25 °C

”Söyleyecek sözün varsa Diyarbakır'a gel”

Başbakan Erdoğan, "Burada BDP, Erzurum'da da Bahçeli, işi gücü bırakmışlar, bize konuşma metni yazmanın derdine düşmüşler" dedi.

”Söyleyecek sözün varsa Diyarbakır'a gel”

DİYARBAKIR –  AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan "Burada BDP, Erzurum'da da Bahçeli, işi gücü bırakmışlar, bize konuşma metni yazmanın derdine düşmüşler. Sayın Bahçeli, sen bize konuşma metni yazmayı bırak;  söyleyecek sözün varsa, eğer bir çözümün varsa buraya gel, Diyarbakır'a gel, söyleyeceğini şu Diyarbakır Meydanı'nda söyle" dedi.

Erdoğan, partisince İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu.

"Şurada, yanı başımızda, tam 41 sahabenin kabri bulunuyor" diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Diyarbakır, Mekke ve Medine;den sonra, en fazla sahabe kabrine sahip olan şehir unvanını taşıyor. Diyarbakır sahabelerin şehri, Diyarbakır ilim şehri, medeniyet şehri. Diyarbakır kardeşliğin şehri. Bu ulu şehre gelip de, yalan söyleyenler, o yalanın altında ezilirler, biterler. Bu aziz milletin huzuruna çıkıp da, yapamayacaklarını söyleyenler, vaatlerinin altında ezilirler. Burada samimiyet diliyle konuşmayanlar, muhabbet diliyle konuşmayanlar; burada Yunus Emre'nin, Mevlana'nın, Ahmede Hani'nin, İbrahim Gülşeni'nin gönül diliyle konuşmayanlar, milletin huzuruna çıkamaz, milletin yüzüne bakamazlar. Günlerdir birileri konuşuyor. Günlerdir birileri yazıp çiziyor. Başbakan Diyarbakır'da 'ne konuşacak' diyorlar. Başbakan Diyarbakır'da 'ne mesaj verecek' diyorlar.

Burada BDP, Erzurum'da da Bahçeli, işi gücü bırakmışlar, bize konuşma metni yazmanın derdine düşmüşler. Sayın Bahçeli, sen bize konuşma metni yazmayı bırak; söyleyecek sözün varsa, eğer bir çözümün varsa buraya gel, Diyarbakır'a gel, söyleyeceğini şu Diyarbakır Meydanı'nda söyle. Diyarbakır'ın bu güzel insanlarıyla, yiğit, mert insanlarıyla gönül bağı kurabiliyorsan gel buraya Diyarbakır insanının huzurunda konuş. Diyarbakır insanını kucaklamadan, Hakkari insanının hatırını sormadan, Batmanlı kardeşimizin gönlünü almadan hariçten gazel okumakla bu işler olmuyor. Türkiye'nin birlik bütünlüğü hamasetle korunmuyor. Bin yıllık kardeşliğimiz, inkarcı zihniyetle korunmuyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası küstüren, dışlayan, horlayan anlayışlarla korunmuyor. Bugün bizim ortaya koyduğumuz birlik siyaseti, Türkiye'nin bütünlüğüne hizmet ediyor. Biz Türkiye'nin partisiyiz. Belli bir etnik unsurun değil, bölgenin değil. 73 milyonun partisiyiz, 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarının partisiyiz 81 vilayette ya birinci partiyiz, ya ikinci partiyiz."

Diyarbakır Cezaevini yıkacağız

Millete güvendiklerini, eğilmediklerini, dik durduklarını, sadece alın terlerini değil, başlarını, vücutlarını bu yola koyduklarını ifade eden Erdoğan, sözü Diyarbakır Cezaevi'ne getirerek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Şurada bir Diyarbakır Cezaevi var. Hep söyledim. Bugün Diyarbakır'da bir kez daha söylüyorum; Ah şu Diyarbakır Cezaevinin bir dili olsa da konuşsa, 12 Eylül sonrasında yaşananları bir anlatsa... Ah şu 5. koğuş dile gelip, o insanlık dışı işkenceleri, o insanlıktan uzak muameleleri bir söylese... Sözüm var mıydı? Diyarbakır Cezaevini kapatıyoruz. Yeni cezaevini süratle yapıyoruz. Biter bitmez hemen mevcut bu malum Diyarbakır Cezaevini de yıkacağız. İstiyoruz ki orası artık varlığıyla şehrimize 12 Eylül'ü hatırlatmasın. İnşallah bu da bize nasip olur. "

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.