16 °C

”KKKA'nın yaygınlaşmasında evcil ve yabani hayvanlar etkili”

Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığıyla ilgili MHP'li Doğru'nun yazılı soru önergesini yanıtladı

”KKKA'nın yaygınlaşmasında evcil ve yabani hayvanlar etkili”

 

ANKARA - Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının yaygınlaşmasında evcil ve yabani hayvanların etkili olduğunun ortaya çıktığını ifade etti.

MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun yazılı soru önergesini yanıtlayan Eroğlu, "KKKA hastalığının yaygınlaşmasında yabani ve evcil hayvan hayatının etkisinin tespit edilip edilmediğine" ilişkin bilgi verdi.

Yaban hayvanlarının KKKA hastalığıyla ilişkisinin belirlenmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığı arasında protokol yapıldığını belirten Eroğlu, bu kapsamda avlanan yaban hayvanları üzerinde çalışmalar gerçekleştirildiğini bildirdi. Bu çalışmada; Ankara, Aydın, Çankırı, Çorum, Eskişehir, Kırklareli, Manisa, Tokat, Yozgat illerinin içinde bulunduğu toplam 9 ilden avlanan 88 yaban hayvanı üzerinde bulunan kenelerin toplandığını ve bu hayvanlardan kan örnekleri alındığını kaydeden Eroğlu, şu bilgileri verdi:

"Yaban tavşanlarının ağırlıklı olarak Hyalomma soyuna ait kenelerin larva ve nimflerini taşıdığı ortaya çıkmıştır. Yine tavşan dışında keklik ve kirpide de Hyalomma soyuna ait keneler yoğun miktarda bulunmuştur. Yaban domuzunda da keneler bulunmuş ancak, bu hayvanlarda enfestasyon indeksi düşük bulunmuştur. Yaban hayvanlarından toplanan toplam 141 kene üzerinde PCR yöntemiyle KKKA'ya neden olan virüs araştırması yapılmış; bu araştırmada yaban domuzları ve tavşanlardan toplanan kenelerin bir kısmında söz konusu virüs açısından pozitiflik tespit edilmiştir."

Eroğlu, yapılan çalışmadan, bazı yaban hayvanlarının hastalıkla ilişkili olduğu ortaya çıkmakla birlikte, kullanılan örnek sayısının az olmasının bu ilişkinin düzeyi hakkında yeterli bilgi vermediğini bildirdi. Eroğlu, konuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Önümüzdeki yıllarda daha fazla hayvan üzerinde çalışmalar gerçekleştirilecektir" dedi.

"Müdahale, telafisi mümkün olmayan zararlar doğurabilir"

Daha önce Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yapılan çalışmada, sığırlarda hastalığın sero-prevalansının yüzde 80 civarında olduğunun bildirildiğine işaret eden Eroğlu, "Bu bilgiler ışığında, KKKA hastalığının yaygınlaşmasında evcil ve yabani hayvanların etkili olduğu ortaya çıkmaktadır" görüşünü diye getirdi.

Eroğlu, konuyla ilgili toplantılarda, bilim adamları tarafından dile getirilen ortak görüşün, "yaban hayatına müdahale edilmemesi" yönünde olduğunu kaydederek, yaban hayatının bulunduğu alanlarda yapılacak ilaçlama çalışmalarının doğal dengeyi olumsuz olarak etkileyeceği ve daha sonradan telafisi mümkün olmayan zararlar doğurabileceğine dikkat çekildiğini bildirdi.

Bakanlığının, hastalıkla ilgili yaptığı çalışmalarda, halkın bilinçlendirilmesi ve keneye karşı kişisel önlem yöntemlerinin öğretilmesine ağırlık verdiğini belirten Eroğlu, bu amaçla hazırlanan broşürlerin 81 ilde dağıtıldığını, ayrıca Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile koordineli olarak çalışmaların devam ettiğini ifade etti.

Orman yangınları

Ayrıva MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu'nun yazılı soru önergesini yanıtlayan Eroğlu, İzmir'de çıkabilecek orman yangınlarının, 73 ilk müdahale ekibi, 67 gözetleme kulesi, 34 haberleşme merkezi ve ALO 177 yangın ihbar hattıyla 24 saat esasına göre sürekli izlendiğini belirterek, görülen her dumanın ilgili birimlere anında haber verildiğini ve çıkan yangınlara en kısa sürede müdahale edildiğini kaydetti.

İzmir Orman Bölge Müdürlüğünde 2008 yılında; 74 arazöz, 16 dozer, 4 su tankı, 1 loder, 6 greyder, 3 su tankeri, 8 karavan, 14 treyler, 53 arazi aracı, 51 motosiklet, 1 idari ve 2 kiralık olmak üzere 3 helikopter, 5 şK uçağı ve bin 147 yangın işçisi ile mücadele edildiğini ifade eden Eroğlu, çıkan yangınlara müdahale süresinin önceki yıllarda 45 dakika olduğunu, son yıllarda yapılan çalışmalarla bu sürenin 15 dakikaya indirildiğine dikkati çekti.

Eroğlu, İzmir'de 2008 yılında 2 bin 386 hektar tabii, 843 hektar suni olmak üzere toplam 3 bin 229 hektar alanda gençleştirme çalışmaları planlandığını belirterek, Haziran ayı itibarıyla planlanan miktarın 3 bin 146 hektarında gençleştirme çalışmalarının gerçekleştirildiğini, yıl sonu itibarıyla program hedeflerine ulaşılacağını ifade etti. Eroğlu, önceki yıllarda İzmir Orman Bölge Müdürlüğünde 85 bin 952 hektar alanda başarılı gençleştirme çalışmaları yapıldığını bildirdi.

Doğal afetlerden korunması için yapılan çalışmalar

Eroğlu, orman alanlarının yangın ve doğal afetlerden korunması için yapılan çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi:

"Teşkilatımı her yıl düzenlenen Yangın Eylem Planı çerçevesinde çıkan yangınlara kısa sürede ve etkin müdahale edilecek şekilde planlama yapmaktadır. Yangına hassas bölgelerde yangınla mücadele eğitimine, yangın çıkmasını önlemek ve etkin mücadele etmek için önem verilmiştir. Özellikle, yangına hassas olan bölgelerde 3 bin 500 orman köyünde orman yangınlarını önleme konusunda bilinçlendirme eğitimleri, özellikle hedef kitle olan çocuklara ve gençlere, avcılara, çobanlara verilmektedir. Ayrıca geniş kapsamlı bilinçlendirme faaliyetleri çerçevesinde, belirli gün ve hafta etkinlikleri, yerel yönetimlerle koordinasyon toplantıları, radyo ve televizyonlarla işbirliği yapılmaktadır. Turizm acenteleri ve turistik tesislerde çalışan personel, orman yangınları ve alınması gereken önlemler konusunda eğitilmekte, orman içi gezi ve turlara katılanlara uyarıcı broşürlerin dağıtımı yapılmaktadır. Turistik tesislere, orman yangınlarını söndürmede kullanmak üzere yangın el aletleri dağıtılmakta ve gerekli denetimler düzenli olarak yapılmaktadır."

Kritik noktalara karavan ve arazöz

Eroğlu, ülke genelinde kurulan 755 ilk müdahale ekibi, 775 gözetleme kulesi, 716 haberleşme merkezi ve ALO 177 yangın ihbar hattıyla yangınların anında görüldüğünü, ilgili yerlere ve ekiplere derhal haber verilerek kısa sürede müdahale edildiğini kaydetti.

2008 yılında, 818 arazöz, 152 dozer, 143 su tankı, 35 loder, 126 greyder, 143 su tankeri, 82 karavan, 114 treyler, 366 arazi aracı, 717 motosiklet, 6 idari ve 11 kiralık olmak üzere 17 helikopter, 15 şK uçağı, 2 amfibik uçak ve 11 bin yangın işçisi ile mücadele edildiğini bildiren Eroğlu, "Orman yangınları ile mücadele kapsamında, çıkabilecek yangınlara daha hızlı ve etkili müdahale etmek amacıyla orman içi kritik noktalara karavan ile arazöz ve ekibi konuşlandırılmıştır" dedi.

Meteoroloji ile birlikte yürütülen çalışma ile meteorolojik şartlar sürekli izlenerek ve orman yangınları açısından kritik olan zamanlar belirlenerek, kritik bölgelerde yoğun tedbirler alındığına işaret eden Eroğlu, 2007 yılında kullanılmaya başlanılan Yangın Yönetim Sistemi ile tüm araç ve iş makinelerinin hem merkezden hem de bölge müdürlüklerinden izlendiğini kaydetti.

Eroğlu, "Yangınlara daha kısa sürede ve etkin müdahale edilmesi amaçlanmıştır. Yapılan bu çalışmalarla, çıkan yangınlara daha kısa sürede ve etkin müdahale edilmesi sağlanmıştır. Nitekim daha önceki yıllarda yangına müdahale süresi ülke genelinde 60 dakika iken, son yıllarda yapılan bu çalışmalarla müdahale süresi 15-20 dakikaya indirilmiştir" dedi.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.