Kanada ile ticaret fırsatları üzerine - II

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Timucin GÖKDEMİR

Kanada ile Türkiye arasında 2004 yılında Ermeni meselesi yüzünden başlayan ve bir süre daha da derinleşerek artan soğukluk, son zamanlarda yerini tatlı bir ısınmaya bırakmış durumda sanki.

Türk Hava Yolları'nın Toronto'ya direkt uçuşlara başlaması ile birlikte ulaşım yollarıyla beraber iletişim yolları da daha bir güçlü hale geliyor gibi.

Henüz tam olarak hayata geçmemiş olmasına rağmen çift taraflı vergilendirmeyi önleme anlaşmasının imzalanması, özellikle yeni ticaret müşavirinin Kanada'da yerleşik Türk iş adamlarına yakınlığı ve Kanada Türk Ticaret Odası'nın son bir yıldaki faaliyetleri, Kanada ile daha güçlü ticaret bağlarının oluşturulmasına birer vesile oldular.

Bu yılın Haziran ayında İstanbul'da gerçekleştirilen TUSKON - Dünya Ticaret Köprüsü toplantısına yaklaşık 15 civarı Kanadalı şirketin temsilcileri katıldı. Hemen sonrasında Toronto'da gerçekleştirilen, sayın Başbakanımızın da katıldığı G-20 Liderler toplantısının öncesinde, bu gelişmiş 19 dünya ülkesinin iş hayatının ileri gelenleri Kanada'nın iş adamları ile buluştu. Kanadalı işadamları, içlerinde Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk ve Sabancı Holding Perakende Grubu Başkanı Haluk Dinçer'in de bulunduğu 19 ülkenin ileri gelen iş adamları vasıtası ile kendilerine ve ülkelerine ticaret fırsatları doğurmaya çalıştılar. Türkiye işin bu tarafında ne kadar fayda edindi, ya da edinebildi mi bilemiyorum, ancak diğer ülkeler G20 toplantısı öncesinde yapılan bu etkinliğe B20 adına yakışır şekilde bir yaklaşım sergiliyorlardı.

Keza genç iş adamlarının oluşturduğu bir başka etkinlikte ise Türkiye'yi TÜGİAD temsil etti. Sonuç bildirgesi Kanada Sanayi Bakanı Tony Clement tarafından G20 liderler toplantısına iletilmek üzere imzalanan toplantıda, yeni girişimcilerin finansman kaynaklarına erişimde yaşadıkları güçlükler öne çıkarılarak, "yeni girişimcileri ve projelerini" destekleyecek alternatif mekanizmaların geliştirilmesi, Özellikle yeni iş kuracak olan girişimciye daha düşük vergi uygulamaları oluşturulması ve son olarak da teşvik ve destekler konusunda bilinirliğin arttırılması gerektiği konularının altı çizildi.

Kanada, hazır G20 liderler zirvesi sayesinde akıllarda belli bir yer edinmiş iken yeni dünyanın bu kocaman ülkesi ile ilgili bizim Türk yatırımcı ve ihracatçısının dikkatini bazı önemli noktalara çekmek istiyorum. 

Buradan Türk işadamlarına tavsiyem, Kanada ile ticaret fırsatlarını araştırmaları olacaktır. Kuzey Amerika'ya bir şekilde adım atmak isteyen Türk ihracatçısı ve yatırımcısı için Kanada bana göre güzel bir giriş noktası konumundadır. Neden mi? Size bir kaç gerekçe sıralayabilirim hemen.

Bir kere öncelikle Kanada'nın dış ticaret hacminin %85'ini ABD ile yaptığını söyleyerek başlayayım. Bu ticarette ise üçüncü ülkelerden ithal edilmiş ürünlerin yeniden ihracı azımsanmayacak kadar fazladır. Bu ne demek? Kanada'ya sattığınız malların bir kısmını ABD'ye de kolaylıkla satabilirsiniz. Amerika'nın arka bahçesi olarak görünen Kanada, tek karasal sınır komşusu ABD ile var olan ve vazgeçilemeyecek ticaret hacmini elden geldiğince kolay hale getirmek için her zaman istekli davranıyor. Üstelik Kanada'da denenmiş ve kabul görmüş bir ürünü Amerikalıların bir referans olarak görüp değerlendirmede ayrı bir noktaya koyduklarını da göz ardı etmeyiniz. 

İkinci olarak sadece Kanada'yı bağlamayan, Türkiye'nin ihracatı arttırma konusunda gösterdiği azim ve kararlılığının göstergesi niteliğinde irdelenebilecek, devlet tarafından yaratılan teşvik ve yardım programlarını gösterebilirim. Yukarıda da söylediğim gibi sadece Kanada için değil, tüm diğer ülkelerde Türk ihracatçısının katılacağı belirli fuarların katılım masraflarının bir bölümü, açacağı satış merkezi veya depo alanlarının kiralarının belirli bir yüzdesi, üstelik 4 yıl boyunca devlet tarafından teşvik yardımı bağlamında karşılanarak destek oluşturuluyor. .

Bu bahsettiğim teşvikler bu kadarla da kalmıyor, yurt dışında edineceğiniz ofis veya mağazanın demirbaş harcamalarının dahi bir kısmı yeni teşvik kapsamında devlet tarafından karşılanıyor. İlave olarak Kanada'nın hedef ülkeler arasında belirlendiğini ve bu yardım ve teşviklerin oranının diğer ülkelere nazaran yüzde 10 daha fazla olduğunu da belirteyim.

Destekleme rakamları da öyle azımsanacak ölçülerde değil. Bir sonraki yazımda detayları ile ele alacağım bu rakamlar, bence Türk ihracatçısının önünü açmaktadır. 

Kanada'nın sahip olduğu çok kültürlü ve çeşitlilik arz eden demografik yapısını da neden bu pazara yönelmeliyiz sorusuna bir cevap niteliğinde değerlendirmeliyiz. Kişisel görüşüm odur ki; Ne satarsanız satın, doğru bir pazarlama yöntemi uygulayıp, Kanada standartlarına uygun paketlemeyi oluşturduğunuzda, bu ülkede satamayacağınız ürün yoktur.

Tüm bu saydıklarıma ek olarak bir Türk girişimcisi sıfatıyla Kanada pazarına girmeyi gözünüze kestirdiğinizde, Kanada'nın da size gayet sıcak davrandığını ve göçmenlik hakkı da dahil olmak üzere birçok imkanı sağladığını söyleyebilirim.

Son olarak Kanada'nın Avrupa Birliği ile imzalamak istediği ve görüşmeleri son hız devam eden Serbest Ticaret Anlaşması doğrultusunda aynı anlaşmayı Türkiye ile de yapacak olması çok önemli bir fırsattır Türk girişimcisi için. Geçtiğimiz bahar aylarında 7 kişilik bir Türk heyetinin Kanada'yı ziyareti ile başlayan Serbest Ticaret Anlaşması ikili görüşmeleri Kanada tarafının 15 kişilik heyetinin geçtiğimiz ekim ayında gerçekleştirdiği Ankara ziyareti ile daha da hararetli bir safhaya girdiğine inanıyorum hiç şüphesiz. İşte tüm bu sebeplerden ötürü diyorum ki Türk ihracatçısının yenidünya ya el atma zamanı gelmiştir.

21 ile 24 Ekim 2010 tarihleri arasında, Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Zafer Çağlayan'ın başkanlığında, Dış Ticaret Müsteşarlığı koordinatörlüğü, Türkiye İhracatçılar Meclisi organizasyonu ile Uludağ İhracatçılar Birliği'nin önderliğinde düzenlenen Kanada Ticaret Heyeti Programı bu düşünce platformunun ilk elle tutulur örnek aktivitesi konumundadır. Son yıllarda yapılan, iki ülke iş çevreleri arasında yatırım ve işbirliğinin arttırılmasına yönelik en ciddi faaliyet olan bu ziyarette Sayın Bakan Çağlayan'ın Kanada Dış Ticaret Bakanı Peter Van Loan ile yaptığı ikili görüşme ile, Türk ihracatçılarının Kanadalı firmalar ile gerçekleştirdikleri 100'ün üzerindeki ikili görüşmeler gelecek için sağlam temeller atıldığının önemli göstergeleri olarak sayılmalıdır. Dünyanın zincir mağaza devlerinden Wal-Mart'ın 6 kişilik bir alım heyeti ile kayda değer bir ilgi göstererek katıldığı bu ikili görüşmeler zemininden güzel sonuçlar çıkacağını tahmin ediyorum.

İki bakanın yaptığı ikili görüşmeden çıkan sonuç ise süreci destekleyen bir başka önemli unsur olarak önümüze çıkıyor. Kanada tarafı bu toplantı sırasında benzer karşı ziyaretin çok kısa bir süre içerisinde, Aralık ayının ilk haftasında yapılacağını duyurdu.

Dış Ticaret Bakanı Peter Van Loan'ın başkanlığında yapılacak bu ziyaret sayesinde 2010 yılı Türkiye ile Kanada arasında bakan, başbakan ve hatta meclis başkanı seviyelerinde ziyaretlerin gerçekleştiği parlak bir yıl olarak kayda geçecek.

Son sözüm odur ki; Türk ihracatçısı olarak eğer kendinize ve ürününüze güveniyorsanız bu kervanda yerinizi alınız.

Atılım hedefleyen Türk ihracatçısına bunu şiddetle tavsiye ederim.