkenin resmi döviz kuru sistemini kullanmaya başladığı 1993'ten bu yana en yüksek seviyesine işaret etti. Yuanın değerlenmesi için 2011'de yüzde 0.85'lik bir alan daha verilmiş durumda. Teknik analizler, yuanın 2011'de 6.12'ye kadar değerleneceğine işaret ediyor.

ABD Doları - Türk Lirası kuru 1.50-154 bandında hareket eder

Bankacılar, hemen hemen aynı ekonomik manzaraya bakan okyanusun iki ucunun farklı tepkiler gösterdiğini ve bu farklı dünya görüşlerinin doları başta euro olmak üzere pek çok para birimi karşısında değer yitirmesine neden olduğunu kaydediyor.

Bankacılar "ECB faiz silahını çekt, sonuçta seneye bu zamanlar Avrupa'da faiz yüzde 2.25'e çıkacak. Ama Fed, düşük faiz bol para döneminin süreceği mesajı vermeye devam ediyor. Faiz farkları dolar aleyhine gelişiyor ve bu da yatırımcıların düşük faizli doları borçlanarak yüksek getiri avına çıkmalarına neden oluyor" yorumu yapıyor.

İç piyasada cari açık, seçim, Merkez Bankası'nın önlemleri derken uzmanlar dolar/TL'nin ağırlıklı olarak 1.50-1.54 bandında hareket etmesini bekliyor. Kur 1.50'ye geldiğinde piyasada ağırlığın başta yerel kurumsal yatırımcılar olmak üzere alım tarafına geçtiğini 1.54'e geldiğinde ise daha çok yabancıdan satış geldiğini kaydediyorlar. TL'de satış yapan yatırımcılarında dolardan çok yükseliş trendi nedeniyle euroya geçtiğini de anlatan bankacılar, piyasada aşağı veya yukarı marjinal hareketler şimdilik beklemiyorlar.

 

Bu konularda ilginizi çekebilir