10 °C

Sel geçti, şimdi belge peşinde koşturma zamanı…

Sel geçti, şimdi belge peşinde koşturma zamanı…

 

VERGİ PORTALI / Aslı ACET

İstanbul ve çevresinde 09 Eylül Çarşamba günü yaşanan sel felaketi neticesinde birçok işyerini su basmış, şirketler yaralarını sararken, maddi hasarları telafi etmenin yanı sıra daha sonra karşılaşabilecekleri olası mali ve hukuki sorunları asgariye indirmek için ilave bir maratona çıkmışlardır. Söz konusu sürecin yaşanan sel felaketi ve sonrasında ortaya çıkan zararların telafisi kadar önemli ve dikkatle takip edilmesi gereken prosedürleri içermesi sebebiyle ayrı bir kriz yönetimi ciddiyeti gerektirmektedir.

1. Nereden başlanmalı?

Öncelikli olarak mükellef tarafından zayi olan defterlerin, belgelerin, emtianın, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin detaylı envanterinin çıkarılması gerekmektedir. Zayi olan defter ve belgelerin tasdik ve seri numarası gibi detaylarının tespit edilememesi halinde, çalışılan noter veya matbaa gibi 3. kişilere yazılı başvurulmak suretiyle ivedi olarak ilgili belgelerin listesinin ve tasdik detaylarının temin edilmesi uygun olacaktır. Bu aşamadan sonra ise mükellefleri, kayıplarının nev’ilerine göre takip edilmesi gereken farklı prosedürler beklemektedir.

2. Defter ve belgeleri zayi olan mükellefler neler yapmalıdır?

2.1. Beyannamesi verilmiş dönemlere ilişkin durum; Bilindiği üzere, Ticaret Kanunumuz uyarınca, defter tutmak mecburiyetinde bulunanların, defter ve belgelerini on yıl saklama mecburiyetleri bulunmaktadır. Vergi kanunları açısından ise söz konusu süre takip eden takvim yılından itibaren beş yıl olarak belirlenmiştir.

Saklamakla mükellef olunan defter ve kâğıtların; doğal afetler sebebiyle ve saklama müddeti içinde ziyaa uğraması durumunda, ziyaın öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmenin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden bir vesika alınması gerekmektedir. Burada belirtilen süre; hem kaybolan defter ve belgelerin tespiti, hem de dava açılması için öngörülen hak düşürücü nitelikte olması sebebiyle önemlidir.

Zayi belgesi verilmesine ilişkin açılan dava bir tespit davası niteliği taşıdığından; delil niteliğinde Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı İl Müdürlükleri, -kurulmuşsa- kriz masası, Hasar Tespit Komisyonu, İtfaiye Müdürlükleri, Polis, Belediye veya ilgili diğer kurumlardan tevsik edici belge temin edilmesi gerekmektedir.

2.2. Beyannamesi verilmemiş cari döneme ilişkin durum; Cari döneme ilişkin de tespit davası açılması gerekmektedir, ancak dönem başından mücbir sebep halinin sona ermesine kadarki kısa döneme ilişkin vergi matrahları, defter ve belgelerin vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkân tanımayacağından hareketle, ayrıca matrah tespiti için vergi dairesine başvurularak, takdir komisyonlarınca matrah tespiti talep edilmelidir. Bu noktada, takdir edilen matrahlar ile uzlaşmazlık hasıl olması durumunda ikinci bir dava konusu gündeme gelebilecektir.

Diğer taraftan mücbir sebep sonrasındaki faaliyetler için yeni defter tasdik ettirilmesi ve faaliyetlerin bu defterlere kaydedilmesi gerekmektedir. Mücbir sebep halinden dönem sonuna kadar olan dönem için bu bilgilerin kullanılacağı tabiidir.

3. Malları zayi olan mükelleflerce yapılması gerekenler nedir?

Zayi olan mallara, vergi kanunları açısından kıymeti düşen mallarla ilgili hükümler uygulanacağından, söz konusu mallar için emsal bedelle ilgili olarak “Takdir Esası“ hükümlerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.

Takdir esasına göre emsal bedeli, takdir komisyonunca belirlenir, bunun için de değeri düşen malların emsal bedelinin tespiti mükellefler tarafından takdir komisyonlarınca tespit edilmek talebi ile vergi dairesine başvurulması gerekmektedir. Bazı mükelleflerin yollardaki araçları ve içerisindeki mallar da hasar gördüğü düşünüldüğünde, işletme içinde ve dışında sel sebebi ile zayi olan tüm mallar için takdir komisyonu kararı alınması gerektiği unutulmamalıdır. Beyanname verme süresinin sonuna kadar takdir komisyonu kararının alınamaması durumunda, değeri düşen malların emsal bedel ile değerlenmesi mümkün değildir. Ancak hesap dönemi sonuna kadar takdir komisyonuna emsal bedelin takdiri için başvurulması fakat beyanname verme süresinin sonuna kadar takdir komisyonu kararının alınamaması halinde, ihtirazı kayıtla beyanname verilmesi ve takdir komisyonu kararına göre daha sonra malların değerinde meydana gelen düşmeye isabet eden vergi tutarının geri alınmasının mümkün olacağını düşünüyoruz.

4. Zayi olan amortismana tabi iktisadi kıymetler için izlenecek prosedür nedir?

Vergi Usul Kanunu’nda doğal afetler neticesinde değerini tamamen veya kısmen kaybeden amortismana tabi iktisadi kıymetler için mükelleflerin müracaatları üzerine ve ilgili bakanlıkların da mütalaası alınmak suretiyle, Maliye Bakanlığı‘nca her işletme için işin mahiyetine göre ayrı ayrı belli edilen “fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nispetleri” nin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu düzenleme çerçevesinde, doğal afetler nedeniyle amortismana tabi iktisadi kıymetlerin zarar görmesi durumunda vergi dairesine fevkalade amortisman oranı belirlenmesi talebi ile başvurulması gerekmektedir. Ancak Maliye Bakanlığı muktezalarında sigortalı sabit kıymetler için fevkalade amortisman uygulanmasının mümkün olmadığı görüşünde olması sebebi ile söz konusu sabit kıymetler aktiften çıkılırken sigortadan alınan tutar ile arasındaki fark kar zarar olarak kayıtlara intikal ettirilebilecektir.

5. Zayi olan emtia ve sabit kıymetleri KDV’si düzeltilmeli mi?

Katma Değer Vergisi Kanunu’nda deprem ve sel felaketi sonucu ya da Maliye Bakanlığı‘nın yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki zayi olan mallara ait katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirimine imkan tanınmıştır. Bu hallerin dışında zayi olan mallara ait yüklenilen KDV’nin ise hesaplanan KDV’den indirimi mümkün bulunmamaktadır. Dolayısı ile sel felaketi sonrası takdir komisyonlarınca tespiti yapılmış mal ve amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin KDV indirilebilecektir.

6. Oluşan maddi zarar gider yazılabilir mi?

İşletme aktifinde kayıtlı emtia ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerde kısmen veya tamamen meydana gelen değer kaybının zarar yahut gider olarak kayıtlara intikal ettirilebilmesi için, oluşan değer kaybının normal ticari faaliyet içinde ya da doğal afetler nedeniyle meydana gelmesi ve yazımızda açıklanan hukuki prosedürün tamamlanmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde oluşan gider ve zararların vergi matrahının tespitinde indirim kalemi olarak kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

7. Zayi olan defterlerin bulunduğu dönem incelemeye konu edilirse ne olacak?

Vergi Usul Kanunu’nda mücbir sebep sayılan haller açıklanmış olup, vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler söz konusu haller arasında sayılmıştır. Defter ve belgelerin mücbir sebep nedeniyle incelemeye ibraz edilememesi halinde vergi cezası kesilemeyeceği de yine aynı kanunda düzenlenmiştir.

8. Zayi olan belgelere rağmen KDV iadesi prosedürü devam ettirilebilir mi?

Vergi kanunlarında belirtilen mücbir sebep hali nedeniyle defter ve belgelerinin zayi olduğunu ispat eden mükelleflerin nakden veya mahsuben iade talepleri, iade talebi ile ilgili alış ve giderlere ait katma değer vergilerinin satıcılar tarafından beyan edilip ödendiğinin ispatına bağlı olarak yerine getirilecektir. İndirim konusu yapılan verginin satıcılar tarafından beyan edilip ödendiğinin herhangi bir şekilde tevsik edilmemesi halinde ise vergi inceleme raporuna göre işlem yapılacaktır. Bizim bu noktada tavsiyemiz, iade alınan döneme ilişkin belgelerin fotokopilerinin “Aslı Gibidir” kaşesiyle birlikte yeniden temin edilmesidir.

9. Oluşan hasarın sigorta şirketlerinden tahsil edilen kısmı nasıl kayıtlara alınmalı?

Zayi olan emtia ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerin hasar bedellerinin sigorta şirketlerinden tazmin edilmesi durumunda, söz konusu tazminat bedellerinin gelir olarak kayıtlara intikal ettirilmesi gerektiği açıktır.

10. Vergi beyannameleri için ek süre talep edilebilir mi?

Bakanlık durumu mücbir sebep olarak kabul ettiğini ilan etmiş, eylül ayında verilecek beyanlar ve bunlara ilişkin ödeme sürelerini ekim ayı beyanları ve ödeme sürelerinin sonuna kadar, diğer durumlarda bir ay süreyle uzatmıştır. Bu konuda 30 Eylül akşamına kadar ilgili vergi dairesine dilekçe ve duruma ilişkin belgelerle başvurmak gerekmektedir. Konuya ilişkin detay açıklamalarımıza www.vergiportalı. com adresinden ulaşabilirsiniz.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap